Anasayfa » Medya Haberleri » Milyonlarca memuru ilgilendiriyor! Danıştay'dan emsal karar...

Milyonlarca memuru ilgilendiriyor! Danıştay'dan emsal karar...

Milyonlarca memuru ilgilendiriyor! Danıştay'dan emsal karar...

Ahmet Ünlü yazdı...

Tarih :
Milyonlarca memuru ilgilendiriyor! Danıştay'dan emsal karar...
Devlet memurları, yaptığı eylem ve davranışlarında oldukça dikkatli olmak zorundadır. Memurluk, hem hizmet içinde hem de hizmet dışında devam ettiğinden memurların benim mesaim bitti, mesai dışındaki davranışlarım kimseyi ilgilendirmez diyemez. Bugünkü yazımızda Danıştay kararları ışığında bu konuya açıklık getirmeye çalışacağız.

Memurlar hem mesai saatlerinde hem de sonrasında dikkatli olmak zorundadır

Memurların aylıksız izinde dahi memurluk sıfatı devam ettiği düşünüldüğünde, mesai saatleri dışında da dikkatli davranmak zorunda olduğunu hatırlatmak isteriz. Nitekim 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 8'inci maddesinde Devlet memurlarının, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorunda olduğu ifade edilmiştir.

İtibar ve güven duygusunu sarsıcı davranışların cezası nedir?

657 sayılı Kanun'un 125'inci maddesinde yer verilen disiplin cezalarında devlet memurlarının hizmet içindeki ve dışındaki itibar ve güven duygusunu sarsıcı davranışların cezası farklı düzenlenmiştir.

Buna göre, hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak aylıktan kesme cezasını gerektirmekte iken, hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunması kınama cezasını gerektirmektedir.

Memurun hangi fiilleri itibar ve güven duygusunu sarsar?

657 sayılı Kanun'da hizmet içinde ve dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak disiplin cezasını gerektirmekte ise de bu fiillerin neler olduğu belirlenmemiştir. Bu nedenle, bu fiillerin tespiti idarelere bırakılmıştır. Bunun içinde idarelerin belirlemiş olduğu fiillerin karşılığı olan cezalar yargı mercilerine gelmekte ve onların vermiş olduğu kararlar neticesinde ise uygulama şekillenmektedir. Aşağıda yer verilen örnek kararda konu biraz daha açıklığa kavuşturulmuştur.

Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi'nde uzman doktor olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(ı) maddesi uyarınca 1/15 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 12.12.2011 tarihli ve 334632 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi'nce, davacının alkollü şekilde kaza yaptığı, görevli bulunduğu Tatvan Devlet Hastanesi'nde müşahede altına alındığı, burada alkolmetreye üflemeyerek, istenildiği zaman kan vermeyerek memuriyet vakarına yakışmayan tutum ve davranışlar sergilediği, bu suretle görevli bulunduğu hastanedeki tavır ve davranışlarıyla, hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğundan, davacının anılan fiiline uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Fiilin hizmet içinde mi yoksa hizmet dışında mı olduğunu nasıl ayıracağız?


Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(ı) maddesinde; "Hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" eylemi aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; 2012 yılı şubat ayında istifa ederek görevinden ayrılan davacının, Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi'nde uzman doktor olarak görev yaptığı 15.09.2011 tarihinde, saat 07.00 dolaylarında kendisinin kullandığı araç ile yolcu otobüsünün çarpışması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kaza sonrasında olay yerinde alkolmetreye üflemeyi reddettiği, Tatvan Devlet Hastanesi'nde müşahade altına alındığı ve burada da alkolmetreye üflemediği ve kan vermek istemediği, kimden alındığı belli olmayan bir kanın polis memurlarına teslim edildiği, daha sonra davacıdan alkol muayenesi için alınan kan örneğinin Uzm. Dr. ., Opr. Dr. . isimli doktorlarla birlikte hemşire ., Hemşire . ve pansumancı . tarafından tetkik için laboratuvara götürülmesi esnasında kanın başka bir kan ile değiştirilerek "delilleri gizleme, karartma ve yok etme" suçlamasıyla ilgili olarak gözaltına alınmaları ve polis ve savcı nezaretinde alınan kan örneğinden 53 promil alkol çıkması ile ilgili olarak başlatılan soruşturma sonunda düzenlenen 29.09.2011 tarihli ve 76/4 sayılı raporda özetle, alkollü şekilde araç kullanmak suretiyle kaza yaparak, alkometreye üflemeyerek, istenildiği zaman kan vermeyerek memuriyet vakarına yakışmayan tutum ve davranışlar sergilediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-(ı) maddesi uyarınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, bu teklif doğrultusunda davacının, 657 sayılı Kanun'un 125/C-(ı) maddesi uyarınca 1/15 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, davacının, alkollü şekilde araç kullanmak suretiyle kaza yaptığı, alkometreye üflemediği ve istenildiği zaman kan vermediği şeklinde sübut bulan fiillerinin devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte bulunduğu sabit olmakla birlikte, söz konusu eylemin doktorluk görevi ile ilgisi bulunmadığı ve anılan fiillerin mesai saatleri dışında gerçekleştiği de göz önüne alındığında, "hizmet dışında" gerçekleştiğinin kabulü gerekmekte olup, söz konusu fiilin "hizmet içinde" gerçekleştiğinden bahisle aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığına karar verilmiştir.

Danıştay Kararının analizinden çıkanlar

Devlet memurlarının hizmet içindeki veya dışındaki itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikteki davranışlarının ayrımında çok ince çizgiler bulunmaktadır. Olayımıza bakıldığında alkol kullanan bir doktor kazaya karışıyor ve kaza sonucunda ise görev yaptığı hastanede müşahede altına alınıyor. Her ne kadar kaza hizmet dışında olmuş olsa da doktorun görev yaptığı hastanede tedavi sürecinin başlaması ve burada hemşireleri etki altına alarak kan örneğini değiştirmeye çalıştırması ve bu olayın savcılık kanalıyla ortaya çıkarılmasını hizmet dışındaki bir fiil olarak kabul etmek imkansızdır.

Ayrıca, konunun savcılığa intikal etmesi ve savcı nezaretinde yeniden kan örneği alınması dahi olayın hizmet içinde yaşandığının göstergesidir. Yine doktorun hemşireleri etki altına alarak kan örneğini değiştirmeye çalıştırması, alkometreye üflememesi ve istenildiği zaman kan vermeyerek memuriyet vakarına yakışmayan tutum ve davranışları hizmet içinde yani doktorun görev yaptığı hastanede yaşanmıştır. Olay doktorun görev yapmadığı başka bir hastanede olmuş olsaydı bu durumda hizmet dışından bahsedilebilirdi. Demek ki Danıştay bazen bu tür ince çizgileri kaçırabiliyor. Hizmet içi ile dışı arasındaki ince fark ise birine aylıktan kesme diğerine kınama cezası verilmesi şeklinde cereyan etmesidir.

Ahmet Ünlü

 

Kaynak : Yeni Şafak

Benzer Haberler