Anasayfa » Medya Haberleri » Devlet Bahçeli'den Habertürk'e açıklamalar

Devlet Bahçeli'den Habertürk'e açıklamalar

Devlet Bahçeli'den Habertürk'e açıklamalar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Habertürk TV, Show TV ve Bloomberg HT ortak canlı yayınında Didem Arslan Yılmaz’ın sorularını yanıtlıyor

Tarih :
Devlet Bahçeli'den Habertürk'e açıklamalar
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Habertürk TV, Show TV ve Bloomberg HT ortak canlı yayınında Didem Arslan Yılmaz’ın sorularını yanıtlıyor.

Bahçeli'nin açıklamalarından satırbaşları:

Cumhur İttifakı 15 Temmuz gecesini biraz geçe ruhen kurulmuş olduğunu söyleyebiliriz. Ama esas 7 Ağustos Yenikapı ruhuyla bir adım atılmıştır. 16 Nisan halkoylamasıyla birlikte Cumhur İttifakı tamamen bir anlayış birliği içerisinde vücut bulmuştur. 24 Haziran seçimlerinde de yasal zeminde gelişmiştir. Siyasal kurumlar birbirlerine karşı saygılı, sevgili ve uyumlu çalışma alışkanlığını kazanmış bir yapıyla yoluna devam etmektedir. Mahalli idareler seçiminde böyle bir yasal zemin olmamıştır. Ama bu birliktelik buraya da yansımıştır. Şu an için Cumhur İttifakı sağlıklıdır, kararlıdır ve uyumludur, hiçbir sorunla karşı karşıya bulunmamaktadır. 31 Mart akşamı inşallah bunun sonucunu göreceğiz.


"15 TEMMUZ GECESİ BU SUYA BENZİYOR RENKSİZ VE KOKUSUZ DEDİM"

15 Temmuz akşamı ben saat 9,30 civarında partiden ayrılıp eve geçmekteydim. Çok sert alçak uçuşlar, gürültülü bir hareketlenme vardır. Bu normal gözükmedi bana. Tatbikat olsa genelkurmay ve valiliğin açıklamalarda bulunarak halkı aydınlatması lazımır. Her evde yaşlı, hasta, çocuk vardır. Anormal bir durum sözkonusuydu. Hemen partiye döndüm, saat 10'a 10 kala partide oldum. Bazı arkadaşlarımız da oradaydı. Parti yöneticisi arkadaşlarımla makam odasında değerlendirme yaptık. Bu kalkışma bir özelliği taşıyor. Su gibi renksiz ve kokusuz. Ben özel kaleme talimat verdim Başbakan'la görüşmek istedim. Başbakan'ın Ankara'da olmadığını, aradığınızı ilk temasında söyleyebileceği ifade edildi. Ben o zaman söyledim, bu bir kalkışma hareketidir, kabul edilemez, iktidarın yanındayız dedim. Sayın Başbakan bize dönüş yaptı. Çok dikkatli davrandık. Bir karşı duruş gelişti. Allah'a çok şükür 15 Temmuz gecesi Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetimini tehdit edecek bir aşamaya gelmeden sonuçlanmış oldu.

"DAHA SONRA BİRARAYA GELDİK VE HAYIRLI BİR NETİCE OLDU"

İttifakı belli bir şekilde uygulanabilir bir konuma getirmek kolay olmuyor. Bazı anlaşmazlıklar, farklı uygulamalara geçişler oluyor. Bütün bunlar partileri de yöneticileri de rahatsız ediyor. Cumhur İttifakı'nın genel seçimlerindeki üslup devam etmeyecekse o zaman mahalli idareler seçimlerinde kendi adaylarıyla seçimlere katılacağını ifade etmişti. O cümleden hareketle MHP Türkiye'nin her seçim çevresinde seçimlere kendi adaylarıyla gireceğini ifade ettik ve arkadaşlarımıza başarılar diledik. Aynı gün sayın Cumhurbaşkanı, AK Parti'nin grup toplantısında o şartlar altında biz de yolumuza devam ediyoruz, ifadesini kullandılar. Her parti Türkiye genelinde seçimlere kendi adaylarıyla gireceği şeklinde kanaat oluştu. Daha sonradan gelişmeler dikkate alınca biraraya gelmek sözkonusu oldu. Neticede hayırlı oldu.

"SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ İNCELİK GÖSTERDİ VE ADAY ÇIKARTMADI"

Büyük şehirlerde ve Türkiye'nin genelinde konuşulmaya başlandı. 30 büyük şehirde Cumhur İttifakı anlayışı içinde, 51 ilde ise tamamen partiler kendi adaylarıyla çıkma prensibine ulaşıldı. Sayın Cumhurbaşkanı incelik gösterdi, Osmaniye'de aday çıkartmayacağını ifade ettiler. Biz de buna karşılık Rize'de aday çıkartmıyoruz dedik. 50 ilde adaylarımız belirlendi, 30 büyük şehirde de anlaşma çerçevesinde uygulamaya geçildi.

"CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ HEP ÜLKEDE KRİZ OLMUŞTUR"

Türkiye'de çok partili siyasi hayata geçildikten sonra parlamenter sistem içerisinde Cumhurbaşkanlığı seçimleri ara rejim tehditleri dışında normal gelişmedi. Her Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaya sebebiyet veriyor siyaseten krize neden oluyor. Bunları hep yaşadık. Uzun zamanlar Genelkurmay Başkanlığı yapmış bir kişinin emeklilik hayatı yaşayacağı yerde Cumhurbaşkanı olmayı düşünüyor. Siyasilerin içerisinde artık Cumhurbaşkanı biz de olabiliriz deniyor ve krizler yaşanıyor. Hatırlamak gerekirse 1980 öncesinde Cumhurbaşkanlığı seçimi Meclis'teki turlama ve d eğerlendirmeler ışığında 101 turlama oldu. Rahmetli Süleyman Demirel ve rahmetli Bülent Ecevit belli bir uzlaşmayla sonuçlandırmayınca seçilememe hali yaşanmakta olan anarşi ortamında 12 Eylül yaşandı. Bu sistemi rahmetli Turgut Özal'la beraber bir partinin genel başkanı parlamenter sistemi içinde belli destekle seçilebilme şansını yakalandı. Arkasından Süleyman Demirel'le uygulandı. Parlamentoda askerlerin darbe ve darbe sonrasında Cumhurbaşkanı olma hevesi ve kararlılığı yerine siyasilerin biz de olabiliriz diyerek bir adım daha demokratikliğe ulaşmış oldu.

"AHMET NECDET SEZER BÖYLE BİR DURUM KARŞISINDA SEÇİLDİ"

Süleyman Demirel rahmetlinin süresine yakın bir dönem içeresinde 5+5 formülü gündeme geldi. Böyle bir durum sonuç vermedi. O zaman normal Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecine girilmeye başlandı. Biz 57.Hükümet olarak üç partinin varlığı ile koalisyon yapısı içerisinde bulunuyorduk. 2 tane parlamentoda temsil edilen parti bulunmaktaydı: RP, DYP. Önümüze Cumhurbaşkanlığı seçimi geldi. Koalisyonda rahmetli Ecevit'in siyasi tecrübesinden kaynaklanan yöntemle liderler zirvesi biraraya gelir, hükümetin çalışmaları, dünya ve Türkiye'nin gelişmeleri gözden geçirilirdi. Peki Cumhurbaşkanını nasıl seçeceğiz derken. Meclis'te çoğunlukta olduğu için koalisyonu oluşturan üç parti bunu nasıl yapacağını planladı. Her parti parlamento içinden ve bir aday çıkartsın dendi. İlk temaslar sırasında DSP, Prof. Dr. Mehmet Haberal parlamento dışında, parlamento içinden rahmetli İsmail Cem. Biz ise parlamento içinden Sabahattin Çakmakoğlu ve dışından Prof. Dr. Kamil Turan'ı gösterdik. ANAP ise Yılmaz Karakoyunlu Bey'i aday olarak takdim etti. Bir türlü mutabakata varılamıyor. Bu durumda rahmetli Bülent Ecevit Bey, Başbakan olarak krize dönüşmemesi için Batı ülkelerinde görülen bir uygulama vardır, en yüksek yargı organının başkanını Cumhurbaşkanı yapabilirsek krize dönüşmez. O zaman Anayasa Başkanı olan şahsiyet öne çıktı. Parlamentoda bulunan 5 partinin önemli uyumu ile gerçekleşecekse koalisyon mutabakata varabilir. Ahmet Necdet Sezer karşılıklı önerge imzalanarak aday gösterildi ve Meclis seçildi.

"SAYIN MESUT YILMAZ BEY'İN TAKDİR ETTİĞİM NOKTASI BU OLDU"

Anavatan Partisi Genel Başkanı sayın Mesut Yılmaz Bey, dönemin İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yüceler Bey'le bir görüşme isteğini bize bildirdi. 23 Nisan resepsiyonunda, Meclis'te şimdi CHP'nin Grup odası olarak MHP'nin grup odasında ben oturuyordum. Kazım Rüştü Bey, 'Ben müsaade istiyorum' dedi, çıktı. Sayın Mesut Bey oradda kendisinin Ankara'da ikamet ettiği binada partisinin üst yönetiminde bulunan değerli şahsiyetlerin biraraya gelerek kendisinin Cumhurbaşkanı olmasını istediğini söyledi. O da MHP Genel Başkanı'nın kanaatini almak istiyorum diyor. Ben de MHP'nin kanaatini alayım ondan sonra karar verelim dedim. Ben de kendilerine nazik bir üslupla zatı alinizin hakkıdır ama böyle bir durumda size oy veremem dedim. Koalisyonda bir şeyler yapacaksınız. Böyle bir durum karşısında sayın Mesut Yılmaz Bey'i takdir ettiğim nokta burası oldu. Bunu bir alınganlık haline getirmedi. Koalisyonda uyumsuz hale getirmedi.

Kaynak : Habertürk

Benzer Haberler