BİMER'e şikayet edince kovuldu!

BİMER'e şikayet edince kovuldu!

Tarih :
BİMER'e

Bir işyerinde aksaklıklardan ve çalışma koşullarından memnun olmayan işçi, işverenini BİMER'e şikayet etti.

Olaya sinirlenen işveren ise çalışanını kovdu. Sözleşmesini fesh etti.

Mahkemede hakkını arayan kovulan işçinin açtığı davada ise, işçi lehine karar çıktı.

Yerel Mahkemece verilen kararda özetle,

"davacının BİMER'e gönderdiği şikayet dilekçesinin işyerindeki aksaklık ve ... koşulları ile diğer hususlardaki aksaklığın giderilmesi amacı taşıdığı, hakaret içermediği feshin haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verdi.

Bir diğer ifadeyle, yerel mahkeme söylenen sözleri hakaret kapsamında bulmayarak işe iadeye karar verdi.

İşverenin kararı temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi önce, kararı bozarak hakaret ve sataşma olarak kabul etti.

Ancak pes etmeyen işçi, hukuk mücadelesine devam etti. Yargı yolları tükenmiş olduğundan bu defa da Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru yaptı.

İşte asıl dikkat çeken olaylar zinciri de bundan sonra başladı.

Anayasa Mahkemesi 2013/6829 başvuru numarası 14/4/2016 tarihli kararında,

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin kararını hatalı bularak, hak ihlaline karar verdi.. Olayı hakaret ve sataşma olarak değil de ifade özgürlüğü olarak değerlendirdi.

Anayasa Mahkemesi kararında özetle;

"İşçi olan başvurucunun işverenin faaliyetleri hakkında BİMER'e şikayet dilekçesi yazarak kendi durumu ile ilgili sıkıntıları ve firmanın davranışlarını ihbar ettiği, şikayet dilekçesinin temel olarak başvurucunun kendisinin firmadaki durumu ile firmanın yaptıklarını dile getirerek ilgili kamu otoritelerinden yardım isteme mahiyeti taşıdığı, işçinin vatandaşlık hakkını kullanarak kendi inisiyatifiyle işvereni ihbar etmesi, çalışanın bilerek ya da gayri ciddi bir şekilde gerçeğe aykırı bilgi vermediği sürece haklı fesih nedeni olamayacağı,..' şeklinde ifade etti.

Bunun üzerine bu defa da Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gelen dosyada, önceki kararında düzeltme yaparak Anayasa Mahkemesince verilen karar doğrultusunda yeniden değerlendirdi.

Yargıtay yeniden verdiği kararında,

'…. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/3.c maddesi uyarınca işçinin "Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmasının" geçersiz fesih nedeni olarak düzenlenmesi karşısında davacının "işverenin faaliyetleri hakkında BİMER'e şikayet dilekçesi yazarak kendi durumu ile ilgili sıkıntıları ve firmanın davranışlarını ihbar etmesi, kendisinin firmadaki durumu ile firmanın yaptıklarını dile getirerek ilgili kamu otoritelerinden yardım isteme mahiyeti taşıması" nedeni ile idari açıdan hak aradığı, kullandığı ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, feshin bu nedenle geçersiz olduğu anlaşılmakla sonucu itibari ile doğru olan kararın ilave bu gerekçe ile ONANMASINA, …'şeklinde karar verdi.

Böylece İşçi vermiş olduğu uzun yıllar süren hukuk mücadelesini kazanmış oldu.

Kaynak : SGK Rehberi