Anasayfa » Medya Haberleri » Müftünün 'özel hayatı' yüksek yargıyı gerdi! Müftünün ilginç memurluktan atılma hikayesi

Müftünün 'özel hayatı' yüksek yargıyı gerdi! Müftünün ilginç memurluktan atılma hikayesi

Müftünün 'özel hayatı' yüksek yargıyı gerdi! Müftünün ilginç memurluktan atılma hikayesi

Bir müftünün 'memurluktan atılma' hikayesi, yüksek yargıda uzun süre tartışma konusu oldu. İdare Mahkemesi, Danıştay ve son olarak da Anayasa Mahkemesi'nde ele alınan 'müftünün' memurluktan çıkarılma davasında, müftü haksız bulundu. Yüksek mahkemenin, Diyanet'in memurluktan atma kararında haklı bulmasında, müftünün, 'özel hayatını' çevresi ile paylaşması etkili oldu. Müftünün evlere şenlik memurluktan atılma hikayesi şöyle:

Tarih :
Müftünün 'özel hayatı' yüksek yargıyı gerdi! Müftünün ilginç memurluktan atılma hikayesi

Anayasa Mahkemesi'nin kararının tamamı için TIKLAYINIZ!

Dava konusu olayda; Müftü olarak görev yapan davacı şiddetli geçimsizlik ve her iki taraftan kaynaklanan kusurlu hareketler nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle eşinden boşanmıştır.

Akabinde Müftü olarak görev yapan davacı hakkında çeşitli iddialar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında tespit edilen fiillerin bir din görevlisine yakışmayacak, memurluk sıfatına bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı olduğu, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 5/1-b bendinde düzenlenen ortak nitelik şartını kaybettiği belirtilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesine göre görevine son verilmiştir.

Davacı tarafından Hatay İdare Mahkemesi nezdinde açılan iptal davasında; din görevlisi olan ve toplumu dini konularda aydınlatma görevi bulunan davacının yürüttüğü görevin özelliği ve sorumluluğu dikkate alındığında çevresine sözleriyle ve davranışlarıyla örnek bir kişi olması gerektiği, özel hayatı ile ilgili sorunları çevresine anlattığı ve dolayısıyla yönetmelik'te belirtilen özel şartı kaybettirecek nitelikte olduğu vurgulanarak dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davacının temyiz istemi Danıştay tarafından oyçokluğuyla reddedilmiştir.

Davacı tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru sonucunda;

1- Somut olayda davacı hakkında düzenlenen müfettiş raporunda, kişinin eski eşi ve çocukları ile ilgili yargı kararlarına da yansımış konular tanık ifadeleri gözetilerek değerlendirildiği, davacının aile ve cinsel hayatına ilişkin mahrem konuları iş ortamında anlatarak alenileştirdiği, mahrem konuları çalıştığı kurum personeli tarafından da bilindiği vurgulanarak özel hayatına ilişkin konuların meslek hayatına yansıdığının tespit edildiği,

2- Davacıya isnat edilen eylemin görev yaptığı kuruma yansımalarının olduğunun tespit edilmesi karşısında uygulanan yaptırımın kamu hizmetinin devamlılığını sağlamak amacına uygun olduğu,

3- Davacının özel hayatına ilişkin eylemlerinin ifa edilen görevin özelliklerine göre belirlenen niteliklerin kaybedilmesi sebebi olarak kabul edilmesi ile kurum disiplinini ve itibarını olumsuz yönde etkileyen bir unsur olarak değerlendirilmesinin ve kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla alınması zorunlu bir tedbir olarak davacının görevine son verilmesinin demokratik toplum gereklerine uygun olmadığını söylemenin güç olduğunu,

4- Sonuç olarak, açıklanan bu gerekçelerle davacının iddialarının bir ihlal içermediği anlaşıldığından özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine,

 

Kaynak : SGK Rehberi

Benzer Haberler