Anasayfa » Medya Haberleri » 'Acı patlıcanın' altından, tarım da sayım skandalı çıktı! İşte ayrıntılar...

'Acı patlıcanın' altından, tarım da sayım skandalı çıktı! İşte ayrıntılar...

'Acı patlıcanın' altından, tarım da sayım skandalı çıktı! İşte ayrıntılar...

Pazarda 20 TL'ye kadar yükselen patlıcan fiyatları gözlerin Tarım ve Orman Bakanlığı'na çevrilmesine yol açtı. Gıda fiyatlarına müdahale etmesi beklenen Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, 18 yıldır tarım sayımını gerçekleştirmediği ortaya çıktı. Bu durum sektörde büyük tepkilere yol açtı. Tarım'da yaşan sayım sıkıntısının ayrıntıları şöyle:

Tarih :
'Acı patlıcanın' altından, tarım da sayım skandalı çıktı! İşte ayrıntılar...

Tarım sektörü her geçen gün önemini ve ağırlığını daha fazla hissettirmektedir. Hem Ülkemizde hem de dünyada nüfus artışı ile birlikte fert başına düşen gayri safi milli hasıladaki yükseliş, tarım ürünlerine olan talebi artırmaktadır. Bununla birlikte iklim değişikliği ve küresel ısınmanın da olumsuz etkileri ile zaman zaman arz kısmında daralmalar da meydana gelmektedir. Bunun sonucu olarak arz ile talep arasında bir dengesizlik oluşmaktadır. Böylece her geçen gün toplumlarda tarım ve gıda daha fazla konuşulmakta, ülkenin temel ihtiyaçlarını karşılayacak dışa bağımlılığı azaltacak bir tarımsal üretim günümüz dünyasında daha fazla önem kazanmaktadır.

Ülkemiz coğrafi konumu ve iklim özelliği nedeniyle tarımsal üretiminde dünya lideri olduğumuz ürünlerin yanı sıra, dünyada önemli üreticisi olduğumuz pek çok ürüne sahiptir.

Arz ve talep dengesizliğinin en önemli göstergesi fiyat değişimleri yani enflasyondur. Enflasyon denince de aklımıza TÜFE ve ÜFE gelmektedir. Son yıllarda Ülkemiz gündeminde önemli yer tutan TÜFE'yi tetikleyen en önemli alt grup olarak yaklaşık %23'lük ağırlıkla gıda sektörü yer almaktadır. Ekonominin değerlendirildiği televizyon programlarında ve makalelerde gıda enflasyonu en çok tartışılan, konuşulan konular arasında yer almaktadır. Çünkü aileleri etkileyen en önemli fiyat artışları gıda ürünlerde olmakta bu da konuşulması gereken bir konu haline getirmektedir.

Peki bu kadar önemli ve bu kadar sık konuşulan tarım sektörünün rakamlarla arası nasıldır?

İçinde yaşadığımız çağ bilgi çağı olarak adlandırılmaktadır. Bilgi eşittir yeni güç ve yeni silahtır. Veri bilimi yeni ve ciddi bir ihtisas alanıdır. Uluslararası alanda verileri toplayıp dağıtan bazı kurumlar bunun karşılığında ciddi ücretler talep etmektedirler. Hedefinize ulaşmak için rakamlara ihtiyaç vardır. Geçmiş ile geleceği tanımlamak, belirlemek ve kontrol altında tutmak için verilere sahip olmamız gerekmektedir.

Ülkemizin mevcut tarım varlığını tespit edebilmek, zaman içinde oluşan gelişmeleri izleyebilmek, üretim planlaması, optimizasyon ve gelecek için projeksiyonlar yapmamıza imkân sağlaması için istatistiksel verilere ihtiyaç vardır. Bu veriler ise ya idari kayıtlarla ya da belirli zaman aralıkları ile tarım sayımı yapılarak elde edilir.

Tarım sayımı, tarımın yapısıyla ilgili verilerin toplanması, işlenmesi ve dağıtılması için tüm ülkede veya önemli bir kısmında yürütülen istatistiksel işlemler bütünüdür. Tarım sayımında toplanan verilerin yapısını, işletme büyüklüğü, ürün ayrıntısında arazi kullanımı, sulama, hayvan sayısı, işgücü ve diğer tarımsal veriler, oluşturmaktadır. Tarım sayımında veri doğrudan tarım işletmelerinden derlenmektedir.

İlki Cumhuriyet'in ilanından hemen sonra 1927 yılında olmak üzere 1950, 1963, 1970, 1980, 1991 ve 2001 yıllarında Ülkemizde 7 kez tarım sayımı yapılmıştır.

1927-1950 yıllarındaki olağanüstü şartları değerlendirme dışı tutarsak 1950 yılından 2001 yılına kadar nerdeyse her 10 yılda bir tarım sayımı yapılmıştır. Sayım yapma yetkisi olan TÜİK Kanununda tarım sayımının sonu (0) veya (1) ile biten yıllarda yapılması gerektiği yer almıştır. TÜİK Kanununda yer alan bu hüküm daha sonra yürürlükten kaldırılmıştır.

Peki bu durum Avrupa Birliğinde nasıl?

19 Kasım 2008 tarihli ve 1166/2008 nolu Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü ile AB ülkelerinde, en az 10 yılda bir tarımsal işletme kayıtlarının güncellenmesi ve ara dönemlerde örnekleme yoluyla yapılacak araştırmalar için gerekli değişkenlerin elde edilmesi amacıyla tüm tarım işletmelerinin sayımı yapılması gerekmektedir.

FAO, 2010 Dünya Tarım Sayımı Programında, bu dokümanın amaç bölümünde belirtilen hususlar doğrultusunda, ülkelerde on yıllık periyotta bir ulusal tarım sayımı yapılmasını önerir.

Avrupa Birliği üyeliği müzakere sürecinde yer alan, "Tarım ve Kırsal Kalkınma" başlıklı 11. Faslın açılış kriteri ile "İstatistik" başlıklı 18. Faslın kapanış kriterinin gerekliliklerini yerine getirme yükümlülüğü kapsamında, ülkemizde tarımsal faaliyetle uğraşan tarımsal işletmelerin tamamına ait güncel bir çerçeve elde edilmesi, ulusal düzeyde tarımsal işletme kayıt sistemi kurulması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması gerekmektedir.

Ülkemizde en son tarım sayımının üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen henüz sayım yapılmamıştır, yapılacağı bir takvim de kamuoyuyla paylaşılmamıştır.

Peki bizde niye yapılmaz!!!

25 Şubat 2015 tarihinde Tarım Bakanlığınca düzenlenen Tarımsal İzleme ve Bilgi Sistemi (TARBİL) tanıtım toplantısında Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu "Türkiye'nin her bir tarım alanını biz şimdi Ankara'dan göreceğiz. Alana konulmuş teknolojik aygıtlarıyla biz bunu görebileceğiz. Afeti belki de önceden göreceğiz. Gübrede eksiklik varsa ilave edeceğiz. Toprak kalitesinin nasıl bir gelişme gösterdiğini inceleceğiz. E-devletle bunu birleştireceğiz. Böylece potansiyelimizi gözleyebileceğiz. Tarımda her üniteyi kayda geçiriyor ve biliyoruz." şeklinde açıklama yapalı tam 4 yıl olmuştur. Ancak henüz yukarıda da ifade ettiğimiz gibi tarım sayımı yapılamamıştır. Projenin resmi internet sitesinde (www.tarbil.com) "Türk tarımı uzaya çıktı" diye açıklama, başlık yer almaktadır.

Hız göstergesi bozuk olan bir arabayla seyahat ettiğimizi düşünelim. Bu seyahati nasıl planlayabiliriz? Tabi ki planlayamayız. Kaç kilometre hızla gittiğimizi bilmiyoruz, kaç kilometre yolumuz kaldığını bilmiyoruz ve ne zaman varacağımızı da bilmiyoruz. Bu şartlarda biz seyahatimizi yönetebilir miyiz? Veri yoksa yönetemezsiniz.

Gıdanın her geçen gün daha fazla önem kazandığı, enflasyon olarak daha fazla konuşulduğu zamanımızda, sorunlarımızı rasyonel olarak çözebilmek için öncelikle durumumuzu gerçekçi olarak tespit etmeliyiz. 1950-2001 yılları arasında neredeyse her 10 yılda bir yapılan tarım sayımının, dünyanın biri bizi gözetliyor evine döndüğü milenyum çağında 18 yıldır yapılamıyor olmasının mazeretinin olmayacağını, olamayacağını bilmeliyiz.

Hangi sektörde olursa olsun, geçmişinizi ve bugününüzü değerlendirebileceğiniz rakamlarınız yoksa ya da yanlış ise geleceğinizi de ancak el yordamıyla şekillendirirsiniz.

Hedefiniz yok ise hiçbir yol sizi bir yere götürmez, nereye gittiğinizin de önemi yoktur.

Kaynak : SGK Rehberi

Benzer Haberler