SGK Rehberi

Çalışan, Emekli ve İşverenin Haber ve Bilgi Portalı

Haberler » Emekli » Sosyal güvenlik destek primi nedir ve kimler bu primi ödemek zorundadır?- 1

Sosyal güvenlik destek primi nedir ve kimler bu primi ödemek zorundadır?- 1

Sosyal güvenlik destek primi nedir ve kimler bu primi ödemek zorundadır?- 1

Sosyal güvenlik destek primi ne olduğu ve kimler bu primi ödemek zorunda olduğu ile bu primlerin kaldırılıp kaldırılamayacağı gibi konuları açıklamaya çalışacağız.

Sosyal
Sosyal güvenlik destek primi nedir ve kimler bu primi ödemek zorundadır?- 1

Sosyal güvenlik destek primi nedir?

Sosyal güvenlik kurumlarından aylık bağlandıktan sonra SSK kapsamında yeniden çalışmaya başlayanlar için ilk defa 1986 tarihinden itibaren uygulamaya konulan sosyal güvenlik destek pirimi, SSK kapsamında çalışmaya başlayanların yeni çalışmalarına ait kazançları üzerinden 2008 yılı Ekim ayından önce %30 oranında kesilmiş, bu oranın % 7,5 u sigortalı % 22,5 işveren hissesi olarak tahsil edilmiştir.

Kanun gereği hizmet olarak değerlendirilmeyen, toptan ödeme olarak ödenmeyen bu primlerin neden alındığı sorusuna cevap ise, sigortalının yeni işinde herhangi bir iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına tutulması halinde gelir bağlanması amacıyla alındığı şeklinde izah edilebilir.

Bağ-Kur'dan yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra yeniden Bağ-Kur kapsamında çalışmaya başlayanların ise ilk defa Ekim 1999 tarihinden itibaren aylıklarının %10 u sosyal güvenlik destek primi olarak kesilmeye başlanmıştır.

2003 Eylül ayından itibaren de SSK, ve Emekli Sandığından yaşlılık ve malullük aylığı bağlandıktan sonra Bağ-Kur kapsamında çalışmaya başlayanlardan ise Bağ-Kur'un 12 inci gelir basamağının %10'u olan 75.00.- TL sosyal güvenlik destek primi olarak alınmaya başlanmıştır.

Ancak, aylık bağlandıktan sonra SSK kapsamında yeniden çalışmaya başlayanların destek primi bildirim ve ödeme yükümlüsü işverenleri iken Bağ-Kurluların bildirim ve ödeme yükümlüleri kendileri olduklarından Sosyal Güvenlik Kurumunun bunları zamanında tespit etmesi mümkün olamamıştır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bağ-Kurluların bildirim yükümlülüğü vergi dairelerine verilerek bu şekilde çalışanların kısa sürede tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bunun sonucunda da SSK ve ES' dan aylık bağlandıktan sonra ticari faaliyete başlayarak Bağ-Kur kapsamına giren emeklilerden 2003 yılından itibaren ödemeleri gereken primler 2008 yılından sonra tespit edilerek bu primler tahsil edilmeye başlanmıştır.

Bu durumda da bildirim yükümlülüğünün kendilerinde olduğunu bilmedikleri veya böyle bir prim ödemeleri gerektiğinden haberdar olmadıkları için kendilerini Bağ-Kur'a bildirmeyen emekliler, 2008 yılından sonra yüklü miktarda borçla karşı karşıya kalmışlardır.

Her ne kadar 6111 sayılı Torba Kanunla, sosyal güvenlik destek primi borçları için yeniden yapılandırma imkanı getirilmiş ise de bir çok emeklinin ödeme gücünü aşan bu borçları taksitle de olsa ödeme imkanı bulunmadığından, bu borçlar emeklinin sırtında bir yük olarak kalmaya devam etmektedir.

Sosyal güvenlik Destek Primi Hangi Amaçla Alınmaktadır?

Adından da anlaşıldığı gibi destek primi olarak tanımlanan bu prim, yıllarca çalışarak emekli olduktan sonra, emekli aylığı ile geçinemeyen ya da ek bir gelir elde etmek için yeniden çalışma ihtiyacı olan emeklilerin sosyal güvenlik kurumunu desteklemesi için alınmaktadır. Oysa bu kişiler zaten yıllarca çalışarak emeklilikleri için gerekli olan primleri ödemişlerdir.

5510 sayılı kanunla ilk defa 2008 yılı Ekim ayında sonra çalışmaya başlayanlar için emekli olduktan sonra yeniden 4 (a) yani SSK kapsamında çalışma imkanı kalmamıştır. Çalışması halinde aylıkları kesilecektir. Yalnızca 4 (b) yani Bağ-Kur kapsamında çalışmalarına olanak sağlanmıştır.

Yeni kanunla emeklilik yaşı kademeli olarak 65'e çıkarılarak bu yaşa ulaştıktan sonra emekli olanların zaten hizmet akdi ile yeniden çalışması pek mümkün olamayacağı göz önünde bulundurulmuştur.
5510 sayılı Kanundan önce sigortalı veya iştirakçi olanlar için eski kanun hükümleri uygulanmaya devam edildiğinden 2008 yılı Ekim ayı başından önce çalışmaya başlayanlar için destek primine tabi çalışma devam ettirilecektir. Ancak bunların da prim oranları % 30' un üzerine çıkarılmıştır.

Kaldı ki yeni çalışması nedeniyle herhangi bir iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına tutulması halinde gelir bağlanması amacıyla alınan % 30 prim oranına, 5510 sayılı Kanunla ayrıca işyerinin tehlike sınıfına göre, %1 ile 6,5 arasında değişen oranlarda iş kazası ve meslek hastalığı primi ilave edilerek prim oranı artırılmıştır.

Daha önce iş kazası veya meslek hastalığı geliri bağlanabilme ihtimaline karşı alınan % 30 prim oranına ayrıca çalışan sigortalılardan alınan iş kazası ve meslek hastalığı primi oranında yeni bir ilave yapılmasının izahı mümkün değildir.

2008 yılı Ekim ayından sonra 4 (b) kapsamında çalışmaya devam edenlerden alınan %10 prim oranı 2008 yılında %12, 2009 yılında %13, 2010 yılında %14, 2011 yılında ise %15 oranında aylıklardan kesilerek en son %15 oranında sabitlenmiştir.

Ayrıca aylıklardan kesilen prim karşılığında ise iş kazası ve meslek hastalığı geliri de bağlanamamaktadır.

% 15 oranında alınan bu primin, ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden fazla olamayacağı öngörülmüştür.
Bunu parasal olarak şöyle açıklayabiliriz; 4 (c) yani Emekli Sandığı kapsamında aylık bağlanan bir iştirakçinin 2011 yılı Kasım ayında 3.000.-TL aylık alırken bir ticari faaliyete devam etmesi halinde, 2011 yılı Kasım ayı aylığının % 15'i 450,00.-TL olduğu halde, 2011 yılının Ocak ayında Bağ-Kur kapsamında ödenen en yüksek aylık 2.237.45.-TL olduğundan, aylığından kesilecek en fazla tutar, 335, 62.- TL olacaktır.

Sosyal güvenlik Destek Pirimi kaldırılmalı mıdır?

Başka ülkelerin sosyal güvenlik sistemlerinde örneğine rastlanması mümkün olmayan, karşılığında herhangi bir yardım yapılmayan ve sistem desteklenmek isterken, emekliye yük getiren sosyal güvenlik destek primi uygulamasının kaldırılması gerekmektedir.

Kaldı ki ticari faaliyete devam eden bir emekli zaten açmış olduğu işyeri nedeniyle ekonomiye ve istihdama zaten katkıda bulunmaktadır. Bu kişilerden ayrıca sistemi desteklemek amacıyla prim almak hakkaniyet olgusu ile de bağdaşmamaktadır.

Bir sonraki yazımızda hangi aylıklardan, sosyal güvenlik destek primi kesildiği, avukat ve noterlerden bu primlerin nasıl kesildiği, süresinde ödenmeyen destek primlerinin nasıl tahsil edildiği ve hangi sürelerin yapılandırma kanunu kapsamında değerlendirildiği hakkında bilgi verilecektir.

Geçim standartlarının herkesçe malum olduğu ülkemizde emeklinin sistemi değil sistemin emekliyi desteklediği yarınları görmemiz umuduyla tüm emeklilere sağlıklı günler dilerim.

Hatice GÜVEN

 
 
 
Bu haber 54307 kez okundu

BENZER HABERLER

YORUM YAZ

BU HABERE YAPILAN YORUMLAR

SGKREHBERİ'NE SOR