İşçilerin ücretsiz izinlerinin yasal boyutları

İşçilerin ücretsiz izinlerinin yasal boyutları

Çalışma yaşamımızda öteden beri tartışma konusu olan konulardan biri de ücretsiz izin uygulamalarıdır. Aslında iş yasamızda ücretsiz izine dair

Tarih :
İşçilerin

İşçilerin ücretsiz izinlerinin yasal boyutları

1-Zorunlu tatil işçi bakımından haklı fesih nedenimidir?

Çalışma yaşamımızda öteden beri tartışma konusu olan konulardan biri de ücretsiz izin uygulamalarıdır. Aslında iş yasamızda ücretsiz izine dair herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yani ücretsiz izin yasalardan kaynaklanan bir uygulama değildir. Buna karşın uygulamada özellikle de ekonomik nedenli üretim daralması süreçlerinde işverenler tarafından sıkça başvurulan bir müessese halini almıştır.

İşverenlerin çeşitli dönemlerde işçi sendikalarıyla anlaşmak suretiyle dahi işçilerini toplu olarak ücretsiz izine çıkartmaları yaygın ve bilinen bir uygulama olmuştur.

Aslında taraflar arasında (işçi-işveren) uzlaşmazlık olmadığında ortada bir sorun da bulunmamaktadır.

Ancak taraflardan birinin ücretsiz izini karşı tarafa istemi dışında dayatması ve diğer tarafın bu dayatmayı kabul etmemesi koşulunda ortaya sorunlar çıkmaktadır.

Konuya İnsan kaynakları açısından baktığımızda ücreti dışında başkaca bir geliri olmayan çalışanların kendi istemleri dışında ücretsiz izine sevk edilmeleri ekonomik bakımdan güç durumda kalmalarına sebep olmaktadır.

Ayrıca aynı kişilerin bu izin sürecinde sosyal güvenlik primleri de ödenmeyeceğinden ortaya farklı olumsuzluklar çıkmaktadır. Bu olumsuzluklar doğal olarak personelin motivasyon kayıbına sebep olmakta ve verimliliğine etki etmektedir.

Ayrıca işinden belirli süre de olsa kopan personelin yeniden aynı konsantrasyona ve iş disiplinine kavuşması zaman almaktadır.

Konuya diğer yönünden, yani işçi işveren ilişkileri açısından bakacak olursak İş hukukumuzda iş sözleşmesinin askıya alınabilmesinin bazı koşullarda mümkün olabildiğini görürüz.

Ücretsiz izin de bu askıya alma halleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bu görüşü destekleyen aşağıdaki alıntıya bir göz atalım dilerseniz ;

Uygulamada ücretsiz izin, ya da zorunlu tatil olarak adlandırılan askıya alma halleri ancak işçilerin bunu kabul etmesiyle başka bir anlatımla bu hususta taraflar arasında açık veya zımni bir sözleşmenin oluşmasıyla mümkündür. Aksi halde işçiler iş görme edimlerini kabul etmeyen işverenden BK.m.325 uyarınca ücretlerini talep edebilecekleri gibi, iş sözleşmelerini haklı nedenle sona erdirebilriler. [1 Prof. Ömer EYRENCİ İst.Bar.Çalışma Huk.Kom.Bülteni sayı 5 sayfa 41]

Buradan da açıkça anlaşılabileceği gibi şayet işveren işçiyi ücretsiz izine ayırmak istiyorsa bu konuda onun rızasını almalıdır. Aksi halde kullandırılan bu izin zoraki bir izin olacaktır ve işçi işverenden bu izin süresi kadar ücret talep edebileceği gibi, bu nedene dayanarak iş sözleşmesini haklı bir şekilde sona erdirecek ve yasal haklarını (ihbar,kıdem) talep edebilecektir.

Şimdi konuya yüksek mahkemenin vermiş olduğu bir kararla netlik kazandırmayı sürdürelim.

Davalı işverenin davacı ile birlikte bir kısım çalışanları ücretsiz izine çıkarttığı sabittir.

Esasen bu olgu mahkeme kararının gerekçesinde de kabul edilmiştir. Davacı işçinin rızası ve yazılı muvafakati bulunmadan işverence davacının tek taraflı ücretsiz izine çıkarılması eylemli bir fesih olup, dairemizin yerleşik ictihatlarına göre bu durum davacı işçi açısından iş akdinin haksız fesih halini oluşturur ve işçi ihbar tazminatına da hak kazanır.

Açıklanan nedenlerle davacı yararına ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece bu isteğin reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. [2 Y. 9.H.D. E.2004/7127 K.2004/25124 T.08.11.2004]

Yargıtay kararından da açıkça anlaşılabileceği gibi bu tür ücretsiz izinler yasal zeminde işverenin iş sözleşmesini tek taraflı olarak sona erdirdiği anlamına gelmekte ve işçi bakımından haklı fesih ve tazminat hakkı ortaya çıkmaktadır.

Diğer taraftan ortada karşılıklı bir anlaşma olması durumunda ve işverenin bunu kanıtlaması koşulu ile işçiye bir fesih hakkı doğmamaktadır.

 

2- İşverenin rızası olmaksızın ücretsiz izin haklı fesih nedeni midir?

Geçen yazımızda ücretsiz iznin işçinin istemi dışında ve işveren tarafından (zorunlu olarak) kullandırılmasının yasal boyutları üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda konuya diğer tarafından bakacağız ve bu konumuzu tamamlamış olacağız.

Evet işverenlerin bu uygulamalarının yanında birde işçilerin ücretsiz izin talepleri olduğunu biliyoruz. Uygulamada bu tür taleplerle de sıkça karşılaşırız. Yani özel bir işi nedeniyle, örneğin yurt dışında lisan eğitimi almak amaçlı 6 ay ücretsiz izin talep eden bir işçisi karşısında işveren nasıl davranacaktır.

Öncelikle hemen belirtelim ki iş yasamızda kadın işçinin doğum sonrası talep edebileceği 6 aylık ücretsiz izin dışında [1] işçi bakımımdan da yasal bir ücretsiz izin söz konusu değildir.

Yani bir başka deyişle işverenin işçiye yukarıda belirttiğimiz özel hal dışında bir ücretsiz izin verme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak taraflar arasında bu konuda bir anlaşma söz konusu olursa işveren ücretsiz izni verebilir.

Peki işçi işverenin kabul etmemesine karşın ücretsiz izine ayrılmaya kalkarsa ne olacaktır.

Bu sorunun yanıtını da özet bir Yargıtay kararının yardımı ile açıklayalım dilerseniz.

Hasta olan çocuğunu her gün aşıya götüreceğinden bahisle 6 ay ücretsiz izin talebini işverenin kabul etmeyerek çocuğunu hastaneye götürmek için zaman, zaman kendisine izin verilebileceği işçiye bildirilmiştir.

Bunun üzerine işçinin işe gelmemesi işveren açısından hizmet akdini derhal fesih etme hakkını doğurur.[2]

Görülebileceği gibi Yargı da işçinin geçerli bir mazeret öne sürse dahi işverenin rızası olmaksızın ücretsiz izine çıkamayacağını açık bir biçimde ifade etmektedir.

Bu arada konunun bir başka yönüne de değinmeliyiz ;

Şayet işveren işçinin ücretsiz izin talebini kabul eder de mazeretsiz olarak işçi zamanında işbaşı yapmazsa ne olacaktır.

Bu durumda İş yasamızın 25/2 maddesi çerçevesinde İşverenin işçinin iş sözleşmesini derhal sona erdirme hakkı doğacaktır.

Bu konu başlığı altında son değinmek istediğimiz konu ise işçinin ücretli yada ücretsiz olarak kullandığı izin sırasında geçici olarak başka bir işte çalışması halidir.

Böyle bir durumda işveren işçinin borçları arasında yer alan sadakat borcuna aykırı davranması sebebi ile işçinin iş sözleşmesini bildirimsiz olarak sona erdirebilecektir.

Sonuç olarak ;

Çalışma yaşamımızda sıkça karşılaştığımız bir uygulama olan Ücretsiz iznin zorlama yolu ile karşı tarafa dayatılması iş yasamız açısından mümkün değildir. Bu nedenle gerek işçi, ve gerekse işveren bakımından ücretsiz izin ancak karşılıklı anlaşma yoluyla uygulanabilir.


[1] 4857 sayılı İş K. madde 74

[2] Y.9.H.D. 17.01.1991 E.9343 K.199


Hüseyin İrfan FIRAT

Personel ve İnsan kaynakları Yönetimi Danışmanı

 

Kaynak : SGK Rehberi

İlgilinizi Çekebilir