Anasayfa » Medya Haberleri » Numan Kurtulmuş'tan yeni parti iddialarına cevap: Dostlarımızı..

Numan Kurtulmuş'tan yeni parti iddialarına cevap: Dostlarımızı..

Numan Kurtulmuş'tan yeni parti iddialarına cevap: Dostlarımızı..

AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Habertürk'ten Kübra Par'a konuştu.

Tarih :
Numan Kurtulmuş'tan yeni parti iddialarına cevap: Dostlarımızı..

AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Habertürk'ten Kübra Par'a konuştu. "Halkın siyasetçilerden beklentileri çok yükseldi" diyen Kurtulmuş, yerel seçimlere ilişkin, “Geçmiş seçimlerle kıyasla bu seçim kararsız seçmen fazla ama Cumhurbaşkanımızın sahaya inmesiyle sonuçlar lehimize döndü” dedi. Kurtulmuş, yeni parti iddiaları için "Ortada somut bir şey yokken kulis bilgileri üzerinden arkadaşlarımızı, dostlarımızı hedef almayız" ifadelerini kullandı. S-400 gerilimi hakkında konuşan Numan Kurtulmuş, "Eski Türkiye’de olsaydık siyasetçiler yaptırım söylemine karşılık ABD’ye el avuç açarlardı" ifadelerini kullandı

Numan Bey geçtiğimiz günlerde yaptığınız bir konuşma tartışmalara neden oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kastederek, "Onu darbelerle gönderemediler. 15 Temmuz’da denediler olmadı, 31 Mart’ta da denemeye çalışıyorlar" dediniz. "Darbe ile seçimi bir mi tutuyorsunuz?" eleştirilerine ne diyorsunuz?

Darbe ile seçimi bir tutmuyorum. Türkiye son altı yılda büyük badirelerden geçti. 7 Şubat MİT krizi ile başlayıp 15 Temmuz darbe teşebbüsüne kadar geçen zamanda Türkiye maalesef olağanüstü bir sürece sokulmaya çalışıldı. Sokaklarda başkaldırılarla ve birtakım darbe teşebbüsleriyle hükümetinin indirilmesi ve AK Parti’nin yıkılması hedeflendi. Bu ciddi kriz anlarında muhalefetten herhangi bir ses çıkmadı, hatta 15 Temmuz'a bile, ''kontrollü darbe'' veya ''tiyatro'' bile diyebildiler. Bu seçimde de birbirine benzemeyen partiler bir araya geldi. Bunların ortak hiçbir sözü veya projesi yok. Tek ortak noktaları Tayyip Erdoğan’ı ve AK Parti hükümetini yıkmaktır ve bunun için de 31 Mart yerel seçimlerini bir vesile olarak kullanmaktalar. Nasıl millet meydanlarda darbeyi yapmak isteyenlere bir şekilde müsaade etmediyse, burada da oylarıyla AK Parti'ye destek olacak ve karşı taraftaki ittifakın önünü açmayacaktır. Siyasi geçmişimiz itibarıyla milletin sözünün üstünde hiçbir sözü kabul etmeyiz; milletimiz sandıkta ne söylüyorsa baş göz üstüne. Dolayısıyla, demokratik yollarla milletimiz bu sandıklarda da yine Erdoğan'a ve AK Parti'ye sahip çıkacaktır. Söylediğim şey budur; yoksa darbe ile seçimi kıyas dahi etmem ya da seçimle gelen iktidarların gideceği yerlerin yine sandık olduğunu bilirim. Demokratik sistem içerisinde, milletin iradesinin üstünde bir gücü de kabul etmem.

"Birbirine benzemeyen dört parti bir araya geldi" diyorsunuz. Dönem dönem "Zillet İttifakı" da deniyor. Muhalefet bloğunu komple gayrimeşru ilan eden söylem halkta karşılık buluyor mudur?

Yeni sistemin doğası gereği, artık Türkiye'de siyaset iki eksende oluşmaya başlayacak. Bugünden yarına iki partili bir sisteme geçeceğiz demiyorum ama bir tarafında AK Parti'nin, diğer tarafında da CHP'nin öncülük ettiği bir siyaset aksı ortaya çıkıyor. Bunu yerel seçimlerde de görüyoruz. Demokraside partilerin ittifak etmeleri kadar meşru bir şey olmaz. Ama ittifak eden partilerin çerçevesinin net olması lazım. Cumhur İttifakı olarak avantajımız şu: AK Parti ve MHP birleşip tek parti olmadı. Siyasi stratejileri ve siyasi hedefleri birbirinden farklı iki parti. Ama AK Parti ve MHP'nin kitlesi 15 Temmuz'da bir araya geldi, darbeye karşı direndi ve Türkiye'de bir Cumhur İttifakı oluştu. Bu ittifak önce meydanda pratik olarak oluştu, milletin gönlüne yerleşti ve arkasından da temel konularda MHP, AK Parti'ye önemli destek verdi. Teröre karşı mücadelede, PYD ve YPG ile olan sınır aşan mücadelemizde, uluslararası emperyalist güçlerin Türkiye ekonomisine karşı saldırılarında ve FETÖ'ye karşı mücadelede bir ortak duruş sergilendi. Anayasa değişikliğinde ve arkasından 24 Haziran seçimlerinde ortak hareket edildi. Yani kapsamı belli, çerçevesi belli, neden bir araya geldiği belli olan bir ittifak söz konusu. Ama karşı tarafta, hiçbir ortak yanı olmayan dört tane parti bir araya gelmiş: CHP, HDP, İP ve SP'nin dünya görüşleri farklı, siyaset yapma tarzları farklı. Tek ortak noktaları, ''Erdoğan düşsün de nasıl düşerse düşsün.'' İtiraz ettiğimiz nokta burasıdır. Karşımızdaki ittifak, “Biz de Türkiye’nin temel meselelerine şöyle bakıyoruz. Yerel seçimde bir dayanışma yapıyoruz ama bundan sonraki süreçte de işbirliği yapacağız. Ekonomide, dış politikada bunları düşünüyoruz” gibi çerçevesi belli olan bir ittifak içerisinde yer alsalar diyecek hiçbir şeyimiz olmaz. Ama sonuçta, sadece karşıt olmak üzerinden bir siyaset geliştirmeye çalışıyorlar. Ayrıca, kendisini Kemalist, Atatürkçü, vatansever kabul eden bir CHP’li kardeşimiz, nasıl olacak da dağın kontrolündeki siyasi partinin adayına oy verecek? Ya da hayatı boyunca CHP zihniyetiyle mücadele etmiş Erbakan Hoca’nın devamı olduğunu iddia eden siyasi partinin mensupları nasıl olacak da CHP’li bir adaya oy verecek? Milliyetçi kökenden gelen ve sonradan İYİ Parti’nin seçmeni olan kardeşlerimiz nasıl olacak da HDP’ye oy verecek? Bunların hepsi soru işareti. Sadece karşıtlık yetmiyor. Siyasetin bundan sonra daha doğru işlemesi için karşımızdaki ittifakın ana çerçevesinin belli olmasını ve gerçekten ortak hedeflerde bütünleşebilmesini yürekten arzu ederiz. Ama gördüğümüz, tabiri caizse, Bremen Mızıkacıları gibi birbirine benzemeyen dört tane siyasi partinin sadece reddiye üzerinde birleşmesi ve bunun için de her türlü argümanı kullanmayı meşru kabul etmeleridir.


Seçimlere ittifakla gidiyor olmak, bir yandan da, “AK Parti seçime tek başına gidip kaybetmekten korkuyor mu?” sorusunu akıllara getiriyor. Bu yeni sistemde AK Parti MHP’ye mecbur mu? Ortaya böyle bir durum mu çıktı?

Bir mecburiyet çerçevesinde bu işbirliği yapılmış değil. Siyasi partilerin yöneticileri olarak oturur konuşursunuz, “Biz bir araya geldik” diyebilirsiniz. Ama eğer tabanda bunun bir karşılığı yoksa bu sadece masada kalır. Bizim avantajımız bu. MHP ile yaptığımız işbirliğinin temel sebeplerinden biri, AK Parti karşıtı cephenin yerel seçimleri bahane ederek bazı argümanları üretmesinin önüne geçebilmektir. Bunu sağlamaya çalışıyoruz ve planladığımıza göre de iyi gidiyor.

"GEÇMİŞ SEÇİMLERLE KIYASLA BU SEÇİM KARARSIZ SEÇMEN FAZLA

Saha nasıl? Bu seçimde, ekonomideki daralma ve enflasyondaki artış gibi sebeplerle AK Parti’ye oyların azalacağını düşünen yorumcular var. Yahut AK Parti tabanında seçime katılımın düşeceğine dair yorumlar var. Siz ne görüyorsunuz?

Yaptırdığımız anketlerde gördük ki geçmiş seçimlerle kıyasladığımızda, bu seçim enteresan bir şekilde kararsız kitlenin çok olduğu bir seçim. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız her gün iki veya üç miting yapıyor. AK Parti’nin adayları ve diğer siyasi aktörlerimizle de bütün gücümüzle sahada var olmaya gayret ediyoruz. Anadolu’yu karış karış dolaşıyoruz. Çalıştıkça, sahada var oldukça ve siyasi argümanlarımızı ortaya koydukça bu anlamda AK Parti’nin hem seçimdeki motivasyonu yükseliyor hem de sonuçların çok daha kuvvetli bir şekilde lehimize döndüğünü görüyoruz.

Tanzim satış noktalarında oluşan uzun kuyruklar da tartışma konusu oldu. O kuyruk görüntülerinin seçimde size negatif bir etkisi olur mu?

O kuyruk görüntüleri ilk günlerde bir endişe ortaya koydu ama tanzim satış mağazalarının sayısı ve verilen ürün miktarları arttıkça kuyrukların azaldığını görüyoruz. İnsanlarımız hakikaten yarı yarıya düşük fiyatlara oradan ürünleri alıyor ve bekleme süresi 5-10 dakika kadar oluyor. Herhangi bir markette insanlar ne kadar vakit geçiriyorsa ondan belki biraz fazla vakit geçirerek ama fiyat itibarıyla da yarı yarıya düşük fiyatlarla ürün alabildikleri bir durum ortaya çıkıyor. Milletimizin bundan çok memnun olduğunu görüyoruz. Kuyrukları eleştirenler de herhalde şimdi söylediklerine pişman olmuştur. Bu şekilde düşünenlerin de gidip tanzim satış mağazalarını ziyaret etmelerini tavsiye ederim.

İşin marketçiler ve manavcılar boyutu da var. Onların kırgınlığının bu seçimde size bir maliyeti olur mu?


Olmaz, çünkü milletimiz ortada bir fahiş fiyatlandırma olduğunu görüyor. Hiç hak etmediği halde, fırsatı fırsat bilip fiyatları artıranlar var. Burada marketçilerin çok büyük bir kısmının da hiçbir kabahati olmadığını biliyoruz. Ama gerçekten spekülasyon yapan, piyasanın halinden istifade etmek isteyenlerin üstüne de ilgili bakanlıklarımız yoğun bir şekilde gidip hesap soruyor. Dolayısıyla marketçi kardeşlerimizin de bu süreci anlayışla karşıladığını görüyoruz. Nihayetinde asıl olan büyük resmi görmektir. Esas olan da ekonomideki en önemli alanlardan biri olan temel gıdadaki fiyat artışlarının hafifletilmesidir. Hükümetin yaptığı budur ve bu, orta vadede esnafımıza da olumlu dönecektir. Esnaf kardeşlerimizin de buna olumlu yaklaştıklarını görüyorum.

"HALKIN SİYASETÇİLERDEN BEKLENTİLERİ ÇOK YÜKSELDİ"

Sahaya çıktığınızda seçmeniniz sizden ne talep ediyor/nelerden şikâyet ediyor?

Bu, gördüğüm 15. seçim kampanyası. Önceki seçim dönemlerinde insanlarımız bize, “Köy yolumuzu yapın”, “Sağlık ocağımız olsun”, “Okulumuzu yapın” gibi şeyler söylerdi. Şimdi gittiğimiz yerde, eğer o ilde bir havaalanı yoksa ortak taleplerden biri havaalanı oluyor. Bu, halkımızın siyasetçilerden beklentilerinin çok yükseldiğini gösteriyor. Çocuğuna iş talep eden veya yoksul olup herhangi başka bir şey talep eden insanlarımızın bireysel talepleri de geliyor. Ama beklentinin yükseldiğini görüyoruz. Bu da bizi umutlandırıyor ve Türkiye’nin belli bir seviyeye geldiğini gösteriyor.


"ANKARA’DA SEÇİMİ RAHATLIKLA KAZANACAĞIZ"

Sizin anketlerde sonuçlar nasıl?

Gayet güzel! Bazı illerde haftalık, hatta birkaç günlük anketler yapıyoruz, orada adayla veya partinin söylemiyle ilgili olarak herhangi bir şey varsa onları düzeltme imkânı buluyoruz. Kamuoyunu önemseyen dinamik bir partiyiz. Dolayısıyla kendi anketlerimiz çalışmalarımıza ışık tutuyor. Ama birilerinin yaptığı manipülatif anketlere bakarak, “Eyvah!” da demiyoruz.

Bu seçim en çok tartışılan şehir Ankara. Ankara’da AK Parti adayı Mehmet Özhaseki’nin kaybetme ihtimalinin olduğu söyleniyor. Böyle bir durum var mı?

Ankara’da seçimi rahatlıkla alacağımızı görüyorum. Oradaki ivmenin hızlı bir şekilde yukarı çıktığını söyleyebilirim.

AK Parti’nin içinde küskünlerin arttığına dair söylemler var. AK Parti’de milletvekilliği yapmış, hâlâ da harekete destek veren isimlerden biri köşe yazısında, “Küskünlerin sayısı ne yazık ki çoğalmış. İlgisizliklerimiz ve kibrimiz dolayısıyla AK Parti sevdalıları haklı olarak güceniklik içindeler. Reis olmazsa AK Parti’den eser kalmaz” diye bir yazı kaleme almış. Böyle bir durum var mı?

Siyasette küskünlük olmaz. Hele ikna ve irade sahibi olanlar hiçbir şekilde küsmezler. Bu çaba ne Tayyip Erdoğan’ın şahsi davası ne de hiçbirimizin tek başımıza yükleneceği bir iştir. Topyekûn bir siyasi kadro olarak bugüne getirdiğimiz ve inşallah sonraki nesillere aktaracağımız bir irade ve iddiadır. Dolayısıyla ben hiçbir arkadaşımızın küseceğini zannetmiyorum.


YENİ PARTİ İDDİALARINA CEVAP:ORTADA SOMUT BİR ŞEY YOKKEN
KULİS BİLGİLERİ ÜZERİNDEN ARKADAŞLARIMIZI, DOSTLARIMIZI HEDEF ALMAYIZ

Zaman zaman AK Parti içinde belli gruplaşmaların, yol ayrımlarının olduğuna dair kulis haberleri çıkıyor. Hakikaten AK Parti içinde böyle gerginlik hatları var mı?

Hayır, yok. Bu kulislerde birtakım şeyler konuşuluyor, ancak biz bunlara itibar etmeyiz. Kulis bilgilerine göre asla konuşmayız. AK Parti’ye hizmet etmiş olan ve bunu bir dava hareketi olarak gören herkes bizim kardeşimiz ve yol arkadaşımızdır. Hiçbir ayrım gözetmeksizin aynı istikamette yürümeye gayret ederiz.

Bir yeni parti kurulacağı söylentileri de var. Ahmet Davutoğlu’nun bir parti kurmayı düşündüğü söyleniyor ve bir de Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın ayrı bir parti kurabileceği konuşuluyor. Yeni parti iddialarına ne diyorsunuz ve bu, uzun vadede AK Parti’yi nasıl etkiler?

Olmamış şeyler üzerinde konuşulmaz. Hele kulis bilgileri üzerinden arkadaşlarımızı, dostlarımızı hedef alan sözler bizden sadır olmaz. Dolayısıyla arkadaşlarımızın böyle bir hareketlilik içerisinde olacaklarını zannetmiyorum. Kendilerinden böyle bir şey duyulmadıkça da bu sözlerin hiçbirine itibar etmiyorum.

AK Parti içinden yeni bir parti çıkacak olsa, bu partinin başarı şansı olur mu? AK Parti’nin oylarını düşürür mü?

İnsanların bir araya gelerek oluşturduğu hiçbir kurum eksiksiz olamaz. Ama AK Parti’ni temel özelliklerinden birisi, boşluk bıraktığı yerler varsa bunları görüp düzeltme becerisidir. AK Parti’nin kuruluşundan beri getirdiği bazı temel özellikler var. Bir tanesi yerli ve milli bir parti olmasıdır. İkincisi, reformcu bir parti olmasıdır. Üçüncüsü, kapsayıcı ve kuşatıcı bir parti olmasıdır. Yani Türkiye’nin her yerinde var ve herkese hitap edebilen bir parti. Bir bölge partisi değil. AK Parti bu özelliklerini sürdürdüğü müddetçe siyasette hiçbir boşluk olmayacaktır.

Siz yıllardır Fatih’te oturuyorsunuz. Fatih Belediye Başkan adayınız Ergün Turan “Fatih’te 70 bin Suriyeli var ve içlerinde oy kullanacak da olacak” dedi. Bu seçimde Suriyeliler konusunda AK Parti tabanından şikâyet duyuyor musunuz?

Türkiye’de bugün 81 milyon vatandaşımız var. 20 milyon kilometrekarelik Osmanlı topraklarında kimler nerede yaşıyorsa, aşağı yukarı onların hepsinin temsilcisinin var olduğu ve bugün de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu bir memleketten bahsediyoruz. Arnavutu, göçmeni, Gürcüsü, Çerkezi, Lazı; o coğrafyada kimler varsa, yine çok geniş bir kitlenin gelip kendisini emniyette hissettiği bir toprak burası. Saddam Hüseyin’den kaçanın da, Nazi Almanyası’ndan kaçanın da geldiği bir memleketten söz ediyoruz. Dolayısıyla bu milletin 4 milyona yakın Suriyeliyi birkaç yıl gibi kısa bir süre içerisinde kabul etmesi, hakikaten iftiharla söylenecek bir husustur. Milletimiz her türlü takdirin üstündedir ama bu zaten milletimizin birikiminin bir parçasıdır. Evet, 4 milyon Suriyeli istiap haddinin üstünde bir rakamdır. Ama bendeniz başbakan yardımcısıyken, Kobane’den kaçan Kürt kardeşlerimizi, üç günde 283 bin kişiyi Türkiye’ye aldığımızı da hatırlıyorum. Dünyanın hiçbir ülkesi bunu yapamaz. Üç tane Meksikalı göçmen gelecek diye Amerika’nın eli ayağı titriyor. Türkiye bunu halkımızın birikimi, misafirperverliği sayesinde bunu benimseyebildi. Tabii ki devlete getirdiği maddi bir külfet var ama aynı zamanda da bir sosyal vaka. Kilis, kendi nüfusunun üstünde Suriyeli nüfusa sahip. Ama milletimiz, bu kadar büyük bir sosyal olayla karşılaşmasına rağmen sabırla buna ev sahipliği yapıyor, yarım bardak temiz suyu varsa yarısını paylaşıyor. Ama buna karşı, birilerinin de Suriyeliler üzerinden ortalığı karıştırmak istediğini görüyoruz. Suriyeliler, suç oranları çok yüksek bir toplulukmuş gibi gösteriliyor. İçişleri Bakanlığı, “Türkiye’deki Suriyelilerin suça karışma oranı, Türk vatandaşlarının ortalamasından daha düşüktür” şeklinde açıklama yaptı. Bir başka grup da, “AK Parti bunları getirdi, seçmen yapacak ve böylece Suriyeliler üzerinden büyük oy toplayacak” diye kara propaganda yapıyor. Gerçek öyle değildir, vatandaşlığı kazanan 36 bin kişi oy kullanacaktır.

AK Parti tabanı ve genel olarak Türkiye, Suriyeliler konusunda AK Parti’ye kızgın mı?

AK Parti’nin bu süreç içerisinde gösterdiği insani duruştan dolayı milletimizin şükran duyguları içerisinde olduğunu görüyoruz. Arkamızda aziz milletimizin misafirperverliği olmasaydı, AK Parti hükümetleri de Suriyelilere açık kapı politikası izleyemezdi. Milletimiz sosyal ve maddi bir yük olduğunu görüyor ama sonuçta tahammül ediyor ve bunu tolere edebilecek sınırlar içerisinde karşılamaya çalışıyor. Bu anlamda da Suriyeliler meselesinde vatandaşımızın çok büyük bir problem oluşturmadığını görüyoruz.

 

 


 

Kaynak : Habertürk
Taşerondan kadroya geçtiler 2 ay maaş yok!
Soylu'dan 23 Haziran uyarısı! Benim bir korkum var
Bakan Albayrak yeni destek paketini açıklıyor
Ankara'da Kızılay Meydanı yenileniyor!
Bakan Albayrak binlerce kişiyi ilgilendiren müjdeyi verdi!
İstanbul Başkent Yönetim 1 İşçi Alacak
O ilde öğretmenler otobüse indirimli binebilecek
İYİ Parti'nin tüzük kurultayı kapalı oturumla yapılacak
45 saati geçen fazla ödeme alır! İşte mesai hesabı...
Kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri dikkat!
11 Farklı Şehir Ve Kurum 138 Personel Alıyor
Erzurum Uzundere Belediyesi 5 İşçi Alacak
İmamoğlu'nu kızdıran tartışmada Ahmet Hakan haklı çıktı
Berat Albayrak konuşacak, dolar yine artışta!
Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Y.Lisans İlanı
Tunceli Belediye Başkanı'ndan 'Dersim' açıklaması
2019 Fitre ne kadar olacak?
Bakan'dan sonra bir uyarı daha: Son gün 28 Mayıs
Eski gol kralı futbolcu Zafer Biryol tahliye edildi
'Kent' 6 bin 500 kişilik dönemsel istihdam oluşturacak
İzmir Seferihisar Jeotermal 2 İşçi Alacak
OHAL Komisyonu'ndan 3 karar
Keşan Belediyesi Avukat Alım İlanı
Saadet adayına İmamoğlu sorusu: Kim mağdur?
Burdur Bimtaş 5 İşçi Alacak
Emekli ve asgari ücretlilere destek müjdesi! Binali Yıldırım açıkladı...
İşte alınacak 12 bin sağlık personelinin dağılımı!
AK Parti ve CHP’nin EYT’lilere çağrısı
TOKİ'den 304 lira taksitle ev sahibi olma fırsatı! İşte il il liste...
Çanaklae Eceabat Belediyesi 1 İşçi Alacak
O polise kamu davası açıldı
Mayıs 2020'de emeklisiniz!
Sümela'nın kapıları yeniden açılıyor
Bahçeli'den YSK açıklaması sonrası ilk yorum!
Çorum Belediyesi 1 İşçi Alacak
Kamuda yeni dönem! Bir günde 18 yönetmelik değişti...
Kırşehir Kaman SYDV Geçici 1 İşçi Alacak
Erdoğan müjdeyi verdi!30 bin alım yapacağız...

Benzer Haberler