Yargıtay, fazla çalışma ücretiyle ilgili örnek bir karara imza attı

Yargıtay, fazla çalışma ücretiyle ilgili örnek bir karara imza attı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi vermiş olduğu kararda; "İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz." ifadesini kullanarak önemli bir karara imza attı. İşte o kararın tam metni.

Tarih :
Yargıtay,
9. Hukuk Dairesi 2017/4979 E. , 2017/9534 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.04.2000 tarihinde çalışmaya başladığını, sigortasının ise 27.09.2008 tarihinde başlatıldığını, 8 yılı aşkın süre sigortasız çalıştırıldığını, servis müdürlüğü görevini ifa etmekte iken 30.06.2013 tarihinde genel müdür ve şirket ortağı tarafından haklarının ödeneği söylenerek işine son verildiğini, hak edişlerinin ödenmesi için istifasını yazmak ve ibraname imzalamak zorunda bırakıldığını, 27.09.2008-30.06.2013 tarihleri arası kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödendiğini, 01.04.2000 tarihinde işe girdiğinde ödemelerin eksik yapıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının istifa suretiyle işten ayrıldığını, gerçek çalışma süresi açısından işyerindeki pozisyonu ve kıdemi dikkate alınarak iyi niyetli olarak kıdem tazminatının ödendiğini, iş akdini haklı nedenle feshetmiş olsa dahi ihbar tazminatı talep hakkı olmadığını, yıllık izin ücretlerinin ödendiğini, tüm alacak kalemleri yönünden işvereni ibra ettiğini, yüksek ücretle işyerinde çalıştığını, planlama yaptığını, işçilerin sevk ve idaresini sağladığını, alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiği, üst düzeyde yöneticilik faaliyetlerinde bulunduğundan fazla çalışma ve genel tatil ücretlerine hak kazanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davacının hizmet süresi uyuşmazlık konusudur.
İş hukukunda çalışma olgusunu, iddia eden işçi kanıtlamalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille kanıtlanabilir. Çalışmanın ispatı konusunda, SSK ve işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Özellikle iddia edilen çalışma döneminde SSK kayıtlarındaki işverenlerin araştırılması ve kayden görünen işverenlerle işçi arasında iş görme ediminin yerine getirilip getirilmediği, kaydın ne şekilde oluştuğu araştırılmalıdır.

İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacı 01.04.2000-30.06.2013 tarihleri arasında kesintisiz davalı işyerinde çalıştığını iddia etmiş, davalı işveren ise davacının 27.09.2008 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığını savunmuştur.

Davacı tanığı ..., davacının davalı işyerinde 2000 yılının 4. ayında çalışma başladığını, kendisinin o tarihlerde işyerinde çalıştığını beyan etmiş, diğer davacı tanığı da davacının işyerinde yaklaşık 10 yıllık kıdemi olduğunu beyan etmiştir. Ayrıca dosyaya sunulan kimlik bildirme belgesi ve personel eğitim karnesinde davacının işe giriş tarihi 01.04.2000 olarak gösterilmiştir.

Dosya içeriğine göre, davacının davalı işyerinde 01.04.2000-30.06.2013 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını kanıtladığı anlaşılmakta olup, talep edilen işçilik alacaklarının buna göre hesaplatılıp hüküm altına alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını ve genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma ve genel tatil alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışma ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmaların bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı tanıklarının, işyerinde davacının üzerinde çalışan yöneticilerin bulunduğunu beyan ettikleri görülmüş olup, davacının çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğine yönelik bir açıklama veya yazılı kayıt dosya içerisinde bulunmamaktadır. Davalı tarafından, davacının üst düzey yönetici konumunda olduğu ve mesai işleyişini kendisinin belirlediği savunulmasına karşın buna yönelik bir delil dosyaya sunulmamıştır.
Açıklanan mevcut delil durumuna göre, dosya içeriği ve tanık anlatımları bir bütün olarak değerlendirilerek davacının fazla mesai ve genel tatil alacaklarının belirlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu alacakların reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak : SGK Rehberi

İlgilinizi Çekebilir