Anasayfa » Medya Haberleri » Devlet Personel Başkanlığı’nı kapatmak personel sorunlarını çözecek mi?

Devlet Personel Başkanlığı’nı kapatmak personel sorunlarını çözecek mi?

Devlet Personel Başkanlığı’nı kapatmak personel sorunlarını çözecek mi?

Tarih :
Devlet Personel Başkanlığı’nı kapatmak personel sorunlarını çözecek mi?

Bu köşeyi takip edenler zaman zaman Devlet Personel Başkanlığı’nı eleştirdiğimizi ve yönlendirdiğimizi aynı zamanda da bu kurumun vermiş olduğu görüşleri alıntılayarak okuyucularımıza yol gösterdiğimizi hatırlayacaklardır. Gelinen noktada ise 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile sebebini anlamadığımız bir şekilde bu kurumun kapatılması kararlaştırıldı.

Kapatılma kararı kanunla yapılmak istenseydi eminiz ki bu kadar basit olmayacaktı. Sebebi ise çok basit, hem iktidar hem de muhalefet partileri böyle bir teklifi getireni, getirdiğine pişman ederlerdi. Bugünkü yazımızda bu konuyu izah ederek maşeri vicdanı makul olmaya çağıracağız.

Devlet Personel Başkanlığı niçin kapatılmak isteniyor?

Şu ana kadar ne iktidar, ne de muhalefet kanadından bu kurumun kapatılmasının yerinde olduğuna ilişkin tek bir cümle duymadık. Memur sendikaları ittifakla bu kurumun kapatılmasının yanlışlığını açıkça ifade etti. O zaman bu kurumun niçin kapatıldığının birileri tarafından izah edilmesi gerekmez mi? Elbette kamu kurumlarının dokunulmazlığı olmamalıdır. Gerektiğinde kamuya yük, engel veya fren olan kamu kurumları katılmalıdır. Nitekim işlevini tamamlayan birçok kamu kurumu ortadan kaldırılmıştır.

Kaldı ki kapatılan kamu kurumlarının personeli de kapı dışarı edilmeyip başka kamu kurumlarına hak kaybı oluşturulmadan nakledilmektedir. Nitekim DPB’nin personeli de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na devredilmektedir. O zaman bu Kurumda çalışan personelin maaşı ödenecekse ve bu kurumun yaptığı işlemlerin bir kısmı da devam edecekse böyle bir kurumu kapatma ile murat edilen nedir? Yani bu kurum kapatılırsa hangi kanayan yaramıza merhem olacak?

Bu kurumun zafiyetleri olsa da hâlâ kamuda alternatifi yoktur

Bu kurumu en fazla eleştiren bir kişi olarak şu an kamuda bu kurumun alternatifi olmadığını ve doğacak boşluğu dolduracak başka bir kurum olmadığını düşünüyorum. Nitekim, bu kurumun 703 sayılı KHK ile kapatılacağının gündeme geldiği günden itibaren ciddi bir telaş ortaya çıkmıştır. Öyle ki personel konularında görüş verecek kurum dahi bulunamadı ve bu kurum görüş vermeye devam etti.

Yine telaşın en büyük göstergelerinden birisi de kapatılacak bir kuruma kapatılma kararının KHK ile belli olmasından sonra dahi çıkarılan mevzuatla hala birçok görev verilemeye çalışılmasıdır. Demek ki kapatmasına karar verenler dahi niçin katmak istediğini kafalarında netleştirememişlerdir.

Gelişmiş veya az gelişmiş bütün ülkelerde bu Kurumun muadili kurumlar vardır ve olmaya da devam edecektir. Acaba bu kurum AB uyum yasaları çerçevesinde mi kapatılıyor diye düşünmek istedik ama bu ülkelerin hepsinde benzer kurumlar yer alıyor. Yine bu kurum kapatılarak ciddi bir tasarruf mu yapılacak diye düşünmek istedik ama böyle bir şeyde söz konusu olamaz. Öyleyse bu kurumun kapatılması kime hangi faydayı sağlayacak? Öyle ki biranda ve hiçbir analiz yapılmadan nu kurumun kapatılmasına karar verildiği anlaşılıyor.

Bu kurumun işlevini, kapatmak isteyenler dahi bilmiyor

Çok iddialı bir ifade gibi gelebilir ama inanın ki bu kurumu kapatmak isteyenler dahi bu kurumun işlevini bilmiyor ve bilemez de. Çünkü, bu kurum devlet teşkilatlanmasından kadroya, personel konularında görüş vermeden görevde yükselme sistemini oluşturmaya, özelleştirme personelinin naklinden daha bilmem hangi konuya kadar uğraşmadığı alan yoktur. Bu konuların da her kurumun yapacağı türden olmadığını birazcık işten anlayan herkes bilecektir. Keşke bu kurumu kapatmak için kolları sıvayanlar bu kurumun fonksiyonlarını bilen akademisyen veya bürokratların görüşünü sorsalardı. Zira küçük bir araştırmayla dahi tespihin tanelerinin kopması halinde nasıl bir şey olursa aynı şeyin bu Kurumun kapatılması halinde de olacağını ifade ederlerdi.

Bu kurum hangi işleri yapıyor?

217 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 3 üncü maddesinde Devlet Personel Başkanlığı’nın görevleri tek tek sayılmıştır. Bu görevlerin bir kısmı Çalışma Genel Müdürlüğü’ne verilmişse de bu genel müdürlüğün mevcut görevlerinin yanında ilaveten bu görevleri yerine getirmesi fiilen mümkün değildir. Çünkü DPB bu görevleri bir başkan, üç başkan yardımcısı, on daire başkanı ve üç birimle yapmaktadır. Bu görevlerden bir kısmını saymak gerekirse;

1- Kamu personelinin hukuki ve mali statüsünün ve uygulanmasının esaslarını tespit etmek, bunların düzenlenmesi ve geliştirilmesiyle ilgili çalışmaları yapmak, gerekli kanun, tüzük ve yönetmelik tasarıları ile diğer idari metinleri hazırlamak,

2- Kamu kurum ve kuruluşlarının personel ihtiyaçlarını karşılamak için uygulanacak usul ve esasları düzenlemek ve bu konuda gerekli çalışmaları yapmak, personel ve teşkilatlanma konuları ile ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanan ve başkanlığa sunulan kanun, tüzük ve yönetmelik tasarı ve tekliflerini incelemek,

3- Personel idari usul ve esaslarla ilgili konulardaki uygulamaları takip ve değerlendirmek, kamu kurum ve kuruluşlarından raporlar ve teklifler istemek, gerektiğinde toplantılar düzenlemek değerlendirme sonuçlarına göre alınacak tedbirleri teklif etmek, bu alanda gerekli inceleme ve araştırmaları yapmak,

4- Kadro ve unvan standardizasyonu, iş analizleri de dahil olmak üzere görev alanına giren konularda gerekli her türlü araştırma ve incelemeleri yapmak veya yaptırmak, personel rejimleri arasında uyum ve denge sağlamak, bu konularda gerekli ilke ve esasları tesbit etmek,

5- Kamu personeli ile ilgili hususlarda her çeşit istatistiki bilgileri toplamak, umumi personel kayıtlarını merkezi olarak tutmak, personel mevzuatı ve teşkilatlanma ile ilgili konularda, kamu kurum ve kuruluşlarında değişik uygulamaları önleyecek ve uygulama birliğini sağlayacak tedbirleri tesbit etmek ve uygulamayı izlemek,

6- Kamu kuruluşlarında, personel planlaması yapılması ve uygulamasına yardımcı olmak ve her kademede görevli personelin hizmet içinde eğitilmesi ve yetiştirilmesi ile ileriki kadrolara hazırlanmalarını sağlamak üzere gerekli eğitim programlarının hazırlanması, uygulanması ve bunların takip ve değerlendirilmesine ait esasları düzenlemek ve bu alandaki uygulamaları denetlemek,

7- Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına dahil kurumların görevlerinde, görevlerin bölünüşünde, teşkilatında, metotlarında ve mevzuatında ortaya çıkacak aksaklıkları, bozuklukları ve eksiklikleri giderecek çalışmalar yapmak ve bu amaçla hazırlanacak tasarı ve teklifler ile yeniden kurulacak kurumların teşkilat ve görevleri hakkında görüş vermek,

8- Personel rejiminin esaslarını tesbit etmek, Devlet Personel Politikası’nın tesbitinde ve uygulanmasında Bakanlar Kurulu’na yardımcı olmak ve koordinasyonu sağlamak, özelleştirme veya yeniden yapılandırma sürecinde bulunan kamu kurum ve kuruluşlarındaki istihdam fazlası ve nakle tâbi personele ilişkin işlemleri yürütmek.

9- İlgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği içinde, kamu görevlileri sendikalarına ilişkin mevzuatın uygulanmasında personel konularında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidererek uygulama birliğini sağlayacak tedbirleri almak, kamu işverenini temsilen yetkili kurullar ile kamu görevlileri sendikaları ve üst kuruluşları arasında yürütülen çalışmalarda danışma, destek ve koordinasyon hizmetlerini yürütmek,

Tekrar soralım, bu görevleri ve daha birçok görevi mevcut işini dahi zor yapan Çalışma Genel Müdürlüğü’ne yaptırmak mümkün mü? Allah aşkına, Çalışma Genel Müdürlüğü’nün faaliyet alanı ile bu Kurumun faaliyet alanını nasıl bir araya getirdiniz? Bu kurumların yaptığı işleri hiç mi incelemediniz? Bu işlerin bir arada ve tek bir genel müdürlükçe yapılamayacağını hiç mi düşünmediniz? Daha da önemlisi Çalışma ve Aile bakanlıklarının bir araya getirilmesinin oluşturduğu karmaşayı hiç mi düşünmediniz? Herkes biliyor ki bu işleri mevcut görevlerini dahi yapmakta zorlanan Çalışma Genel Müdürlüğü’nün yapması mümkün değildir. O zaman bu kurumu daha fonksiyonel hale getirmek yerine, kapatarak kaos oluşturmak kime ne fayda sağlayacak? Hangi personel sorununu çözecek? Kaldı ki gelişmiş ülkelerin çoğunda bu görevleri yerine getiren müstakil kurumlar bulunmaktadır. Ama diyorsanız ki biz kurumları yap boza dönüştürerek şekillendireceğiz, o zaman diyecek bir sözümüz olamaz. Ümidimizi yitirmeden, Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuya el atarak bir kararname ile 60 yıllık bu kurumun bırakın kapatılmasını, daha fonksiyonel hale getirilmesini sağlayarak kurumların yap boza dönüştürmesini önleyeceğini düşünüyoruz.

Ahmet ÜNLÜ

Kaynak : Yeni Şafak
KKKA hastası, uçakla Ankara'ya nakledildi
Artan üretim enflasyonu aşağıya çekecek
15 Temmuz'da bombalarla hasar gören araçlar
Ali Yalçın: 15 Temmuz yeniden dirilişin adıdır
10 yıl çalışana tazminat imkanı!
Banker Bilo' filmi Van'da gerçek oldu
Kayseri BB Başkanı'ndan 'istifa' iddialarına açıklama geldi
Yavaş, yönetim kurulu başkanlarının ücretlerini düşürdü
Makarna 5 ayda 251 milyon dolar kazandırdı
Milyonların umutları söndü! Ek gösterge başka bahara kaldı
O isim Ali Babacan'ın partisine mi katılıyor?
Yurt dışı çalışmanızı borçlanın, Türkiye'den emekli olun
Bağ-Kur'dan 15 yıl 5400 günle emeklilik fırsatı
Soylu: Bu yıl FETÖ'ye dönük 9 bin 903 operasyon yaptık
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitler için Kur'an-ı Kerim okudu
Erdoğan'dan 15 Temmuz buluşmasına davet
Emanet aldığı aracı vermeyince 'hırsızlık'tan ceza aldı
Manisa'da Suriyelilerle bıçaklı kavga: 2 yaralı
Eski milletvekili Karadeniz için TBMM'de tören
İşte Atatürk Havalimanı'ndaki yoğunluk
Vücudunda 9 saçma ve 1 mermiyle yaşıyor
16 Temmuz 2019'dan önemli gündem başlıkları
Şehit yakınlarını ücretsiz taşıyor

Benzer Haberler