İşçi ve işverenlerin iş akdini derhal feshi ve şartları

İşçi ve işverenlerin iş akdini derhal feshi ve şartları

Tarih :
İşçi

Derhal fesih, Kanunda öngörülen “haklı sebeplere” dayanarak taraflardan birinin irade beyanı ile iş sözleşmesini sona erdirmesidir. Bu durumda sözleşme, irade beyanının karşı tarafa varması ile derhal bozulmakta ve süreli fesihte olduğu gibi tarafların belli bir süre beklemesine gerek kalmamaktadır. Derhal fesih hakkı, tek taraflı ve yöneltilmesi gerekli, yenilik doğuran bir irade beyanı olmakta; ancak süreli fesihten farklı olarak “bozucu yenilik doğuran bir hak” niteliğini taşımaktadır.

Anlaşılacağı gibi, derhal fesihte de karşı tarafa bir bildirim yapılması gerekir. Burada, derhal fesih ya da bildirimsiz fesih denmesinden kasıt herhangi bir bildirim ya da bekleme süresinin bulunmamasıdır.

Derhal fesih, süreli fesihte olduğu gibi sadece belirsiz süreli iş sözleşmeleri için değil, aynı zamanda belirli süreli iş sözleşmeleri için de uygulanabilen bir fesih türüdür. Derhal feshin söz konusu olabilmesi için her şeyden önce belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmelerinin sürekli bir iş için yapılmış olması gerekir.

İş Kanunu’nun belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshiyle ilgili hükümleri (İK m.17, 23, 24, 25, 26), süreksiz işlere uygulanmaz. Söz konusu bu sözleşmelerin feshine ilişkin uyuşmazlıklarda Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır (İK m.10). Bunların dışında, sürekli bir iş için yapılmış bulunan belirli veya belirsiz bir iş sözleşmesinin derhal feshedilebilmesi, sözleşme taraflarından birinin haklı bir nedenin bulunmasına bağlıdır. Diğer bir deyişle, iş sözleşmesini derhal fesih yoluyla feshedecek taraf, İş Kanunu’nda belirtilen haklı sebeplerden birine dayanmak zorundadır. İşçi açısından bu sebepler, İş Kanunu’nun 24. maddesinde, işveren açısından ise İş Kanunu’nun 25. maddesinde gösterilmiştir.

• İşçi Açısından Derhal Fesih Sebepleri

İş Kanunu’nun 24. maddesinde belirtilen hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda işçi, belirli süreli veya belirsiz süreli iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin derhal feshedebilir. İşçiye iş sözleşmesini derhal feshetme olanağı veren bu haller; "Sağlık Sebepleri", "Ahlâk ve İyiniyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri", ve "Zorunlu Sebepler" şeklinde üç ana grup içersinde toplanmış bulunmaktadır.

Sağlık Sebepleri: İşçi, İş Kanunu madde 24/I’de öngörülen sağlık sebeplerinden birinin ortaya çıkması halinde iş sözleşmesini derhal fesih hakkını kullanarak sona erdirebilir.

• İş Sözleşmesinin Konusu Olan İşin Yapılmasının, İşin Niteliğinden Doğan Bir Sebeple İşçinin Sağlığı veya Yaşayışı İçin Tehlikeli Olması (24/I-a)

İşçinin böyle bir sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshedebilmesi için, işin niteliğinden doğan bir sebeple işin, işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması gerekir. Burada söz konusu olan işin niteliğinden doğma ve işçinin yaşayışı için tehlikeli olma gibi iki hususun mutlaka birlikte gerçekleşmesi şarttır. Aksi halde sağlık sebebine dayalı olarak işçinin iş sözleşmesini derhal feshetme hakkından söz edilemez. Örnek vermek gerekirse, bir kauçuk fabrikasında kullanılması gereken ilk maddeler yerine, çabuk patlayan veya zehirli gazlar yayan sentetik maddelerin kullanılmaya başlanması halinde işin niteliğinden doğan bir sebeple işin işçinin sağlığı için tehlikeli olması söz
konusu olacağından bu durumda işçi dilerse iş sözleşmesini derhal, bildirimsiz feshedilecektir (Saymen ve Ekonomi, 1967, s.100). Ancak uğranılan tehlikeye rağmen iş sözleşmesini feshetmeyen ve tedavi görüp şifa bulduğu da tıbben sabit bulunan bir işçi artık bu nedenle iş sözleşmesini feshedemeyecektir.

Aynı zamanda işin niteliğinden doğan bir sebeple ortaya çıkan durum, işçinin sağlığı veya yaşayışı için değil de başka bir yönden tehlike arz ediyorsa, işçi için derhal fesih hakkından yararlanma söz konusu olamaz.

• İşçinin Sürekli Olarak Yakından ve Doğrudan Doğruya Buluşup Görüştüğü İşverenin yahut Başka Bir İşçinin Bulaşıcı veya İşçinin İşi ile Bağdaşamayan Bir Hastalığa Tutulması (Mad.24/I-b)

İş Kanunu madde 24/I-b’de iki ayrı hususa değinilmiştir. Bunlardan birincisi; işçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan doğruya buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçinin bulaşıcı hastalığa tutulmuş olması haline ilişkindir. İşçinin böyle bir sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshedebilmesi için bulaşıcı bir hastalığa tutulmuş olan işverenin veya işyerinin başka bir işçisinin sürekli olarak yakından ve doğrudan doğruya buluşup görüştüğü kimseler arasında bulunması gerekir. Eğer bulaşıcı hastalığa tutulan işçi veya işveren, işçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan doğruya buluştuğu kimseler arasında bulunmuyorsa, işçinin söz konusu sebebe dayalı olarak iş sözleşmesini derhal feshetmesi söz konusu olamaz. Örneğin, polisaj dairesinde çalışan bir işçi, kalıphane dairesinde çalışan bir işçinin bulaşıcı hastalığa tutulmasını iş sözleşmesini feshetmek için bir gerekçe olarak ileri süremez.

Yahut ayda yılda bir gördüğü işverenin böyle bir hastalığa tutulması da kuşkusuz işçiye bu fıkradan faydalanabilme olanağı vermez. Kanun bulaşıcı hastalık deyimini kullanmakla beraber bunun niteliği üzerinde durmamıştır.

Kanımızca bulaşıcı hastalığın işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlike arz eden bir bulaşıcı hastalık olması gerekir. Bu bakımdan örneğin, nezle gibi bulaşıcı bir hastalığın, sözleşmenin feshi için herhalde haklı bir sebep olmaması gerekir (Erkul ve Karaca, 2004, s.125).

İkinci husus ise işçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan doğruya buluşup görüştüğü işveren, yahut başka bir işçinin iş sözleşmesine son verecek olan işçinin işi ile bağdaşamayacak bir hastalığa tutulmasına ilişkindir. Burada görüldüğü üzere bulaşıcı olmayan bir hastalık da iş sözleşmesinin derhal feshi olanağını sağlamaktadır. Ancak böyle bir nedene dayanarak işçinin iş sözleşmesine son verebilmesi için hastalığın işi ile bağdaşmayacak bir nitelik göstermesi gerekir. Hastalığın çirkin, hoş olmayan ya da acayip belirtiler göstermesi -ruhi olanlar da dahil- gibi durumlarda işçiye derhal fesih hakkı tanınacaktır (Çenberci, 1968, s.182). İşçinin bu şekilde bir fesih hakkının doğabilmesi için, işyerindeki herhangi bir işçinin değil, işçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan doğruya buluşup görüştüğü işveren yahut başka işçinin böyle bir hastalığa tutulmuş bulunması gerekir.

Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri: İşçi, İş Kanunu madde 24/II’de öngörülen hallerden birinin ortaya çıkması halinde iş sözleşmesini derhal feshi hakkını kullanarak sona erdirebilir. Ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, Kanunun 24. maddesinin II. bendinde gösterilen hallerle sınırlanamaz. Zira Kanunun 24. maddesinin II. bendinin ilk cümlesindeki ahlâk ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri ifadesi, söz konusu hallerin Kanunda sayılanlarla sınırlı olmadığını göstermekte ve bu hallere benzer hallerin de uygulamada her zaman göz önüne alınabilmesine olanak sağlamaktadır.

• İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işverenin işçiyi yanıltması (24/II-a)
İşverenin, iş sözleşmesinin yapıldığı sırada ve bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek gibi hallerle işçiyi yanıltması, işçiye iş sözleşmesini derhal feshetme yetkisi kazandırır.

Örneğin, iş sözleşmesinin yapıldığı sırada, işyerinde mevcut son model bir bilgisayarlı pres makinesiyle çalışacağı söylenildiği halde, işçi bu özelliklere uygun olmayan pres makinesiyle çalıştırılıyorsa, iş sözleşmesini derhal feshedebilecektir.

• İşverenin İşçinin veya Ailesi Üyelerinden Birinin Şeref ve Namusuna Dokunacak Şekilde Sözler Söylemesi veya İşçiye Cinsel Tacizde Bulunması (24/II-b)

İşçiye bu şartlar altında iş sözleşmesini derhal fesih hakkının verilmesi kuşkusuz yerindedir. Burada aile üyeleri deyiminin geniş anlaşılarak aynı çatı altında yaşamayan aile bireylerini de kapsadığının herhalde kabul edilmesi yerinde olur. Cinsel tacizin ise, fıkrada açıkça belirtildiği üzere işçinin bizzat kendisine yapılmış bulunması gerekir.

• İşverenin İşçiye veya Aile Üyelerinden Birine Karşı Sataşmada Bulunması veya Gözdağı Vermesi yahut İşçiyi veya Ailesi Üyelerinden Birini Kanuna Karşı Davranışa Özendirmesi, Kışkırtması, Sürüklemesi, yahut İşçiye veya Ailesi Üyelerinden Birine Karşı Hapsi Gerektiren Bir Suç İşlemesi yahut İşçi Hakkında Şeref ve Haysiyet Kırıcı Asılsız Ağır İsnad veya İthamlarda Bulunması (24/ II-c)

İşveren tarafından işçiye veya aile üyelerine karşı bazı davranışları ele alan bu fıkra hükmü açıktır.

Söz konusu fıkra hükmüne göre işçinin iş sözleşmesini derhal feshedebilmesi nedenlerinden biri de işverenin işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlemesidir. Hapsi gerektiren bir suç olması koşuluyla, işverenin davranışının mutlaka Türk Ceza Kanunu anlamında suç oluşturması gerekmez. Bu bakımdan söz konusu suçun İş Kanunu’nda ya da bunun dışında genel veya özel kanunlarda yer almasının duruma bir etkisini olamayacağının kabulü gerekir (Erkul ve Karaca, 2004, s.127). İşçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı isnadın da asılsız olması, derhal fesih hakkının kullanılması bakımından esastır.

• İşçinin Diğer Bir İşçi veya Üçüncü Kişiler Tarafından İşyerinde Cinsel Tacize Uğraması ve Bu Durumu İşverene Bildirmesine Rağmen Gerekli Önlemlerin Alınmaması (24/II-d)

İş Kanunu’nun 24/II-d hükmünün uygulanması bir takım hususların birlikte oluşmasına bağlı kalmaktadır. Bu hususları şu şekilde sıralanarak açıklanabilir:

a. Tacizin işyerinde yapılmış olması: Söz konusu madde hükmüne göre, öncelikle derhal fesih hakkından söz edebilmek için, cinsel tacizin işyerinde yapılmış olması gerekir. Bu bakımdan işyeri dışında yapılan bir cinsel taciz, bu hükmün uygulanmasında dikkate alınamayacaktır.

b. Tacizde bulunanın işyeri işçisi veya üçüncü bir kişi olması: Üçüncü kişiler; çıraklar, stajyerler vs. gibi işyerinde görevli kişiler olabileceği gibi, işyerinde ziyaretçi olarak bulunan kişiler de olabilir.

c. Durum kendisine bildirilmesine rağmen işverenin gerekli önlemleri almaması: Madde gerekçesinde ifade edildiği üzere, buradaki “gerekli önlemler” sözü ile anlatılmak istenen, işverenin, olayın tekrar etmemesi için çaba göstermesi, sözgelimi işçinin çalıştığı yeri değiştirmesi ya da tacizin ağırlığı karşısında tacizci işçinin işine son vermesidir (Erkul ve Karaca, 2004, s.127). bu bakımdan kendisine bildirilmesine rağmen işverenin cinsel tacizde
bulunan işçiyi ikaz etmemesi, tacizin niteliğine göre işine son vermemesi, taciz edilen işçiye iş sözleşmesini derhal fesih hakkı verir.

• İşveren Tarafından İşçinin Ücretinin Kanun Hükümleri veya Sözleşme Şartlarına Uygun Olarak Hesap Edilmemesi veya Ödenmemesi (24/II-e)

Aldığı ücretle geçinen bir kimse olan işçi, ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme (iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi) şartları gereğince hesap edilmemesi veya ödenmemesi halinde sözleşmeyi derhal feshedebilecektir. Bu madde çerçevesinde ücretten İş Kanunu’nun 32. maddesi ile 1475 sayılı İş Kanunu’nun bugün de geçerli olan 14. maddesinin 11. fıkrasında düzenlenen hususların anlaşılması gerekir.

• İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işverenin işçiyi yanıltması (24/II-a)

İşverenin, iş sözleşmesinin yapıldığı sırada ve bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek gibi hallerle işçiyi yanıltması, işçiye iş sözleşmesini derhal feshetme yetkisi kazandırır.

Örneğin, iş sözleşmesinin yapıldığı sırada, işyerinde mevcut son model bir bilgisayarlı pres makinesiyle çalışacağı söylenildiği halde, işçi bu özelliklere uygun olmayan pres makinesiyle çalıştırılıyorsa, iş sözleşmesini derhal feshedebilecektir.

• İşverenin İşçinin veya Ailesi Üyelerinden Birinin Şeref ve Namusuna Dokunacak Şekilde Sözler Söylemesi veya İşçiye Cinsel Tacizde Bulunması (24/II-b)

İşçiye bu şartlar altında iş sözleşmesini derhal fesih hakkının verilmesi kuşkusuz yerindedir. Burada aile üyeleri deyiminin geniş anlaşılarak aynı çatı altında yaşamayan aile bireylerini de kapsadığının herhalde kabul edilmesi yerinde olur. Cinsel tacizin ise, fıkrada açıkça belirtildiği üzere işçinin bizzat kendisine yapılmış bulunması gerekir.

• İşverenin İşçiye veya Aile Üyelerinden Birine Karşı Sataşmada Bulunması veya Gözdağı Vermesi yahut İşçiyi veya Ailesi Üyelerinden Birini Kanuna Karşı Davranışa Özendirmesi, Kışkırtması, Sürüklemesi, yahut İşçiye veya Ailesi Üyelerinden Birine Karşı Hapsi Gerektiren Bir Suç İşlemesi yahut İşçi Hakkında Şeref ve Haysiyet Kırıcı Asılsız Ağır İsnad veya İthamlarda Bulunması (24/ II-c)

İşveren tarafından işçiye veya aile üyelerine karşı bazı davranışları ele alan bu fıkra hükmü açıktır. Söz konusu fıkra hükmüne göre işçinin iş sözleşmesini derhal feshedebilmesi nedenlerinden biri de işverenin işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlemesidir. Hapsi gerektiren bir suç olması koşuluyla, işverenin davranışının mutlaka Türk Ceza Kanunu anlamında suç oluşturması gerekmez. Bu bakımdan söz konusu suçun İş Kanunu’nda ya da bunun dışında genel veya özel kanunlarda yer almasının duruma bir etkisini olamayacağının kabulü gerekir (Erkul ve Karaca, 2004, s.127). İşçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı isnadın da asılsız olması, derhal fesih hakkının kullanılması bakımından esastır.

• İşçinin Diğer Bir İşçi veya Üçüncü Kişiler Tarafından İşyerinde Cinsel Tacize Uğraması ve Bu Durumu İşverene Bildirmesine Rağmen Gerekli Önlemlerin Alınmaması (24/II-d)

İş Kanunu’nun 24/II-d hükmünün uygulanması bir takım hususların birlikte oluşmasına bağlı kalmaktadır. Bu hususları şu şekilde sıralanarak açıklanabilir:

a. Tacizin işyerinde yapılmış olması: Söz konusu madde hükmüne göre, öncelikle derhal fesih hakkından söz edebilmek için, cinsel tacizin işyerinde yapılmış olması gerekir. Bu bakımdan işyeri dışında yapılan bir cinsel taciz, bu hükmün uygulanmasında dikkate alınamayacaktır.

b. Tacizde bulunanın işyeri işçisi veya üçüncü bir kişi olması: Üçüncü kişiler; çıraklar, stajyerler vs. gibi işyerinde görevli kişiler olabileceği gibi, işyerinde ziyaretçi olarak bulunan kişiler de olabilir.

c. Durum kendisine bildirilmesine rağmen işverenin gerekli önlemleri almaması: Madde gerekçesinde ifade edildiği üzere, buradaki “gerekli önlemler” sözü ile anlatılmak istenen, işverenin, olayın tekrar etmemesi için çaba göstermesi, sözgelimi işçinin çalıştığı yeri değiştirmesi ya da tacizin ağırlığı karşısında tacizci işçinin işine son vermesidir (Erkul ve Karaca, 2004, s.127). bu bakımdan kendisine bildirilmesine rağmen işverenin cinsel tacizde
bulunan işçiyi ikaz etmemesi, tacizin niteliğine göre işine son vermemesi, taciz edilen işçiye iş sözleşmesini derhal fesih hakkı verir.

• İşveren Tarafından İşçinin Ücretinin Kanun Hükümleri veya Sözleşme Şartlarına Uygun Olarak Hesap Edilmemesi veya Ödenmemesi (24/II-e)

Aldığı ücretle geçinen bir kimse olan işçi, ücretinin kanun hükümleri veya sözleşme (iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi) şartları gereğince hesap edilmemesi veya ödenmemesi halinde sözleşmeyi derhal feshedebilecektir. Bu madde çerçevesinde ücretten İş Kanunu’nun 32. maddesi ile 1475 sayılı İş Kanunu’nun bugün de geçerli olan 14. maddesinin 11. fıkrasında düzenlenen hususların anlaşılması gerekir.

Ücretin Parça Başına veya İş Tutarı Üzerinden Ödenmesi Kararlaştırılıp da İşveren Tarafından İşçiye Yapabileceği Sayı veya Tutardan Az İş Verildiği Hallerde, Aradaki Ücret Farkı Zaman Esasına Göre Ödenerek İşçinin Eksik Aldığı Ücretin Karşılanmaması, yahut Çalışma Şartlarının Uygulanmaması (24/II-f)

İş Kanunu’nun 24/II-f hükmüne göre işçinin derhal fesih hakkından yararlanabilmesi için, işverenin işçiye parça işini eksik yaptırması veya çalışma şartlarını uygulamaması gerekir. Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılmış olmasına rağmen, işveren işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verir (örneğin, yeteri kadar ham maddeyi işçiye sağlayamaması gibi sebeplerle) ve işçinin kendisinin bu eyleminden doğan ücret kaybını zaman esasına göre ücret ödeyerek karşılamazsa, işçi iş sözleşmesine derhal son verebilecektir. Aynı şekilde çalışma şartlarının uygulanmaması da işçiye iş sözleşmesini derhal feshetme olanağını sağlamaktadır.

Zorlayıcı Sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebeplerin ortaya çıkması durumunda, işçi iş sözleşmesini derhal feshedebilir (İK m.24/III).

Zorlayıcı sebep, önceden öngörülemeyen ve bu sebeple de önlem alınamayan olaylardır. Örneğin, işyerini su basması, işyerinde yangın çıkması, doğal afetler, işyerinin belediyece kapatılmak istenmesi yahut devletçe işyerine el konulması, hammadde yokluğu ve ödenek yokluğu gibi sebepler, işi bir haftadan fazla durduran zorlayıcı sebepler olarak kabul edilebilir. Buna karşılık işverenin ekonomik sıkıntısı, mevsimlik satışların durması, piyasa durgunluğu, stok fazlalığı, makine ve fırınların revizyonu gibi sebepler ise zorlayıcı sebep olarak kabul edilemez (Centel ve Demircioğlu, 2003, s.191; Sümer, 2003, s.102; Süzek, 1989, s.46-47). Zorlayıcı sebeple işyerinde çalışamayan işçiye, işveren çalışamadığı sürenin ancak bir haftası için yarım gündelik ücret öder (İK m.40).

• İşveren Açısından Derhal Fesih Sebepleri

İşçinin bildirimsiz fesih hakkını düzenleyen İş Kanunu’nun 24. maddesine oldukça benzer bir şekilde, 25. maddesinde de işverenin bildirimsiz fesih hakkı düzenlenmiştir.

İş Kanunu’nun 25. maddesinde belirtilen hallerden birinin gerçekleşmesi durumunda işveren, belirli süreli veya belirsiz süreli iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin derhal feshedebilir.

İşverene iş sözleşmesini derhal feshetme olanağı veren bu haller; “Sağlık Sebepleri”, “Ahlâk ve İyiniyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri”, “Zorunlu Sebepler” ve “İşçinin Gözaltına Alınması veya Tutuklanması Halinde Devamsızlığın 17. Maddedeki Bildirim Süresini Aşması” şeklinde dört ana grup içersinde toplanmış bulunmaktadır.

Sağlık Sebepleri: İşveren, İş Kanunu madde 25/I’de öngörülen sağlık sebeplerinden birinin ortaya çıkması halinde iş sözleşmesini derhal fesih hakkını kullanarak sona erdirebilir.

• İşçinin Kendi Kastından veya Derli Toplu Olmayan Yaşayışından yahut İşçiye Düşkünlüğünden Doğacak Bir Hastalığa veya Sakatlığa Uğraması Halinde, Bu Sebeple Doğacak Devamsızlığın Ardı Ardına Üç İşgünü veya Bir Ayda Beş İşgününden Fazla Sürmesi (25/I-a)

Kendi kasdı veya derli toplu olmayan yaşayışı yahut işçiye düşkünlüğü yüzünden hastalanan veya sakatlanan işçinin, ardı ardına üç işgünü veya bir ayda beş işgününden fazla süren bir devamsızlıkta bulunması, işveren açısından sağlık sebeplerine dayalı olarak iş sözleşmesini derhal feshetme nedenidir. Ayrıca işveren, işçinin kendi kusuruna yükletilmeyen hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde de iş sözleşmesini yine derhal feshedebilir (m. 25/I-

a). Bu bakımdan iş sözleşmesinin işveren tarafından derhal feshini gerektiren sağlık sebepleri, işçinin kusuru olup olmamasına göre iki başlık altında incelenebilir:

a. İşçi kendi kusurundan (yani kendi kasdından, derli toplu olmayan yaşayışından; içkiye düşkünlüğünden) doğan bir hastalığa veya sakatlığa uğrar ve bu sebepten ardı ardına üç işgünü (örneğin; Pazartesi, Salı, Çarşamba vs. şeklinde ardı ardına üç işgünü) veya bir ayda beş işgününden fazla süreyle (örneğin, herhangi bir ayın iş günlerine rastlayan 3., 4., 11., 18., 20. ve 24. günleri) işine gelmezse, bu takdirde işveren iş sözleşmesini derhal feshedebilecektir.

İşverenin iş sözleşmesini feshedebilmesi için söz konusu nedenlere dayalı olarak devamsızlığın ardı ardına üç işgünü veya bir ayda beş işgününden fazla olması gerektiği öngörüldüğüne göre, devamsızlığın üç işgününü veya bir ayda beş işgününü geçmesi gerekir.

b. İşçinin kendi kusurundan (yani kendi kastından, derli toplu olmayan yaşayışından, içkiye düşkünlüğünden) doğmayan hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde, doğum ve gebelik hali hariç, işveren için iş sözleşmesini fesih hakkı işyerindeki çalışma süresine göre 17. maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar (İK m.25/I-a). Doğum ve gebelik hallerinde ise bu süre, 74. maddede düzenlenmiş olan doğumdan önce sekiz hafta ve doğumdan sonra sekiz hafta, çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılamayacak sekiz haftalık süreye ilave iki hafta olan kanuni doğum izninden sonra başlayacaktır. İşveren İş Kanunu’nun 74. maddesinde öngörülen kanuni izin süresinden sonra yine Kanun’un 17. maddesindeki bildirim süresini altı hafta geçmesinden sonra kadın işçinin iş sözleşmesini derhal fesih yoluyla sona erdirebilecektir.

• İşçinin Tutulduğu Hastalığın Tedavi Edilemeyecek Nitelikte Olduğu ve İşyerinde Çalışmasında Sakınca Bulunduğunun Sağlık Kurulunca Saptanması Durumu (25/I-b)

İşveren, tutulduğu hastalığın tedavi edilmeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğu Sağlık Kurulunca saptanan işçinin iş sözleşmesini derhal feshedebilir. Söz konusu düzenlemeye göre, işverenin işçinin iş sözleşmesini derhal feshedebilmesi için öncelikle işçinin yakalandığı hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olması koşulunu aramakta ve yalnızca bu koşulla yetinmemektedir. İkincisi ise, işçinin işyerinde çalışmasının sakıncalı olduğunun Sağlık Kurulunca belirlenmesi gerektiği koşuludur. Bu koşullar birlikte gerçekleştiğinde, işveren işçinin iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 25. maddesine göre sağlık sebeplerine dayalı olarak derhal feshedebilir.

Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri: İşveren, İş Kanunu madde 25/II’de öngörülen hallerden birinin ortaya çıkması halinde iş sözleşmesini derhal feshi hakkını kullanarak sona erdirebilir. Söz konusu haller şu şekilde sıralanarak açıklanabilir:

• İş Sözleşmesi Yapıldığı Sırada Bu Sözleşmenin Esaslı Noktalarından Biri İçin Gerekli Vasıflar ve Şartlar Kendisinde Bulunmadığı Halde Bunların Kendisinde Bulunduğunu İleri Sürerek yahut Gerçeğe Uygun Olmayan Bilgiler veya Sözler Söyleyerek İşçinin İşvereni Yanıltması (25/II-a)

İşçinin, iş sözleşmesinin yapıldığı sırada ve bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar ve şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işvereni yanıltması, işverene iş sözleşmesini derhal feshetme yetkisi kazandırır. Örneğin, iş sözleşmesinin yapıldığı sırada iyi bir tornacı olduğunu söyleyerek iş sözleşmesi yapan işçinin işyerinde çalışmaya başladıktan bir süre sonra iyi bir tornacı olmadığı anlaşılırsa, işveren iş sözleşmesinin yapıldığı sırada kendisini yanılttığı için işçinin iş sözleşmesine derhal son verebilir. Ancak işverenin bu fıkradan faydalanarak iş sözleşmesini derhal feshedebilmesi için, işçinin kendisini iş sözleşmesinin yapıldığı sırada yanıltmış olması gerekir. Söz konusu yanıltma iş sözleşmesinin yapıldığı sırada değil de, daha sonra gerçekleşmişse, işveren söz konusu fıkra hükmüne dayalı olarak işçinin iş sözleşmesini derhal feshedemeyecektir. Ayrıca işverenin derhal feshi hakkından yararlanabilmesi için, söz konusu yanıltmanın sözleşmenin esaslı noktalarından biri için olması gerekir.

• İşçinin, İşveren yahut Bunların Aile Üyelerinden Birinin Şeref ve Namusuna Dokunacak Sözler Sarfetmesi veya Davranışlarda Bulunması yahut İşveren Hakkında Şeref ve Haysiyet Kırıcı Asılsız İhbar ve İsnadlarda Bulunması (25/II-b)

İşverenin veya işverenin aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfeden veya davranışlarda bulunan bir işçi ile işverenin daha fazla birlikte çalışması beklenemeyeceği için, böyle bir durumun gerçekleşmesinin işverene derhal fesih hakkı vereceği açıktır. Söz konusu madde hükmüne göre işverenin derhal feshi hakkının doğabilmesi için, yapılacak asılsız ihbar ve isnadların şeref ve haysiyet kırıcı nitelikte olması gerekir. Başka bir deyişle, ihbarın yalnız asılsız olması yetmez. Aynı zamanda şeref ve haysiyetini kırıcı olması da gerekir.

• İşçinin İşverenin Başka Bir İşçisine Cinsel Tacizde Bulunması (25/II-c)

İşyeri işçilerinden birinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması, işverene iş sözleşmesini derhal feshi hakkı verir. Görüldüğü üzere, cinsel taciz nedeniyle işverenin iş sözleşmesini derhal fesih hakkı, işyeri ile sınırlandırılmamıştır. Bu bakımdan işyeri işçilerinden birinin işverenin başka bir işçisine işyeri dışında da cinsel tacizde bulunması işveren açısından iş sözleşmesinin derhal feshini gerektiren bir husustur.

İşçinin İşverene yahut Onun Ailesi Üyelerinden Birine yahut İşverenin Başka Bir İşçisine Sataşması veya 84. Maddeye Aykırı Hareket Etmesi (25/-II-d)

İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka bir işçisine sataşması, işverene iş sözleşmesini derhal fesih hakkı verir. İşverenin iş sözleşmesini derhal feshedebilmesi için öncelikle sataşmanın herkese değil işverene yahut onun aile üyelerinden birine yahut işverenin başka bir işçisine yapılması gerekir. Sataşma dışında, söz konusu madde hükmüne göre işveren İş Kanunu’nun 84. maddesinin a, b ve c bentlerinde gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, işçinin işyerine sarhoş veya uyuşturucu madde alarak gelmesi ve işyerinde alkollü içki veya uyuşturucu madde kullanması halinde de iş sözleşmesini derhal feshedebilecektir.

• İşçinin, İşverenin Güvenini Kötüye Kullanmak, Hırsızlık Yapmak, İşverenin Meslek Sırlarını Ortaya Atmak Gibi Doğruluk ve Bağlılığa Uymayan Davranışlarda Bulunması (25/II-e)

İşçinin iş sözleşmesinden doğan en önemli borçlarından biri olan sadakat borcuna aykırı davranması, başka bir deyişle doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması halinde işveren iş sözleşmesini derhal fesih yoluyla sona erdirebilir. Görüldüğü üzere, söz konusu fıkrada işçinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarına işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak şeklinde birkaç örnek verildikten sonra; gibi denilerek bu davranışlara benzer diğer bazı davranışların da doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar arasında sayılabileceği hüküm altına alınmıştır.

İşçinin, İşyerinde, Yedi Günden Fazla Hapisle Cezalandırılan ve Cezası Ertelenmeyen Bir Suç İşlemesi (25/II-f)

İşçinin işyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi halinde işveren işçinin iş sözleşmesini derhal fesih yoluyla sona erdirebilir. Söz konusu madde hükmüne göre, işverenin işçinin iş sözleşmesini derhal feshedebilmesi için suçun mutlaka işçi tarafından işyerinde işlenmiş olması gereklidir. Ayrıca kararın kesinleşmesi ve işçinin yedi günden fazla hapis cezası alması ve bu hapis cezasının ertelenmemesi gereklidir (Erkul ve Karaca, 2004, s.136).

• İşçinin İşverenden İzin Almaksızın veya Haklı Bir Sebebe Dayanmaksızın Ardı Ardına İki İşgünü veya Bir Ay İçinde İki Defa Herhangi Bir Tatil Gününden Sonraki İşgünü yahut Bir Ayda Üç İşgünü İşine Devam Etmemesi (25/II-g)

İşçinin işverenden izin almaksızın veya hastalık, kaza, ölüm gibi haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki işgünü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi işverene iş sözleşmesinin derhal fesih hakkı verir.

• İşçinin Yapmakla Ödevli Bulunduğu Görevleri Kendisine Hatırlatıldığı Halde Yapmamakta Israr Etmesi (25/II-h)

İşçi toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi ve işyeri iç yönetmeliği ile görmeyi taahhüt ettiği işi en iyi şekilde yapmak zorundadır. Zira işçi işe başlamakla taahhüt ettiği işi en iyi şekilde görme borcu altına girmiş bulunmaktadır. İşçi bu borcu, başka bir deyişle yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ederse işveren iş sözleşmesini derhal fesih yoluna gidebilir.

Burada işverenin derhal fesih hakkının doğması, sadece işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri yapmamasına değil, bilakis işçinin ihtar edildiği halde işini yapmamakta ısrar etmesi esasına bağlanmıştır. Bu bakımdan hatırlatıcı ihtar, bu fıkranın uygulanması bakımından önemlidir.

• İşçinin Kendi İsteği veya Savsaması Yüzünden İşin Güvenliğini Tehlikeye Düşürmesi, İşverenin Malı Olan Veya Malı Olmayıp da Eli Altında Bulunan Makineleri, Tesisatı veya Başka Eşya ve Maddeleri Otuz Günlük Ücretinin Tutarıyla Ödeyemeyecek Derecede Hasara veya Kayba Uğratması (25/II-ı)

İşçinin, kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işverenin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücreti ile ödenmeyecek derecede hasara uğratması veya kayba uğratması halinde işveren işçinin iş sözleşmesini derhal fesih hakkına sahiptir. Burada iki husus düzenlenmiştir. Bunlardan birincisi, işçinin kendi isteği veya savsaması ile işin güvenliğini tehlikeye düşürmesidir. İşçinin iş güvenliği ile ilgili olarak işyerinde alınmış tedbirlere uymayıp, eldiven giymemesi, baret takmaması, sigara içilmemesi gereken bir yerde sigara içmesi gibi davranışlarda bulunarak kendisinin veya diğer işçilerin güvenliğini tehlikeye düşürmesi halinde, işveren işçinin iş sözleşmesini derhal fesih yoluyla sona erdirebilir. İkinci husus ise, işçinin işverenin makinesine, tesisatına veya başka eşya ve maddelerine otuz günlük ücreti ile ödenmeyecek derecede hasara veya kayba uğratmasıdır. İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden verdiği zararlar, işveren yönünden derhal fesih nedenidir. Böyle bir durum olduğunda, işveren işçinin iş sözleşmesini derhal fesih ile sona erdirebilir.

Zorlayıcı Sebepler: İş Kanunu’nun 24. maddesinin III numaralı bendine paralel bir şekilde düzenlenen 25. maddesinin III numaralı bendine göre, işyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan bir zorlayıcı sebebin ortaya çıkması halinde işveren işçinin iş sözleşmesine derhal fesih yoluyla sona erdirebilir. Söz konusu bu hükme göre, işverenin derhal feshi hakkını kullanabilmesi için, zorlayıcı sebebin işçinin şahsında gerçekleşmesi gerekir. Örneğin, işçinin evini su basması gibi işçinin şahsında meydana gelen bir sebep işçiyi bir haftadan fazla süreyle işyerinde çalışmaktan alıkoymalıdır.

İşçinin Gözaltına Alınması veya Tutuklanması Halinde Devamsızlığın 17. Maddedeki Bildirim Süresini Aşması: İş Kanunu’nun 25. maddesinin IV numaralı bendi, işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması dolayısıyla devamsızlığının 17. maddedeki bildirim süresini aşması halinde işverenin derhal fesih hakkını düzenlemektedir. İşverene iş sözleşmesini derhal fesih hakkı veren bu hükme göre, işveren ancak işçinin iş sözleşmesini devamsızlığın kıdemine uygun düşen iki veya sekiz haftalık bildirim süresini aşması halinde derhal feshedebilecektir. Örneğin, 2 yıllık kıdem süresi olan işçinin tutukluluğunun 6 haftayı aşması halinde işveren derhal fesih hakkını kullanabilir. Kuşkusuz 17. maddede öngörülen bildirim süreleri toplu iş sözleşmesi ile uzatılmışsa, devamsızlığın bu süreleri aşması halinde işveren derhal fesih hakkını kullanabilecektir.

 

Kaynak : SGK Rehberi
Çoban “Yapma istersen abi, kokuyorum” dedi, İnce'den cevap geldi
Vergi ve prim borçlarına yapılandırma başvuruları başladı
O Başkan artık İYİ Parti'li
Cezası olanlar dikkat! Yeniden yapılandırılıyor
Erdoğan Emniyete müjdeyi böyle verdi
Seçim öncesi çipli kimlik uyarısı! 'Elinizi çabuk tutun'
Galatasaray'ın yeni başkanı belli oldu
Vergi dairesi çalışanı kadın memur intihar etti
Kılıçdaroğlu'ndan asgari ücret ve emekli maaşı çıkışı!
Polis memuru, borç yüzünden vurularak öldürüldü
Akıllara zarar kaza! Şoför kolunu camdan dışarı çıkarınca...
Akşener'den TRT ile ilgili flaş iddia!
Görür görmez inşaatı durdurdular!
Çırakken devlet desteğiyle işveren oldu
Cezası olanlar dikkat! Yeniden yapılandırılıyor
İnce çifti market alışverişinde! Poşetleri bakın kim taşıdı..
Instagram, kullanıcılarını takip ediyor
Bakanlık talimat verdi! Hepsi yıkılıyor
Diyarbakır AK Parti aday tanıtım toplantısında arbede
Haberi duyan sinir krizi geçirdi! 11 yaşında çocuk...
Dev maç bu akşam şifresiz yayınlanacak...
Pompalı tüfekle oyun kanlı bitti
Yerli otomobilde ilk şanslı il belli oldu
Zeybekci doların düşüşü için tarih verdi
Demir çelik işçilerinin zorlu ramazan mesaisi
SP'den saldırıyla ilgili 'zorunlu açıklama'
Akşener;Sarı tişörtlü kardeşim cebinde kaç para var?
Ankara'da ÖSYM skandalı!
Bakan Eroğlu uyardı: Anlık yağışlar var, tedbir alın
Sarıeroğlu 'Emeklilere bin lira ikramiye uygulaması başlayacak'
Mehmet Şimşek'ten 'dolar dalgalanması' açıklaması
Havalar ısındı, klimaya dikkat!
Birleşik Kamu-İş, Muharrem İnce'ye kamu personelinin hangi taleplerini iletti
HSK Başkanvekili: Suç işlenmişse herkes hesabını verir
Bakan Sarıeroğlu sözünde durdu
Meteoroloji'den Ankara için sağanak uyarısı
Mehmet Şimşek twitter hesabından ilginç bir tablo yayımladı
Eniştenin hatası genç kadının sonu oldu
Memur-Sen'e sürpriz ziyaret eden İnce'ye İnce mesajlar
Erdoğan'dan dolar çağrısı!
Karaçomak Sulama Birliği Geçici İşçi Alım İlanı
Dilenci 3 saatte 285 TL topladı!
Vaatler havada uçuşuyor, peki, bu ne kadar mümkün?
Oğlunun ameliyat parasını 'sarma' yaparak topladı
Saadet Partili isim hakkında şok gözaltı kararı!
Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi adayını hastanede ziyaret etti
TMO, buğday satış fiyatlarını açıkladı
24 Haziran sonrası kimler yeniden Bakan olabilecek?
Cep telefonlarına kur zammı!
50 emniyet müdürü ile 17 emniyet amiri terfi etti
TOKİ Şantiyesinde işler durduruldu!Sebebi ise..
Bahçeli'den memurlara vadedilen müjdeler
Memur-Sen: 3600 ek gösterge vaadi olumlu, ama eksiklikleri var..
Bahçeli'den uzman çavuşlara ve emniyet personeline müjde
İnce, benzin bidonu ve çocuk beziyle ekonomi anlattı
MHP'nin seçim bildirisinden kapsam dışı taşerona kadro çıktı!
'Çaldım ama hatırlamıyorum'
Beş metro istasyonu kapatıldı! Ülkede bomba alarmı
Erdoğan'dan bir zam müjdesi daha...
Bakandan Genel Müdüre talimat! İhaleler şeffaf olsun
Bahçeli: Atanamayan öğretmenler kademeli atanacak
Lüleburgaz Belediyesi Geçici İşçi Alım İlanı
İşte Diriliş Ertuğrul’un final tarihi..
Taşeronda 75, O işçilerde 1300 lira
CHP'li belediyenin mağdur ettiği işçiler adalet yürüyüşüne çıktı
Öğrenciler böyle anlattı: 'Gündüz 30, gece ise 60 lira..'
AYM'den dava açma süresine ilişkin önemli iptal kararı
CHP'nin asgari ücret vaatleri dudak uçuklatıyor
Bakan Gül'den zabit ve icra katiplerine müjde!

İlgilinizi Çekebilir