| Anasayfam Yap Favorilere Ekle Haber Bandı Ekleİletişim |
![]() |
| SİGORTALI EMEKLİ İŞVEREN İŞSİZLİK İSTEĞE BAĞLI GSS YURTDIŞI BORÇLANMA SORU CEVAP YAŞLI VE ÖZÜRLÜLER MEVZUAT |
| 21 Mayıs 2013, Salı | Ana SayfaGünün HaberleriArşivFoto GalerilerSoru ve Görüşler | ||
|
|||
İNTİBAKTA GELİŞME HIZI ORANI NEDEN % 75 ? I- GİRİŞ E-Yaklaşım Dergisinin Mayıs sayısında yayımlanan yazımızda; intibak kavramı,
intibak ihtiyacını doğuran nedenler, 6283 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanuna
eklenen geçici 39 uncu madde ile getirilen yöntem örnek hesaplamayla açıklanmış
ve getirilen yöntemin 1982 sonrasında bağlanan yaşlılık aylıkları ile malullük
aylıklarına etkisi incelenmiştir. Bu yazımızda ise geçici 39 uncu maddede yer alan çarpanın hesaplanmasında gelişme hızı oranının niçin % 75 olarak dikkate alındığı hususu incelenecektir. II- AYLIĞIN HESAPLANMASI 506 sayılı Kanunda 4447 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile sigortalılığı
2000 yılından önce başlayıp 2000 yılından sonra tahsis talebinde bulunan sigortalılara
bağlanacak aylıkların hesaplanmasında ikili bir sisteme geçilmiştir. Bu düzenleme ile sigortalıya ödenecek aylık miktarı; toplam prim ödeme gün
sayısı üzerinden 2000 yılından önceki hizmetler için gösterge sistemine göre
hesaplanan aylığın bu sürelere orantılı bölümü ile 2000 yılından sonraki hizmet
süreleri için 4447 sayılı Kanunla getirilen sisteme göre hesaplanan aylığın
yine bu sürelerle orantılı bölümünün toplamından oluşmaktadır. 506 sayılı Kanunun mülga geçici 82 nci maddesine göre, 2000 yılından önce sigortalılığı
başlayan ve 2000-2008/Ekim tarihleri arasında aylık bağlanması talebinde bulunan
sigortalıların 2000 yılından önce geçen hizmetlerine ilişkin aylığı; her yıl
için açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksi
(TÜFE) artış oranı ve gelişme hızının (GH) % 100'ü ile güncellenmektedir. Buna göre, 1999 Aralık dönemi itibariyle hesaplanan kısmi aylık miktarı; %
5,9 TÜFE oranıyla 2000 yılı Ocak ayına, 2000 yılı Ocak ayı itibariyle bulunan
tutar ise her yıla ait TÜFE oranı ve GH oranının % 100'ü ile tahsis talep veya
ölüm tarihinin ait olduğu yılın Ocak ayına taşınmaktadır. Yine geçici 82 nci madde gereği, 1999 Aralık dönemi itibariyle gösterge sistemine
göre bulunan tam aylık miktarı da sadece yıllık TÜFE oranları ile tahsis talep
yılına taşınmaktadır. Dolayısıyla GH oranının % 100'ü, sadece 2000 yılından önceki gün sayısına orantılı
kısmi aylığın tahsis talep yılına taşınması sırasında kullanılmaktadır. Bu bağlamda, kısmi aylığın güncellenmesinde aylık bağlama tarihi; Gelişme hızı oranları esas alınmaktadır. Aylık bağlama tarihine göre GH oranlarının
kısmi aylığın güncellenmesi sonucunda aylık miktarına olan etkisi ise; Şeklinde olmaktadır. Bir diğer ifade ile 1999 Aralık dönemi itibariyle hesaplanan kısmi aylık miktarının tahsis talep yılına taşınmasında TÜFE oranları hariç olmak üzere gelişme hızı kullanılan yıl sayısı tahsis talep yılına göre 1 ila 8 yıl arasında, artış oranı ise % 7,2 ila % 58,5 arasında farklılaşmaktadır. III- GH ORANININ HESAPLAMALARA OLAN ETKİSİ 6283 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 39 uncu madde ile 2000
yılından önce bağlanan aylıkların güncellenmesinde 2000-2007 yılları arasında
gerçekleşen 8 yıla ait GH oranlarının % 75'inin güncelleme işleminde kullanılması
öngörülmüştür. A- GH Oranının İntibak Hesaplamasına Etkisi Geçici 39 uncu madde gereği hesaplanan aylıkların 2008 yılı Ocak ayına güncellenmesinde,
8 yıla ait GH oranlarının % 75'inin aylıklarda meydana getirdiği artış % 41,7
oranına tekabül etmektedir. Bu oranı, 2000 yılından sonra tahsis talebinde bulunan
sigortalıların talep yılından önceki yıllarla sınırlı olmak üzere kısmi aylığın
artırılmasında GH'den yansıyan oranla mukayese ettiğimizde, 2001 yılında emekli
olanların kısmi aylığa GH'den yansıyan artış oranı; 2001 yılında emekli olanlar
için % 7,2, 2005 yılında emekli olanlar için % 33,1, 2008 yılında emekli olanlar
için de % 58,5 olmaktadır. Dolayısıyla 2000 sonrası emekli olanlar, sadece kısmi aylıkları için emekli
oldukları yılla sınırlı olmak üzere gelişme hızından % 100 pay almakta iken,
2000 yılından önce emekli olanların tam aylık miktarlarına 8 yılın gelişme hızından
% 75 oranında pay verilmektedir. Bu durum, GH oranının % 75 olarak kullanılmasında önemli etkenlerden birini
oluşturmuştur. B- GH Oranının Aylık Bağlanan Gün Sayısına Etkisi Gelişme hızında % 75 oranının esas alınmasında önemli olan etkenlerden bir
diğeri ise intibak artışının kimlere verilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. 2000 yılından önce yürürlükte bulunan aylık bağlama sisteminde aylık bağlama
baz oranı, asgari aylık bağlama gün sayısı olan 5000 gün esas alınarak belirlenmiş
ve 5000 günden sonraki her 240 günlük ilave çalışma karşılığında aylık bağlama
baz oranı (1) puan artırılmış, 5000 günden eksik olan her 240 gün için ise (1)
puan eksiltilmiştir. Geçici 39 uncu madde ile getirilen sistemde de aylık bağlama baz oranının,
asgari aylık bağlama gün sayısı olarak kabul gören 5000 günden eksik ya da fazla
olan her 240 gün karşılığında (1) puan artırılması ya da eksiltilmesi öngörülmüştür. Bu genel kural, sistemde kalarak 5000 günden sonra ilave 240 gün prim ödeyen
sigortalılara intibak artışı verilmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. Şöyle ki, aylık bağlama baz oranı ile alt sınır aylık hesabına esas olan oran
arasında 1982 yılı öncesinde var olan bağın koparılması ve alt sınır aylık bağlama
oranının % 70 olarak belirlenmesi , 3600 gün üzerinden aylık bağlanan sigortalılar
ile sisteme yüksek düzeyde prim ödeyen ve gün sayısı bakımından da sisteme daha
fazla katkı sağlayarak 7639 gün üzerinden emekli olan sigortalılara aynı miktarda
aylık bağlanması sonucunu doğurmuştur. 5000 günden fazla prim ödeyerek sisteme katkı sağlayan sigortalılar aleyhine
yaratılan bu olumsuzluğu bertaraf etmek ve 2000 öncesinde bağlanan aylıkları
öncelikle kendi içinde uyumlaştırmak açısından; 1999 Aralık dönemi itibariyle asgari kazanç karşılığı bulunan en düşük gösterge
rakamı 9475, aylık bağlama baz oranı ise % 60'tır. Asgari kazanç üzerinden prim
ödeyen ve gün sayısı 5000 olan sigortalı ile kazançları asgari düzeyde olmasına
rağmen 5000 güne ilave olarak 240 gün prim ödeyen sigortalıya hangi GH oranının
artış sağladığı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
6283 sayılı Kanunla getirilen düzenleme ile 5000 günden sonra ilave prim ödeyenler ile kazançları asgarinin üzerinde olanlara artış verilmesi amaçlanmıştır. Yukarıdaki tabloda, gerek kazanç yönünden gerekse prim ödeme gün sayısı yönünden sisteme katkısı olmayan sigortalı için intibak artışı GH oranının % 80'inden başlamaktadır.
İkinci tabloda ise, asgari düzeyde prim ödeyen sigortalı, 5000 günden sonra
240 gün daha prim ödeyerek sisteme katkıda bulunmuştur. GH oranını % 70 olarak
aldığınızda sisteme katkısı olan emeklinin aylığında artış olmamakta, GH oranını
% 80 olarak aldığınızda ise asgari gün sayısı üzerinden emekli olan ve sisteme
ilave prim ödemesi olmayan emeklimizin aylığında da artış meydana gelmektedir.
Bu nedenle, gelişme hızından % 80 ve üzerinde bir pay verilmesi öngörülen amaca
hizmet etmediği gibi tüm aylıklara zam verilmesi anlamını taşımaktadır. Dolayısıyla, asgari kazanç ve 5000 günden sonra ilave 240 gün prim ödeyen sigortalıya
intibak artışını yansıtılmasını sağlayacak oranın % 75 olduğu görülmektedir.
C- GH Oranının Prime Esas Kazançlara Olan Etkisi Gelişme hızından pay olarak verilen % 75 oranının, sisteme prim ödeme gün sayısı
bakımından katkısı olmamakla birlikte, aylık bağlamaya esas kazançları asgarinin
üzerinde olanlar yönünden de değerlendirilmesi gerekir. Kazançları asgari düzeyde olan sigortalıya 5000 günden sonra ödediği 240 gün
için 2,93 TL intibak artışı yansımaktadır. 240 gün ilave prim ödeyenlerde olduğu gibi, 5000 günden eksik süresi olanlara
da yaklaşık 3,00 TL tutarında intibak artışının hangi kazanç düzeyinden başladığı
aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
Gerek 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 39 uncu maddede, gerekse 2000 yılından
önceki sürelere ait aylığın hesaplanmasına ilişkin 506 sayılı Kanunun mülga
hükümlerinde, 5000 günden eksik olan her 240 gün için aylık bağlama oranı (1)
puan eksiltilmektedir. Sigortalının tahsis talep tarihinden önceki 5 yıllık
kazançlarının ortalamasına göre gösterge tablosundan hesaplanan aylıkların aylık
bağlama baz oranı % 60'tır. Gösterge tablosundan 3600 gün üzerinden aylık bağlanan
sigortalının aylık bağlama oranı, 5000 günden eksik ödediği her 240 gün için
(1) puan eksiltileceğinden intibaka esas aylık bağlama oranı % 55 olarak alınacak
ve bu oran üzerinden yapılan hesaplama ile mevcut aylığı mukayese edilecektir. Gün sayısı bakımından sisteme katkısı olmayan sigortalının, sisteme 240 gün
ilave prim ödeyen sigortalı kadar intibak artışından yararlanabilmesi için 5000
günden eksik gün sayısı; Oranında asgari kazancın üzerinde prim ödemiş olmaları gerekmektedir. 5000
günden eksik ya da fazla 240 günlük süresi olmayan ve 4761-5239 gün aralığında
aylık bağlananlara söz konusu artışın verilebilmesi için de asgari kazancın
% 2 fazlası üzerinden prim ödenmiş olması gerekmektedir. Daha açık bir ifadeyle, getirilen düzenleme 5000 günden eksik olan gün sayıları ile prime esas kazanç düzeyleri arasında bir bağ kurmakta, eksik olan gün sayısı arttıkça prime esas kazanç düzeyinin yükselmesi durumunda intibak artışı yansımaktadır. V- SONUÇ İntibak hesaplamasında emeklilere gelişme hızından % 75 oranında pay verilmesi,
gerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki yasama sürecinde, gerekse kamuoyunda
ciddi tartışmalara neden olmuş ve taraflarca emeklilere gelişme hızından eksik
pay verildiği ifade edilmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki intibak düzenlemesi "tüm emekli aylıklarında
artış meydana getiren bir zam" düzenlemesi değildir. Konuya bu açıdan yaklaştığımızda,
getirilen düzenlemenin gerek prim ödeme gün sayısı, gerekse kazanç yönünden
sisteme katkısı olmayanlara bir artış sağlamaması doğaldır. Artış alamayan bu
grup, sistem tarafından yüksek düzeyde belirlenmiş olan alt sınır aylık uygulaması
ile zaten korunmaktadır. Asıl sorun, sisteme prim ödeme gün sayısı ve kazanç yönünden katkı sağlamasına
rağmen, alt sınır aylık uygulaması nedeniyle sisteme katkısı olmayanlarla aynı
aylığı almak zorunda bırakılanların, sisteme yapmış oldukları katkıya paralel
olarak intibak artışından faydalandırılmasıdır. Yukarıda yapılan açıklama ve hesaplamalar, % 75 olarak öngörülen gelişme hızı
oranının farazi olarak belirlenmediğini, bilakis yapılan detaylı hesaplamalar
sonucunda bulunduğunu göstermektedir. Erdoğan ÜVEDİ Bu haber 15,818 kez okundu.
|
|
| İletişim | Reklam 2010 - 2013 Sitedeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz. |