Taşeronlar ,Yemekler düzeldi, koşullar aynı

Taşeronlar ,Yemekler düzeldi, koşullar aynı

Star Rafineri'de geçtiğimiz ay toplu zehirlenme yaşayan işçiler Evrensel'e anlattı: Yemekler düzeldi ama koşullarımız aynı.

Tarih :
Taşeronlar ,Yemekler düzeldi, koşullar aynı
SOCAR’a ait Star Rafineri inşaatında çalışan işçilerin konakladığı Çayağzı Kamp’ında geçtiğimiz ay yaşanan zehirlenmenin ardından yemek firması Akyıldız değiştirildi. Ancak işçilerin sorunları devam ediyor. Zehirlenme olayı gerçekleşene kadar rafineri inşaatında yaşanan sorunları anlatan işçiler, “Yemekler düzeldi ancak yemekhane koşulları ve çalışma şartlarımız değişmedi” dedi.

Star Rafinerisinde çalışan binlerce işçi Çayağzı Kampı’nın bir toplama kampı gibi olduğunu, yemek kuyruklarının uzun olması nedeniyle öğle aralarında mola sürelerinin çoğunun kuyrukta geçtiğini söyledi. Kamp ile Rafineri arasında işçileri taşıyan servislerin de bakımsız olduğunu belirten işçiler, “Bizleri kamptan rafineriye ayrı, rafinerinin girişinde çalışma sahalarına ayrı araçlar taşıyor. Çoğu kez ayakta gitmek zorunda kalıyoruz. Araçlar bakımsız. Olabilecek herhangi bir kazada can güvenliğimiz tehlikede” diyor.

‘ZEHİRLENMEK KADERİMİZ DEĞİL’
Star Rafinerisi işçileri zehirlenmenin gerçekleştiği güne kadar defalarca şikayette bulunduklarını ancak üst yüklenici firmanın yemek şirketi ile anlaşmayı feshetmediğini, alt taşeronların başka firmalarla anlaşma yapılmasına izin vermediği için de işçilerin Akyıldız’dan yemek yemeye mecbur bırakanların zehirlenmeden sorumlu olduğunu da ekliyor. İçeride zehirlenmenin olduğu akşam yaşananları anlatan bir işçi “Star Rafineri işçilerinin ve başkaca işçilerin kaderi hep zehirlenmek ve ölüm değildir. Star Rafineri işçileri olarak Türkiye’nin en büyük toplu yemek zehirlenmesi geçirerek tarihe geçtik. Bütün yetkililer kendileriyle ne kadar gurur duysa yeridir. Böyle vahşi bir başarı öyküsü anca bizde olur. Vahşi diyoruz çünkü aniden ortaya çıkan bir zehirlenme vakası değil. Daha önce 7 defa zehirlenme yaşandı ve hiçbir önlem alınmadı. Göz göre göre geldi olay ve basit bir zehirlenme vakası değildi. Binlerce işçinin ölümle burun buruna geldiği ucuz atlattığı bir vakaydı. Binlerce işçi evinden yemek getirerek yemekhaneye gitmedi, fark edilmedi. Üst amirlere şikayet edildi, görmezden gelindi. İşçi sağlığı ve güvenliği çalışanlarına söylendi, bizim yetkimiz yok denildi. Yani işçiler bu konuda ne dedilerse görmezden gelindi duyulmadı” dedi.

TAM BİR FELAKET’
Bir işçi zehirlenme döneminde yaşadıklarını şu şekilde anlattı: “Sonuç, işçiler rafinerinin piperack’larda (boru köprüsü), rack’lerde (askı köprü) patır patır dökülmeye başladı. Bayılan, kusan, yere yatan, bağıran, kampta, koridorda yatanlar kendisi hastaneye gitmek isteyip de yolda düşenler say say bitmez tam bir felaket. Bir yandan ambulanslar gelmeye başladı. Onlarca ambulans bir o tarafa bir bu tarafa, o da yetmedi servis arabaları devreye girdi. Un çuvalları gibi işçileri üst üste atarak hastaneye yetiştirmeye çalıştılar. Hastaneye (Aliağa Devlet Hastanesi) varan işçilere müdahaleye başlandı ama hastane koşullarının yetersizliği nedeniyle orada da işçiler hastane önlerinde yerlerde yatarak müdahale edildi.”

O gün çok büyük bir felaket yaşamalarına rağmen hiçbir yetkilinin istifa etmediğini söyleyen işçi, yaptıkları tek şeyin işçileri evlerine göndermek, az zarar gören işçileri de yeniden çalıştırmak olduğunu aktardı.

‘HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ BASKIYA DEVAM’
Star Rafineri’de şu an Bortar Group tarafından yemek tedarik ediliyor. İşçiler çıkan yemeklerden memnun olmasına rağmen yemekhanenin fiziki koşullarının da iyileştirilmesi gerektiğini, kapasitenin arttırılması ve yemeklerin kendi aralarından seçtikleri temsilciler tarafından denetlenmesi gerektiğini belirtiyor. İşçilerin temsiliyet sorunu olduğunu bu zehirlenme ile daha belirgin hale geldiğini söyleyen bir işçi, “İşçiler yavaş yavaş toparlandı, tekrar iş alanına çalışma sahalarına geri döndü. Geri dönen işçilere hiçbir şey olmamış gibi davranıldı. Sanki burada 3 binin üzerinde işçi zehirlenmemiş, hiç kimse ölümden dönmemiş gibi gülücükler saçarak yeni baskılara devam edildi. Yemek şirketi (Akyıldız) kovuldu ama yerine gelen çeşitli yemek firmaları kumanya getirdi. Gelen kumanyaları işçiler hiç dokunmadan tekrardan ofislerin önüne geri bıraktı ve bu durum 15 gün boyunca devam etti. Şu an gelen yeni bir yemek şirketi sulu yemek olarak yemek vermeye başladı ama o da beklentiyi karşılayacak durumda değil” dedi.

‘ÖRGÜTLÜ GÜCÜMÜZ OLSAYDI BU YAŞANMAZDI’
“Bu durumların hiçbiri bizlerin içine sinmiş değil. Hangi işçi arkadaşla konuşacak olsak çok büyük küfürler savuruyor. Bunlar bizim canımızı bile düşünmüyor diye konuşuyor” diyen bir işçi, işçilerin bir araya gelmeye çalıştıklarını belirtiyor. İşçi, “Bize bu çalışma ve yaşam koşullarını reva görenlere karşı birlikte hareket etmeye gayret ediyoruz. Bize yapılanın hesabını sormaya çalışırken yemekhane şirketi ve diğer sorumlulardan bir de duyuyoruz ki yemekhane şirketine ödül gibi bir yeni ihale verilmiş. Yemekhaneyi denetleyen kişilerden üst firmalara kadar herkes sorumlu olmasına rağmen kimseden çıt çıkmıyor. Oysaki bizim çalıştığımız alanlarda örgütlü bir yapımız olsa yemekhane başta olmak üzere her yeri denetleyen örgütlü bir gücümüz olsa belki bu vahim durumla karşılaşmazdık” dedi.

İşçiler, “Bu işin peşini bırakmamalıyız. Bunun için yemekhane şirketini ve diğer sorumluları mahkemeye vermek, açılan davalara müdahil olmak, bir araya gelerek dava sürecini konuşmalı ve yeni arkadaşları bu konuda bilgilendirmeliyiz. İşyerinde komiteler oluşturup örgütlenmeye ve yemekhane başta olmak üzere her yeri denetlemeliye ihtiyacımız var” dedi.

evrensel

İlgilinizi Çekebilir