SGK Rehberi

Çalışan, Emekli ve İşverenin Haber ve Bilgi Portalı

Haberler » Medya Haberleri » Ondört Bin Kişinin Haksız Yere Yetim Aylığı Aldığının Tespiti Başarı İçin Ölçüt Olur mu

Ondört Bin Kişinin Haksız Yere Yetim Aylığı Aldığının Tespiti Başarı İçin Ölçüt Olur mu

Ondört Bin Kişinin Haksız Yere Yetim Aylığı Aldığının Tespiti Başarı İçin Ölçüt Olur mu

Hileli bir şekilde boşanarak haksız yetim aylığı alanlarla ilgili medyadaki birkaç haber başlığı ile başlamak istiyorum bu günkü yazıma

Ondört

Hileli bir şekilde boşanarak haksız yetim aylığı alanlarla ilgili medyadaki birkaç haber başlığı ile başlamak istiyorum bu günkü yazıma.

“Sgk Hileli Boşanmalara Göz Açtırmıyor” “Sgk Hileli Boşanmaların Peşine Düştü” “Sgk Hileli Boşanmaların Önüne Geçemiyor”

Evet başlıklar böyle maalesef.

Gelelim, hileli boşanarak SGK’dan haksız yetim aylığı alanlarla ilgili olarak SGK Başkanı sayın Yadigar GÖKALP İLHAN hanımefendinin söylediklerine “Bu durumdakileri takip ediyoruz. Bunlar tespit edilir edilmez aylıkları hemen kesilir. Ayrıca o güne kadar alınan aylıklar geri alınır. Kimse ‘Anlaşılmaz’ diyerek bu yola tevessül etmesin. Bakınız, 2008 yılından bu yana bu durumda olan 14 binden fazla kişinin aylığını kestik’

SGK’nın hileli boşandıktan sonra imam nikahı ile birlikte yaşayan kişilere ödediği aylıklarını geri almasına elbetteki kimsenin diyecek bir şeyi olamaz. SGK kuruşu kuruşuna alacak elbette, haksız yere alınan aylıkların parasını.

Ne var ki idarenin öncelikli görevi suçluyu yakalamak mı olmalı, yoksa suçu önleyecek tedbirler mi almak olmalı diye gelişmiş ülkelere şöyle bir bakarsanız, idarelerin öncelikli görevinin suçu önceleyecek tedbirler almak olduğunu sizler de göreceksiniz.

Yani buradaki başarının ölçütü, SGK’nın şimdilerde yaptığı gibi hileli boşanarak yetim aylığı alan kişileri yakalamaktan ziyade, haksız yere yetim aylığı alınmasına engel olacak tedbirler alması olmalı.

Hileli boşanmayı engelleyemezsiniz belki. Ama hileli boşananlara haksız yetim aylığı bağlanmasına pek tabi engel olabilirsiniz.

Nasıl mı?

Hileli boşananlarla ilgili yapılan araştırmalar, bu boşanmaların neredeyse tamamına yakınından, konu komşunun haberdar olmadığını gösteriyor. Yani hileli bir şekilde boşanan çiftlerin bu durumundan ne yan tarafta oturan komşusunun, ne apartman yöneticisinin, ne de mahalle muhtarının haberi var.

Eşinden boşanan hanımlara yetim aylığı bağlamadan önce, oturdukları binanın yöneticisinden ve mahalle muhtarından onaylı aile beyan formu getirmesini zorunlu tutsanız, mahalle baskısından çekinen çiftler aile beyan formu düzenlettikleri takdirde hem apartman yöneticisinin, hem de mahalle muhtarının muvazaalı boşanmadan haberdar olacağını düşünerek bu belgeyi tanzim ettirmekten, haliyle haksız yetim aylığı talebinde bulunmaktan kaçınabileceklerdir.

Hileli boşananlarla ilgili bir diğer araştırma sonucu ise yetim aylığı almaya başlayan kız çocuklarının muvazaalı boşandıklarının, çoğu defa aylığına ortak olduğu anneleri veya diğer kardeşleri tarafından ihbar edildiği yönünde.

Ancak kimi zaman diğer hak sahipleri bu ihbarları nereye yapacaklarını dahi bilemediklerinden, ihbarlar uzun süre geçtikten sonra yapılmakta ve bu aylıklar uzun yıllar geçtikten sonra kesillmektedir.

Eğer ki yetim aylığı talebinde bulunan kız çocukları, annesinin veya yetim aylığı alan diğer kardeşlerin aylığına ortak olmuşlar ise aylığa ortak oldukları diğer şahıslara hileli boşanmalar için ALO 170 ihbar hattına ihbarda bulunulması yönünde bir yazı gönderildiği takdirde, ihbarlardan çok daha kısa süre içinde sonuç alınabilecektir.

Yine yapılan bir diğer araştırmanın sonucu, hileli boşanarak yetim aylığı alma başvurularının büyük bir kısmının, sigortalının ölümünden kısa süre geçtikten sonra yapıldığını gösteriyor.

Bu bulguya göre sigortalının ölümünden itibaren bir yıl içinde eşinden boşanarak yetim aylığı talebinde bulunan kişilerin muvazaalı boşanmış olabilecekleri kanısıyla, yetim aylığı bağlanmasından önce denetim görevlileri vasıtasıyla çevreden soruşturma yapılması halinde, haksız ödenen aylıkların bir kısmı da bu şekilde önlenebilecektir.

Bu tedbirler benim birkaç saat içinde aklıma gelenler. Elbetteki hileli boşanmalar nedeniyle haksız yere yetim aylığı bağlanmasına engel olunacak tedbirler daha da artırılabilir. Elbetteki daha farklı çözüm önerileri de getirilebilir.

Ancak SGK’nın bu günkü stratejisi haksız yere yetim aylığı bağlanmasına engel olacak tedbirler aşmaktan çok, haksız yere yetim aylığı alan kişilerin yakalanmasına yönelik olduğundan, tabir caiz ise yapılan işlemler de bataklığı kurutmaktan ziyade bataklıkta sinek avlamaktan öteye gitmiyor ne yazık ki.

SGK hileli boşanarak haksız yetim aylığı bağlanmasına engel olacak tedbirler almış olsaydı haksız yere yetim aylığı aldığı tespit edilen kişi sayısı bu gün 14 bin yerine belki 300-500’ü aşmayacaktı.

Tabi haksız yere yetim aylığı alan kişilere ödenen aylıkların durdurulmasına rağmen bu paraların geri alınma sürecinin ne kadar meşakkatli olduğu, hatta bir çoğunun geri alınmadığı düşünüldüğünde, bu tedbirlerin bir an önce alınması SGK’nın maddi açıdan uğramış olduğu kayıpların da önüne geçecektir.

Bir de asli görevleri kayıt dışı istihdamla mücadele etmek olan denetim memurlarının durumları göz önüne alınırsa, boşanarak yetim aylığı almaya başlayan kişilerin bu aylıklarını haksız yere mi yoksa haklı olarak mı aldıklarının tespiti için geçirdikleri süreyi, işyerlerinin denetim için harcamış olsalardı kayıt dışı istihdam da o ölçüde azalacaktı.

Sonuçta, SGK’nın 14 bin kişiye yetim aylığı bağladıktan sonra bunların hileli boşanarak haksız yere aylık almış olduklarının tespit edilmiş olması, denetim memurları için bir başarı ölçütü sayılabilir belki.. Ancak 14 bin değil 140 bin kişinin haksız yere yetim aylığı aldığı tespit edilmiş olsa da haksız yere yetim aylığı bağlanmasına engel olacak tedbirler alınmadığı sürece, bu yapılanlar SGK yönetimi için asla bir başarı ölçütü olamaz …

Selim KAYAOĞLU

 
 
 
Bu haber 1896 kez okundu

BENZER HABERLER

YORUM YAZ

BU HABERE YAPILAN YORUMLAR

SGKREHBERİ'NE SOR