Taşeron işçi "Çocuklarımı okutmak için evimi sattım"

Taşeron işçi "Çocuklarımı okutmak için evimi sattım"

Tarih :
Taşeron işçi
Antep’te 3. Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Zümrüt Çikolata’da her ay gecikmeli ödenen ücretler nedeniyle işçiler ay sonunu getiremiyor. Borç nedeniyle pek çok sorun yaşadıklarını ifade eden bir işçi, çocuklarını okutabilmek için evini satmak zorunda kalmış. Patronun, krizi bahane ederek ücretleri geciktirmesine tepki gösteren işçi, “Oysa ki kendisi 1 buçuk milyon liralık evde oturuyor, arabası altında’’ diye konuştu.

Fabrikanın atölye bölümünde çalışan iki çocuk babası işçi, “Üniversiteye giden çocuklarını okutabilmek için” diyerek başlıyor söze ve bir süredir işyerinde yaşanan sorunları şu şekilde sıralıyor: Maaşlarımız uzun bir süredir aksıyor. Ayın 7’sinde yatması gereken maaşlar 20’sine sarktı, kasım ayının 29’una kadar aylıklar hesabımıza geçmedi. Yaşananlar karşısında cılız tepkiler var ancak yine de koşullar aynı.

Ücretlerinin ödenmesinde yaşanan gecikme nedeniyle müdürün yanına da çıktıklarını söyleyen işçi, olumsuz yanıt aldıklarını aktarıyor. Kasım ayının 20’sinden sonra ise patronla görüştüklerini dile getiren işçi, patrondan "Başınızın çaresine bakın, benim servetim yedi sülaleme yeter, işten çıkmak isteyen varsa çıksın" yanıtını aldıklarını ifade etti.

‘KENDİSİ 1 BUÇUK MİLYON LİRALIK EVDE OTURUYOR’
"Para gelirse veririz gelmezse vermeyiz" diyen patrona tepki gösteren işçi yaşananlar karşısında sessiz kalmayacaklarını belirterek şunları söyledi: Fabrikaya giriyorum, makinenin başında oturuyorum, yaklaşık bir haftadır çalışmıyorum. ‘Niye çalışmıyorsun?’ diye sorduklarında ‘Niye para vermiyorsunuz?’ diyorum ‘Para yok’ diye geçiştiriyorlar. Ekim ayında, gözlerimin önünde 38 TIR çikolata yüklendi. Şu an sezon, sezon bittiğinde ne yapacak, o zaman hiç para vermez.

Patronun krizi bahane ettiğini düşünen işçi, “Kriz onu etkilemiyor ki. İşçilere diyor ki ‘Para gelmedi idare edin’ oysa ki kendisi 1 buçuk milyon liralık evde oturuyor, arabası altında’’ diyerek tepki gösterdi. Herkesin borç içinde olduğu ifade eden işçi, “İnsanlar samanla mı beslenecek? Geçen birisi oturmuş ağlıyordu, ‘Niye ağlıyorsun?’ dedim, ‘Oğlanın servis parasını veremedim, okula gidemiyor’ dedi. Hadi biz idare ederiz, kuru ekmek de yeriz ama çocuğun süt parası ne olacak?” diyerek tepki gösterdi.

ÇALIŞANLARIN YARISI KAYIT DIŞI
Çalışma koşullarına da değinen işçi şöyle konuştu: Fabrikada 100 civarı işçi çalışıyor ancak bunun 50’si kayıt dışı. 15-20 kadar çocuk işçi var, bunlar 10 saat çalışıyor ama maaşları 8 saat üzerinden yatıyor. Suriyeli çalışanlar ise 1000 lira ile 1400 lira arası alıyor. Kalanlara ise fazla mesai elden veriliyor. İşyeri yönetimi masrafları kısmak için servis sayısını düşürdü. Günde üç saat yolda geçiren arkadaşlar var, üstelik günde 10 saat çalışıyorlar.

Geçtiğimiz günlerde işyerinde yaşanan bir iş kazasına ilişkin bilgi veren işçi, “Gece vardiyasındaki işçiler için yemekhanede balık bırakılmış, bu balıklara kedi dadanınca vardiya ustası patates kızartması yapmak istemiş. Makineleri de kontrol etmesi gereken usta ocağın başından ayrılınca elektrik tesisatı yanmış, doğal gaz borusunda hasar oluşmuş. Ustaya 500 lira ceza kesildi. Yemekhane sorunuyla ilgili müdürün yanına çıktığımızda ise ‘Üç işçi için geceye aşçı mı göndereceğim?’ yanıtını verdi. Sonra olan işçiye oldu, yangını söndürmeye çalışırken eli yandı üstüne bir de 500 liralık tutanak yedi” diye konuştu



Evrensel

İlgilinizi Çekebilir