İşçinin iş akdinin usulsüz süreli feshi ve sonuçları nedir?

İşçinin iş akdinin usulsüz süreli feshi ve sonuçları nedir?

Tarih :
İşçinin


Taraflar, Kanunda öngörülen 2-8 haftalık bildirim süresi verme şartına veya bildirim şartına uymadan iş sözleşmesini feshederse, usulsüz fesih yapmış olur. Bu nedenle İş Kanunu’na göre, “bildirim şartına uymayan taraf bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır” (İK m.17/4).

Öğretide ve uygulamada bu tazminat “ihbar tazminatı” olarak adlandırılır. İhbar tazminatının iş sözleşmesinin bozulduğu tarihteki son günlük ücret üzerinden hesaplanması gerekir. Söz konusu tazminatın hesabında 32. maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para ve para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Bunun dışında usulsüz feshi bildirimine uğrayan işçinin, hak kazanmışsa kıdem tazminatı alma hakkı da bulunmaktadır. İşçi ayrıca işverenin bu davranışından doğan bir zarara uğramışsa, bunun tazmini için maddi ve manevi tazminat da talep edebilecektir.

Bütün bunlar hem iş güvencesi kapsamına giren hem de girmeyen işçiler için geçerlidir. Ayrıca belirtmek isteriz ki iş güvencesi kapsamına giren işçilerin 25. maddenin son fıkrasına göre İş Kanununun 18, 20 ve 21. madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurma hakları saklı tutulduğuna göre, işe başlamak için işverene başvurma hakları da vardır. Bu takdirde işverenin işçiyi işe başlatması ve başlatmaması hallerinde yapılacak yukarda

“Usulsüz Feshin Bildirimi “ başlığı altında açıklanan hususların aynen uygulanması gerekecektir.

Usulsüz hareket ederek bildirim şartına uymadan işyerinden ayrılan işçi, bu kusurlu hareketi ile işverene ayrıca bir zarar vermişse (örneğin; işçinin bildirim sürelerine uymadan işten ayrılması dolayısıyla işveren o işçinin çalıştığı makinada çalışacak uzmanlıkta bir yeni işçi bulamayarak makinasına birkaç gün veya birkaç hafta çalıştıramamasından doğan bir zarar gibi), işveren genel hükümler çerçevesinde zararının tazminini de işçiden isteyebilecektir.

Ekleyelim ki kanun koyucu işçinin sorumluluğu yanında bazı şartların gerçekleşmesi halinde üçüncü bir şahıs olarak işçinin yeni işverenini de, birlikte sorumlu tutmuştur (İK m.23).

Üçüncü bir şahıs olarak yeni işverenin işçi ile birlikte sorumlu tutulabilmesi için her şeyden önce, süresi belirli olan veya olmayan sürekli iş sözleşmesi ile bir işverenin işine girmiş olan işçinin, sözleşme süresinin bitmesinden önce yahut bildirim süresine uymaksızın işini bırakıp başka bir işverenin işine girmiş olması gerekir (İK m.23). Ancak yalnız başına belirtilen bu husus yeterli değildir. Sözleşmenin bu suretle feshinden ötürü, işçinin sorumluluğu yanında ayrıca yeni işveren de şu hallerde birlikte sorumludur:

a. İşçinin bu davranışına, yeni işine girdiği işveren sebep olmuşsa,
b. Yeni işveren, işçinin bu davranışını bilerek onu işe almışsa,
c. Yeni işveren işçinin bu davranışını öğrendikten sonra dahi onu çalıştırmaya devam ederse.

Söz konusu bu hallerden herhangi birinin gerçekleşmemesi halinde işverenin sorumluluğunun ortadan kalkacağı açıktır.

Kaynak : SGK Rehberi

İlgilinizi Çekebilir