SGK Rehberi

Çalışan, Emekli ve İşverenin Haber ve Bilgi Portalı

Haberler » Soru Cevap » Sosyal Güvenliğe ilişkin 50 soru 50 cevap

Sosyal Güvenliğe ilişkin 50 soru 50 cevap

Sosyal Güvenliğe ilişkin 50 soru 50 cevap

Sosyal

Kadınlar doğum borçlanması yapabilecekler midir?

5510 sayılı Kanunla, kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 /a ( SSK ) kapsamındaki sigortalı kadınların, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla borçlanma talebinde bulunulan sürelerini, borçlanma imkanı getirilmiştir.

Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi ne olacaktır?

Sigortalılığın baslangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması halinde, sigortalılığın baslangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülecektir.

5510 sayılı kanuna göre sigortalılık başlangıç süresi 18 yaş mıdır?

5510 sayılı Kanuna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilecektir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilecektir. 5510 sayılı Kanunun geçici 6 nci maddesi gereğince hizmet akdiyle çalışan 4/a (SSK) sigortalılarından, sigortalılık süresinin başlangıcı; - 1/4/1981 tarihinden önce ise sigortalılık süresinin başlangıç tarihi, - 1/4/1981 tarihinden sonra ise 18 yaşın doldurulduğu tarih, dikkate alınacaktır. Ancak, 18 yaşın öncesinde geçen çalışma süreleri prim ödeme gün sayısına ilave edilecektir. Bu durum, 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olan 4/a sigortalıları için yalnızca yaşlılık aylığı bağlanmasında geçerli olup, malullük ve ölüm aylıklarında uygulanmayacaktır.

İsteğe bağlı ödeme şartı ?

Yeni düzenleme ile Türkiye de yasal olarak ikamet edenlerden 18 yaşını dolduran ve talepte bulunanlar isteğe bağlı sigortalı olabilecektir. İsteğe bağlı sigortalı olmak için SSK da aranan 1080 gün ile Emekli Sandığında aranan 10 yıllık hizmet süresi şartları kaldırılmış ve bunlara genel sağlık sigortası primi ödemeleri suretiyle sağlık hizmetlerinden yararlanma, 30 günden az süreli işlerde çalışanlara da eksik sürelerini isteğe bağlı sigortalı olarak tamamlamaları imkanı getirilmiştir.


İsteğe bağlı sigortalılar genel sağlık sigortası ödeyecekler midirler?

İsteğe bağlı sigortalı olanlar GSS primi de ödeyerek zorunlu olarak genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanacaklardır. Kanunun yürürlük tarihinden önce sistemde olanlar da zorunlu olarak genel sağlık sigortası kapsamına dahil edilecektir.

506 sayılı kanuna göre isteğe bağlı sigortalı iken bu kanunun yürürlüğe girmesi ile isteğe bağlı sigortaya devam edilecek mı ve hangi kanuna göre emekli olunabilecek?

5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihi itibariyle gerek Kanunun yürürlük tarihinden önce 506 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortaya prim ödeyenler, gerekse Kanunun yürürlük tarihinden sonra isteğe bağlı sigortalı olacakların hizmetleri 1/10/2008 tarihi itibariyle 4/b (BAG-KUR) kapsamında değerlendirilecektir. Bu durumda, 1/10/20008 tarihinden önce SSK kapsamında isteğe bağlı prim ödeyerek 2829 sayılı Kanuna göre 1260 prim gün koşulunu doldurmaya çalışan sigortalıların 1/10/2008 tarihinden sonra da isteğe bağlı sigortaya devam etmeleri halinde bu hizmetler 4/b (BAG-KUR) kapsamında sayılacağından, bu şekilde 4/a (SSK) kapsamında emekli olmaları mümkün olmayacaktır. 4/a (SSK) kapsamında emekli olmak isteyen söz konusu isteğe bağlı sigortalıların ancak hizmet akdiyle çalışmaları durumunda 1260 gün koşulunu doldurmaları mümkün olabilecektir. 5510 sayılı Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları mülga 506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmektedir.


Türkiye'de ikamet etmeyen bir kişi isteğe bağlı sigortalılık için başvurabilir mi ve isteğe bağlı sigortalılığın şartları nelerdir?

5510 sayılı Kanunun 50nci maddesine göre, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için Türkiye de ikamet edenler ile Türkiye'de ikamet etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerdeki Türk vatandaşlarından; bu Kanuna tâbi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmaması veya sigortalı olarak çalışmakla birlikte ay içerisinde 30 günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması, kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olması yahut 18 yaşını doldurmuş bulunması şartları aranmaktadır.

Evlenme ödeneği hangi miktar üzerinden ve kimlere verilecektir?

Bu Kanun uyarınca, evlenme ödeneği yetim kız çocuklarına almakta oldukları aylıkların 24 aylık tutarı miktarında ödenecektir. Bu kanundan önce Emekli Sandığı Kanununa göre bağlanmış aylıklar hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağından yetim aylığı alan es, ana ve kızın evlenmesi halinde on iki aylık tutarında evlenme ikramiyesi ödenecektir. Hizmet azlığı nedeniyle aylık bağlanamayan ancak 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık bağlanmış kız çocuklarına almakta oldukları aylıkların 24 aylık tutarı miktarında ödenecektir.

5510 sayılı kanuna göre evlenme ödeneği 4/b ( BAĞ-KUR) sigortalılarının hak sahibi kız çocuklarına da verilecek midir?

Mülga 1479 ve 2926 sayılı Kanunlarda ölüm aylığı almakta iken evlenen kız çocuklarına evlenme yardimi verilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmazken, 5510 sayılı Kanunla, bu Kanuna göre ölüm gelir veya ayligi almakta iken evlenen kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi öngörülmüştür.

Emzirme ödeneği kimlere verilecek ve bu ödeneğin tutarını kim belirleyecektir?

Mevcut uygulamada sadece 4 (a)/SSK'lılar için 50 TL olarak ödenmekte olan emzirme ödeneğinin kapsamı yeni düzenleme ile genişletilerek, Bağ-Kurluları da kapsayacak şekilde; sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karisinin doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan esine, sosyal taraflardan isçi, işveren ve emekli temsilcilerinin de bulunduğu Kurum Yönetim Kurulunca belirlenen Bakanlıkça onaylanan tarifeye göre emzirme ödeneği verilmesi imkânı getirilmiştir. 2012 yılı için emzirme ödeneği 89 TL olarak belirlenmiştir.

Analık sigortası dahilinde geçici ıs göremezlik ödeneğinden yararlanma şartları nelerdir?

a) Doğumdan önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması, b) Bu süre içinde iş yerinde çalışmamış olması, c) Doğum olayının gerçekleşmiş olması, d) Kanunun 4/b (BAĞ-KUR) kapsamında bulunan sigortalıların analıkları halinde genel sağlık sigortası dahil prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması gerekmektedir.

4/c (emekli sandığı) kapsamında sigortalı olanlar geçici iş göremezlik ödeneği alacaklar mıdır?

5510 sayılı Kanuna tabi 4/c (ES) sigortalıları için kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümler uygulanmayacaktır. Dolayısıyla geçici iş göremezlik ödeneği alamayacaklardır.

Kanunun yürürlük tarihi itibarıyla bakmakla yükümlü kız çocukları sağlık yardımlarından yararlanacaklar mıdır?

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bakmakla yükümlü olarak sağlık yardımlarından yararlanan kız çocukları, durumlarında değişiklik oluncaya kadar kız çocuğu olarak bakmakla yükümlü sıfatı ile tedavi yardımlarından yararlanmaya devam edeceklerdir.

Primini ödemeyen vatandaşlar sağlık hizmeti alamayacaklar mı?

Prim ödeme yükümlüsü olduğu halde sağlık hizmeti sunucusuna başvurduğu tarih itibariyle 60 günden daha az prim borcu bulunanların sağlık hizmetlerinden yararlanmaması söz konusu değildir. Ayrıca, 18 yaşını doldurmamış olan kişiler, tıbben başkasının bakımına muhtaç olan kişiler, acil haller, is kazası ile meslek hastalığı halleri, bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar, koruyucu hekimlik hizmetlerinde, analık hallerinde, afet ve savaşta ve grev ve lokavt durumlarında prim borcuna ve prim ödeme gün sayısına bakılmaksızın tedavileri sağlanmaktadır.

Prim borcu olan esnaf ve sanatkarlar ile ailelerinin sağlık yardımından yararlanabilecekler mi ?

1479 sayılı Kanunda esnaf ve sanatkarlar ile ailelerinin sağlık yardımlarından yararlanmaları için hiç prim borcu olmaması gerekmekte iken tasarı ile prim ödeme yükümlülükleri, takip eden aydan başlatılmak ve 1 ay prim borcunu aksatmaları durumunda dahi sağlık yardımlarından yararlanma imkânı getirilmiştir.

İşsizlik sigortasından yararlananlar sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası kapsamına alınacak mı ?

Mevcut uygulamada işsizlik ödeneği ödenen sürelerde sigortalılar hastalık sigortası yardımlarından yararlanmaktadırlar. Kanunda işsizlik ödeneği ödenen sigortalılar genel sağlık sigortalısı sayılmakta ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişiler de genel sağlık sigortası yardımlarından yararlanabilme imkânına kavuşmaktadırlar. Bunların genel sağlık sigortası primleri Türkiye İş Kurumu tarafından ödenecektir.

Yeşil kart verilmeyenlerin genel sağlık sigortalılıklarının başlangıcı ne olacaktır?

Genel sağlık sigortalılığı; a) Yeşil kart veren merkezler yerine doğrudan Kuruma başvuranlardan, Kurumun yönlendirmesi sonucunda bu merkezlerce yapılan gelir testine göre yeşil kart verilmesi uygun görülmeyenlerin, Kuruma başvuru tarihinden, b) Yeşil kart veren merkezlere başvurduğu halde, bu merkezlerce yeşil kart verilmesi uygun görülmediği bildirilenlerin, yeşil kart veren merkezlere yaptıkları başvuru tarihinden, c) Kurumun bilgilendirmesine rağmen, gelir testi yaptırmak istemediğini beyan eden kişilerin 5510 sayılı Kanunun 82 inci maddesi gereğince asgari ücretin iki kati üzerinden primleri tahakkuk ettirilmek üzere Kuruma yaptıkları başvuru tarihinden, itibaren baslar.

18 yasın altında ki hangi çocuklar genel sağlık sigortası kapsamına alınmıştır?

a) Bakmakla yükümlü kişi olarak genel sağlık sigortalısı olan ana ve babaların 18 yaşın altındaki çocukları. b) Primlerini ödeyememiş olan ana ve babaların, çocukları 18 yaşını dolduruncaya kadar genel sağlık sigortalısıdır. c) Ana ve babası olmadığı halde SHÇEK hizmetlerinden faydalanmayan çocuklar, d) Nüfus kayıt işlemleri yapılıncaya kadar yeni doğan çocuklar genel sağlık sigortalısı sayılırlar.

Sigortalının 25 yasını doldurmuş kız çocukları anne veya babalarından dolayı sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek mi ?

Yeni düzenleme ile sağlık sigortası bakımından bakmakla yükümlü olunan çocukların en fazla 25 yaşına kadar bu haklardan yararlanacağı öngörülmekle birlikte, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sağlık yardımlarına müstahak olanların durumlarında değişiklik olana kadar mevcut haklarının verilmesine devam edilecektir. Ayrıca, kız çocukları isteğe bağlı sigorta kapsamında sağlık primlerini ödeyebileceği gibi prim ödeme gücünden yoksun iseler 60 inci madde kapsamında primleri devlet tarafından ödenerek sağlık yardımlarından yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.

Sağlık hizmetleri paralı mı olacak?

Sağlık hizmetleri paralı hale getirilmemektedir. 15 Haziran 2007 tarihinden önce BAĞ-KUR ve SSK'lılar özel hastanelerden( sağlık hizmeti sunucularından) kısıtlı olarak yararlanmaktaydılar. 15 Haziran 2007 sonrasında BAĞ-KUR, SSK ve Emekli Sandığı mensupları eşit olarak özel hastanelerden ( sağlık hizmeti sunucularından) yararlanmaya başladılar. Bu Kanunda( 5510 sayılı SS ve GSS Kanunu) sigortalılar( genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler) esas itibariyle herhangi bir ücret ödemeden sözleşmeli sağlık kuruluşlarından sağlık hizmeti sunucularından yararlanabileceklerdir. Ancak; Kamu sağlık kuruluşları sağlık hizmeti sunucularından standart hizmetler dışında kalan otelcilik hizmeti ve öğretim üyesi ücreti için ilave ücret alabileceklerdir. 5510 sayılı kanuna göre Sözleşmeli özel sağlık kuruluşları sağlık hizmeti sunucularının ve vakıf üniversitelerinin alabileceği ilave ücretlerin tavanını Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen sağlık hizmet bedellerinin bir katına kadar olmak üzere Bakanlar Kurulu belirleyecek, Kurum da bu sinir içinde yeni bir tavan belirleyebilecektir. Kurum, ilave ücret alınmayacak sağlık hizmetlerini belirleyebilecektir. (Yoğun Bakim, Göz Hastalıkları, Kalp ameliyat ve girişimleri vb. acil, yoğun bakım, yanık ted, kanser ted, yeni doğan ted, organ nakli, diyaliz, kvc işlemleri)) Mevcut uygulamada Kurumla sözleşmeli SHS ler hastanın veya yakınının önceden yazılı onaylarını almak kaydıyla tavanı olmayan ilave ücret talep edebilmekteyken Kanun ile bu tavan %90 ile sınırlanmıştır. SHS'lerin mutlak %90 ilave ücret almaları şartı da bulunmamaktadır. Bugün olduğu gibi birçok SHS hiç ilave ücret almadan hastaları tedavi edeceklerdir. Kamu sağlık kuruluşlarınca hizmeti sunucularına herhangi bir ilave ücret (otelcilik hizmetleri ile öğretim üyesi ücreti dışında ) ödemeden sağlık hizmeti vereceklerdir.

Sağlık hizmetlerinden hangilerine sigortalılar katılım payı ödeyecek?

Yeni düzenleme ile mevcut uygulamaya paralel olarak; ayakta tedavilerde hekim ve diş hekimi muayenesinde, ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri ile ayakta tedavide sağlanan ilaçlardan katilim payı alınması öngörülmüştür.

Sigortalı istediği sağlık kuruluşuna gidebilecek mi?

Sigortalılar sözleşmeli kamu ve özel sağlık hizmeti sunucularından istediklerine müracaat edebileceklerdir. Kaldı ki acil hallerde sözleşmesiz sağlık kuruluşlarına da gidilebilecektir.

Sağlık hizmetleri için ek ücret alınacak mı ?

Genel sağlık sigortasında sigortalılar esas itibariyle herhangi bir ücret ödemeden sözleşmeli sağlık kuruluşlarından SHS yararlanabileceklerdir. Ancak; kamu SHS sağlık kuruluşları standart hizmetler dışında kalan otelcilik hizmeti ve öğretim üyesi ücreti için ilave ücret alabileceklerdir. Sözleşmeli özel SHS'ler sağlık kuruluşları ise belirlenen sinir dahilinde ilave ücret alabileceklerdir. Acil hallerde sözleşmesiz sağlık kuruluşlarına yapılan müracaatlarda, tedavi bedelleri Kurumca karşılanacaktır. Bu durumda, sözleşmeli ve sözleşmesiz SHS'ler sağlık kuruluşları ilave ücret alamayacaklardır.

Genel sağlık sigortası primi devlet tarafından karşılanacak kişiler kimlerdir?

5510 sayılı Kanun ile birlikte ilk kez sağlık primlerinde Devlet katkısı getirilmiştir. 1. Aile içi kisi basina düsen geliri asgari ücretin 1/3 den az olan vatandaşlar, 2. İstiklal madalyası alanlar, 3. Vatani hizmet aylığı alanlar, 4. Terörle mücadele aylığı alanlar, 5. Harp malulleri, 6. Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakılacak çocuklar, 7. Köy korucuları 8. Başarılı sporcuların (Dünya, Olimpiyat ve Avrupa şampiyonları) genel sağlık sigortası primleri devlet tarafından karşılanacaktır. 9. Vatansızlar ve sığınmacılar, 10. 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler 11. 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler.

Katılım payı alınacak durumlar nelerdir?

Asagidaki hallerde katilim payi alinmaktadir. a) Ayakta tedavide hekim ve dis hekimi muayenesi. b) Ortez, protez, iyilestirme araç ve gereçleri. c) Ayakta tedavide saglanan ilaçlar. d) Yardimci üreme yöntemi tedavileri.

Kimlerden muayene katılım payı alınmayacaktır?

a. Is kazasına uğrayan veya meslek hastalığına tutulan sigortalıdan, bu durumları nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri, b. Askerî tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık hizmetleri, afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri, kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri, sağlık raporu ile belgelendirilmek şartıyla; organ, doku ve kök hücre nakline ilişkin sağlık hizmetleri için, c. 3292 sayılı Vatani Hizmet Tertibi aylıklarının bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişilerden, d. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre korunma, bakim ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişilerden, e. 1005 sayılı İstiklal Madalyası Verilmiş Bulunanlara Vatani Hizmet Tertibinden Şeref Aylığı Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre şeref aylığı alan kişiler ile bunların eşleri , f. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler, g. Harp malullüğü aylığı alanlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık alanlar, h. Vazife malûlleri, i. Birinci basamak sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayenelerde, Sağlık Bakanlığınca aile hekimliği sözleşmesi yapmış aile hekimi muayenelerinde, k. Diyaliz merkezleri ve Sağlık Bakanlığından ruhsatlı diğer özelleşmiş tedavi merkezleri, l. Refik Saydam Hıfzıssıhha Laboratuvarları, m. Tanı, tetkik ve görüntüleme merkezleri ile laboratuvarlar, n. Kurumca yetkilendirilen işyeri hekimlerinden muayene katilim payı alınmaz.

Hizmet akdine istinaden işveren tarafından çalıştırılan sigortalılardan dolayı 1/10/2008 tarihinden itibaren uygulanması gereken sigorta kolları ile prim oranları nelerdir?

1- Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim Oranı: İşyerinin tehlike sınıf ve derecesine göre belirlenen prim nispeti üzerinden %1 ila 6,5 arasında olup işveren tarafından ödenecektir. 2- Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları Prim Oranı: %20 olup, %9 u sigortalı hissesi, %11 i işveren hissesidir. 3- Genel Sağlık Sigortası Prim Oranı: %12,5 olup, %5 i sigortalı hissesi, %7,5 i işveren hissesidir.

5 puanlık işveren hissesi prim teşvikinden yararlanma şartları nelerdir?

Sosyal Güvenlik Kurumuna prim borcu bulunmayan özel sektör işverenlerinin çalıştırdıkları sigortalıları için ödeyecekleri sigorta primlerinden beş puanlık kısmının Hazinece karşılanmasına ilişkin prim teşviki uygulaması 1 Ekim 2008 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Bu düzenleme ile; işverenlerin, sigortalıları için ödeyecekleri primin 5 puanlık kısmi istihdamı teşvik amacıyla Hazinece karşılanacak olup, Sosyal Güvenlik Kurumuna Prim borcu bulunmayan ve kayıt dışı sigortalı çalıştırmayan işverenlerin sigorta prim yükünün beş puanlık kısmi Hazinece üstlenilmiştir.

Kimler sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışabilir?

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sosyal güvenlik destek primine tabi olarak 506 sayılı Kanun kapsamında çalışan emekliler, Halen aktif olarak ilgili sosyal güvenlik kanunlarına göre çalışmakta iken 1/10/2008 tarihinden sonra emekli olup, hizmet akdine tabi olarak tekrar çalışmaya başlayanlar, Daha önce emekli olup 1/10/2008 tarihinden sonra hizmet akdine tabi olarak çalışacak olanlar, Kanunun geçici maddelerinde yapılan düzenleme ile prime esas kazançları üzerinden %30 oranında ( %7,5 i sigortalı hissesi, %22,5 i işveren hissesi ) sosyal güvenlik destek primi, işyerinin tehlike sinif ve derecesine göre belirlenen ve %1 ila 6,5 arasında (işveren hissesi) olan kısa vadeli sigorta kollari primi ödenerek hizmet akdine tabi olarak çalışabilirler.

Bu kanunla yurtdışında geçen sürelerin borçlandırılması ile ilgili bir değişiklik getirildi mi?

3201 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle, l8 yaşını doldurmuş Türk Vatandaşlarının Türk Vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ile bu sürelerin arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ve yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri borçlanma kapsamına alınmıştır. Kurumumuzca yapılacak yurtdışı hizmet borçlanma talepleri için, Son defa Sosyal Sigortalar Kurumuna veya BAĞ-KUR a tabi çalışması olanlar, yada Türkiye de hiç çalışması olmayanlar veya yurtdışında ev kadınlığında geçen süreleri bulunanlar Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Yurtdışı Hizmetler Daire Başkanlığı veya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerine, Daha önce 5434 sayılı Kanun kapsamında çalışmış ise Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı na başvuracaklardır.

Yurtdışında geçen hizmetlerin borçlanma işlemlerinde ödenecek tutar nedir?

Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutari, basvuru tarihindeki 5510 sayili Kanununun 82 nci maddesinde belirtilen prime esas asgari ve azamî günlük kazanç arasinda seçilecek günlük kazancin % 32 sidir.

Yurtdışında geçen hizmetlerin borçlanılmasında borç tutarı ne zamana kadar ödenmesi gerekmektedir?

Islemin geçerli olabilmesi için bedelin ödenmesi gerekmektedir. Borcun teblig tarihinden itibaren üç ay içinde Kurum hesabina ödenmesi zorunludur. Üç aylik sürenin baslama tarihi, teblig mektubunun ilgiliye posta yoluyla teslim edildigi tarihte baslar. Tahakkuk ettirilen prim borcunun tamamini, teblig tarihinden itibaren üç ay içerisinde ödemeyenlerin, borçlanma basvurulari geçersiz sayilir. Üç aylik süre içerisinde borcun bir kisminin ödenmesi halinde ödenen miktar ile orantili süre geçerli sayilir. Ödenmeyen süreye ait borçlanma ise iptal edilir. Ödenmeyen sürenin geçerli sayilmasi yeni bir borçlanma talebine ve süresi içinde ödenmesine baglidir.

Kadın esnaf doğum yaparsa iş göremezlik parası alacak mı?

Esnaf kadinlarimiza bu Kanunla ilk defa dogum öncesi ve dogum sonrasinda is göremezlik ödenegi verilmesi imkani getirilmektedir.

4/b( bağ-kur) kapsamında ki sigortalılara geçici ıs göremezlik ödeneği hangi şartla ve hangi miktar üzerinden ödenecektir?

Ayrica, mevcut uygulamada Bag-Kur da herhangi bir geçici is göremezlik ödenegi olmamasina ragmen yeni düzenlemede bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fikrasinin b bendi kapsaminda çalisanlara is kazasi ve meslek hastaligi sigortasi kolundan istirahatli birakildiklari günler için genel saglik sigortasi dahil prim ve her türlü borçlarinin ödenmis olmasi sartiyla yatarak tedavi sonrasi bu tedavinin geregi olarak istirahat raporu almasi, sartiyla geçici isgöremezlik ödenegi ödenmektedir. Öte yandan bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fikrasinin (b) bendinin (1), (2) ve (4) alt bentlerine tabi çalisanlara 90 gün kisa vadeli sigorta primi bildirilmis olmasi ve genel saglik sigortasi dahil prim ve her türlü borçlarinin ödenmis olmasi sartiyla geçici isgöremezlik ödenegi imkani getirilmektedir. Istirahatli birakilan sigortaliya bu süre içerisinde çalismama kosuluyla, is kazasi, meslek hastaligi, hastalik ve sigortali kadinin analigi halinde verilecek geçici isgöremezlik ödenegi, yatarak tedavilerde Kanunun 17 nci maddesine göre hesaplanacak günlük kazancinin yarisi, ayaktan tedavilerde ise 2/3 ü üzerinden hesap edilecektir.

5510 sayılı kanunla 4/b(bağ-kur) kapsamındaki sigortalıların iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına tutulması durumunda iş kazası ve meslek hastalığı geliri, ölümü halinde de hak sahiplerine ölüm geliri ödenecek midir?

Mevcut uygulamada 506 ve 2925 sayili Kanunlara tabi sigortalilarindan is kazasi veya meslek hastaligi sonucu olusan hastalik ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen saglik hizmeti sunucularinin saglik kurullari tarafindan verilen raporlara istinaden Kurum Saglik Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oraninda azalmis bulundugu tespit edilenlere sürekli is göremezlik geliri baglanmakta iken, 5510 sayili Kanunla 4/b (Bag Kur) kapsamindaki sigortalilara da is kazasi geçirmesi veya meslek hastaligina tutulmasi durumunda is kazasi ve meslek hastaligi geliri baglanmasina imkan saglanmis, sigortalilarin ölümü halinde de hak sahiplerine yine bu sigorta kolundan ölüm geliri baglanmasi öngörülmüstür.

4/b (bağ kur) kapsamında sigortalı olanların tehlike sınıf ve derecesi neye göre belirlenecektir?

Bagimsiz çalisanlar için ?Tehlike ve Sinif Dereceleri? meslek kodlari dikkate alinarak belirlenecektir.

4/c (emekli sandığı) kapsamındaki sigortalılara hangi hallerde ölüm aylığı verilir?

Kamu görevlisi olarak görev yapmakta iken vefat eden, ancak toplam hizmet süresi 10 yildan az olmasi nedeniyle dul ve yetimlerine ayligi baglanamayan kisinin, artik 1800 gün hizmetinin bulunmasi halinde dul ve yetimlerinin 1 Ekim 2008 tarihinden sonra yapacaklari basvuru üzerine, müracaat tarihini takip eden aybasindan itibaren ölüm ayligi baglanacaktir. Ancak toptan ödeme seklinde belli tutarda para alanlar hakkinda ihya edilmek suretiyle islem yapilmasi mümkün olabilecektir.

Eşi devlet memuru iken vefat eden bir sigortalının askerlik süresini borçlanarak beş yılı tamamlaması halinde ise aylık bağlanacak mı?

Hak sahiplerinin ölen adina borçlanacaklari hizmetlerle birlikte bes yili doldurmalari halinde kendilerine borçlanma tutarlarini ödedikleri tarihi takip eden aybasindan itibaren aylik baglanabilecektir.

Malulen emekliye ayrılmak suretiyle görevinden ayrılan ve hizmet süresi 10 yılı doldurmadığı için kendisine toptan ödeme yapılan kişilere 5510 sayılı kanun yeni bir hak getiriyor mu?

Bu Kanuna göre malullük sebebiyle emekli ayligi baglanabilmesi için, en az on yildan beri sigortali bulunup, toplam olarak 1800 gün veya baska birinin sürekli bakimina muhtaç derecede malûl olan sigortalilar için ise, sigortalilik süresi aranmaksizin 1800 malûllük, yaslilik ve ölüm sigortalari primi bildirilmis olmasi ve çalisma gücünü % 60 oraninda kaybettiginin belgelenmesi halinde, yapilan toptan ödemenin ihya edilmesi halinde malullük ayligi baglanabilecektir.

Kamu görevlilerinin 5510 sayılı kanuna göre malullük hükümlerinden yararlanabilmesi şartları nelerdir?

Meslekte kazanma gücünü kaybettigi anlasilanlar ile çalisma gücünün en az % 60 ini kaybettigi Kurum Saglik Kurulunca tespit edilmesi gerekmektedir. Bu rahatsizliklari sigortali olarak ilk defa çalismaya basladigi tarihten önce tespit edilmesi halinde haklarinda malullük hükümleri uygulanmayacaktir. Malullükleri kabul edilenlerden talepleri üzerine, haklarinda malullük hükümleri uygulanmaksizin malûllüklerinin mani olmadigi baska vazife veya siniflara nakil suretiyle tayinleri yapilarak, sinif veya görev degistirenler, yeni görevlerinde herhangi bir mecburi yükümlülük süresine tabi degiller ise her zaman malulen emekliye ayrilma talebinde bulunabilme haklari mevcuttur. Malullük sigortasindan ayliga hak kazanma kosulu; kamu görevlileri açisindan 10 tam yil hizmet süresinin bulunmasini gerektirmekte iken, yeni düzenleme ile malullük sigortasindan ayliga hak kazanma kosulu; - En az 10 yildan beri sigortali bulunup toplam 1800 gün, - Sigortalinin baskasinin bakimina muhtaç olmasi halinde belli bir sigortalilik süresi aranmaksizin 1800 gün prim ödeme sartina baglanmistir. Malullük sigortasinda, sigortalilarin prim ödeme gün sayisinin 9000 günden az olmasi halinde aylik baglama oranlari 9000 gün üzerinden hesaplanacaktir. Ayrica, malul sigortalinin baskasinin bakimina muhtaç olmasi halinde aylik baglama orani 10 puan artirilacaktir.

Sağlam olarak devlet memuriyetine girdikten sonra sakatlanan bir kişiye 5510 sayılı kanun yeni bir hak getiriyor mu?

p:Devlet memurlarindan çalismaya basladiktan sonra sakatlanmis olanlarin bu Kanundan sonra, Kurumca yetkilendirilen saglik hizmet sunucularinin saglik kurullarinca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanagi tibbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Saglik Kurulunca çalisma gücündeki kayip oraninin; a) % 50 ilâ % 59 arasinda oldugu anlasilmasi ve 16 yil hizmetinin bulunmasi, b) % 40 ilâ % 49 arasinda oldugu anlasilmasi ve 18 yil hizmetinin bulunmasi halinde kendilerine Emekli Sandigi Kanunu hükümlerine göre aylik baglanabilecektir.

Kanun şehitlerin anne ve babalarına aylık bağlanmasına ilişkin şartlarda herhangi bir değişiklik getiriyor mu?

Emekli Sandigi Kanunundaki sehit anne ve babalarina aylik baglama kosullari aynen korundugundan herhangi bir degisiklik söz konusu degildir.

4/c (emekli sandığı) kapsamındaki sigortalının hak sahiplerine evlenme ikramiyesi ve evlenme ödeneği verilecek mi?

Bu kanundan önce Emekli Sandigi Kanununa göre baglanmis ayliklar hakkinda bu Kanunla yürürlükten kaldirilan hükümleri de dâhil 5434 sayili Kanun hükümlerine göre islem yapilacagindan yetim ayligi alan es, ana ve kizin evlenmesi halinde 12 aylik tutarinda evlenme ikramiyesi ödenecektir. Hizmet azligi nedeniyle aylik baglanamayan ancak bu Kanun uyarinca aylik baglanmis kiz çocuklarina almakta olduklari ayliklarin 24 aylik tutari miktarinda ödenecektir.

5510 sayılı kanundan sonra ilk defa kamu görevlisi olacaklar hangi sürelerini borçlanabilirler ?

5510 sayili Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fikrasinin (c) bendi uyarinca ilk kez kamu görevlisi olanlar sigortali olacaklar ve bunlar; a)Er veya erbas olarak silah altinda veya yedek subay okulunda geçen sürelerini, b) Personel mevzuatlarina göre ayliksiz izinde geçen sürelerini, c) Sigortali olmaksizin doktora ögreniminde veya tipta uzmanlik için, yurt içinde veya yurt disinda geçirdikleri normal doktora veya uzmanlik ögreniminde geçen sürelerini, ç) Sigortali olmaksizin avukatlik stajini yapanlarin (bitirenlerin) normal stajda geçen sürelerini, d) Hekimler fahri asistanlikta geçen sürelerini, e) Seçim kanunlari geregince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapildigi tarihi takip eden aybasina kadar açikta geçirdikleri sürelerini, f) Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabina okuduktan sonra subay veya astsubayliga nasp edilen veya yedek subaylik hizmetini takiben subayliga geçirilenler ile fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabina okuduktan sonra, komiser yardimcisi veya polis memuru olarak atananlar basarili ögrenim sürelerini, g) Sigortalı olmaksızın, 8/4/ 1929 tarhli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında göre yurt dışında gönderilen ve öğrenimini başarıyla tamamlayarak yurda dönenlerden yükümlü bulunduğu mecburi hizmet süresini tamamlamış olanların, yurt dışında resmi öğrenci olarak geçirmiş oldukları öğrenim sürelerinin 18 yaşının tamamlanmasından sonraki döneme ait olan kısmını borçlanabileceklerdir.

E-Reçete Nedir?

Sağlık hizmet sunucularının sistemleri üzerinde, hekimler tarafından, Kurumun duyurduğu ve tanımladığı şekilde oluşturulup MEDULA sistemine elektronik ortamda kaydedilerek elektronik reçete numarası verilmiş olan reçeteler e-reçete (elektronik reçete)olarak tanımlanmaktadır.

Elektronik reçete olarak yazılmayacak ilaçlar/ilaç grupları hangileridir?

Elektronik reçete olarak yazılmayacak ilaçlar/ilaç grupları; - Majistral olarak yazılacak olan ilaçlar, - İthal ilaç grubuna giren kişiye özel yurt dışından getirtilen ilaçlar, için yazılan reçeteler manuel yazılmaya devam edilecektir.

Elektronik reçete yazılmayacak kişiler kimlerdir?

Elektronik reçete yazılmayacak kişiler; -Yabancı ülkelerle yapılan "Sosyal Güvenlik Sözleşmeleri" kapsamında Kurum tarafından sağlık hizmeti verilen kişiler, -İlgili mevzuatta tanımlanan Kurum MEDULA hastane sisteminden provizyon alınamamasına rağmen sağlık hizmeti sunulan kişilere ait reçeteler, hekimler tarafından manuel olarak yazılmaya devam edilecektir.

Eczaneler manuel reçete kabulüne devam edecek midir?

Reçete üzerinde e-reçete numarası var ise bu reçete eczane tarafından elektronik olarak karşılanacaktır. Ancak sağlık hizmet sunucuları tarafından sistemin çalışmaması nedeniyle e-reçete oluşturulamaması durumlarında reçeteler manuel olarak düzenleneceğinden bu tür reçeteler eczaneler tarafından önceden olduğu gibi yine kabulüne devam edilecektir.
Avuç İçi Damar izi kimlik doğrulama sistemi ne zaman uygulamaya geçecektir.

01.04.2013 tarihinde tüm Türkiye' deki özel hastaneler ile üniversite hastanelerinde uygulanmasına başlanacaktır.

Avuç İçi Damar izi verilerinin saklanmasında gizlilik esasına riayet ediliyormu?

Bu sistemle veriler Kurum merkezinde çok yüksek güvenlikli cihazlar kullanılarak tekrar şifrelenerek saklanmaktadır. Kurum çalışanları dahi hangi damar izinin hangi kişiye ait olduğu bilgisine ulaşamamaktadır. Kişisel veriler gizlilik esaslarına riayet edilerek saklanmaktadır.

Kaynak:SGK
 
 
 
Bu haber 21873 kez okundu

BENZER HABERLER

YORUM YAZ

BU HABERE YAPILAN YORUMLAR

SGKREHBERİ'NE SOR