Anasayfa » Medya Haberleri » Kaynananın 'Oğluma bakmıyorsun' diye dava açtığı geline beraat

Kaynananın 'Oğluma bakmıyorsun' diye dava açtığı geline beraat

Kaynananın 'Oğluma bakmıyorsun' diye dava açtığı geline beraat

Kaynananın 'Oğluma bakmıyorsun' diye dava açtığı geline beraat

Tarih :
Kaynananın 'Oğluma bakmıyorsun' diye dava açtığı geline beraat

Üsküdar'da kayınvalidesinin engelli oğluna bakmadığı iddiasıyla şikayetçi olduğu gelin hakkında "aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali" suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı- Mahkeme, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle gelinin beraatine karar verdi

Üsküdar'da kayınvalidesinin engelli oğluna bakmadığı iddiasıyla şikayetçi olduğu gelin, hakkında açılan davada, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal ettiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat etti.

Üsküdar'da ikamet eden Cavidan Zeynep A, kendini ifade edemeyecek derecede engelli olan 54 yaşındaki eşi İbarim A'yı, annesi Şaruban A'nın evinin kapısına bıraktı. Bunun üzerine kaynana Şaruban A, oğluna bakmadığı gerekçesiyle gelininden şikayetçi oldu.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, şikayet üzerine yaptığı soruşturma sonunda, gelin Cavidan Zeynep A. hakkında mağdur eşi üzerinde aile hukukundan doğan bakım yükümlülüğüne aykırı hareket ettiği gerekçesiyle 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırladı.

Hazırlanan iddianamenin Anadolu 58. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmesi üzerine sanık gelin Cavidan Zeynep A. hakim karşısına çıktı.

Sanık Cavidan Zeynep A, mahkemedeki savunmasında, mağdur İbrahim A'nın eşi olduğunu belirterek, "Kendisi engellidir. Eşim çok istediği için ailesinin yanına bıraktık. Ailesini çok görmek istiyordu. Telefon etmemize rağmen ailesi telefonlarımıza cevap vermiyordu. Telefonlarımızı her yerden engellemişlerdi. Bunun üzerine kardeşim ve oğlum, eşimi alarak kayınvalidemin evine götürdüler. Kayınvalidem uzun süre kapıyı açmamakta direnmiş. 45 dakika kapıda beklemişler. Camdan gördüğü halde kapıyı açmamakta direnmiş. Daha sonra kapıyı açarak oğlunu kabul etmiş. Kendisi orada 2 gün kaldı. Daha sonra kendisini aldık." iddiasında bulundu.

Müşteki kaynana Şaruban A. ise, gelininden şikayetçi olduğunu ve cezalandırılmasını istediğini söyleyerek, "Oğlum yatalak hasta olup kendini ifade edebilecek durumda değildir. Gelinim, damadıma mesaj atarak oğlumu evin önüne bırakacağını söylemiştir. Ben hastanede tedavi görüyordum. Eve geldiğimde kapıda oğlumun sesini duydum. Yanında başka kimse yoktu. Oğlumu kapının önüne bırakıp gitmişler." ifadelerini kullandı.

Duruşmada tanık olarak dinlenilen Arife A. da mağdur İbrahim A'nın ağabeyi olduğunu ifade ederek, şunları anlattı:

"Komşusunun telefonu üzerine ağabeyimin annemizin evinin önüne bırakıldığını öğrendik. Apar topar hep birlikte annemin evine gittik. Ağabeyime durumu sorduk. 'Ben burada kalacağım.' dedi. 'Kendi isteğinle mi geldin?' diye sorduk. 'Bana bakın.' diye karşılık verdi. 'Neden sana bakmıyorlar?' diye sorunca 'Ben eşimin kötü olmasını istemiyorum. Ben eşimin yanında zor durumdayım, onlar da zor durumda. Bana siz bakın.' diye talepte bulundu."

Tanık olarak dinlenilen mağdur İbrahim A'nın oğlu Mert A. ise babasının annesini çok özlediğini ve görmek istediğini sürekli dile getirdiği için annesinin evine bıraktıklarını anlattı.

- "Sanığın beraati için masum olduğunun anlaşılması şart değildir"

Davaya ilişkin gerekçeli kararını açıklayan mahkeme, sanık Cavidan Zeynep A. ile mağdur İbrahim A'nın evli olduklarını, İbrahim A'nın kendini ifade edemeyecek derecede engelli ve yatalak hasta olduğunu belirtti.

Sanık Cavidan Zeynep A'nın bir yakınının telefonuna "Şu kaynanamın telefonunu, bana atın yoksa götüreceğim kapısının önüne bırakacağım. Ne halt yiyorsanız yiyin." şeklinde sesli mesaj attığını belirten mahkeme, ardından da mağdur eşini kaynanasının evine getirerek kapının önüne bıraktığını kaydetti.

Mahkeme, sanığın ailevi yükümlülüklerini yerine getirmediği için müşteki olan kaynana Şaruban A'nın soyut iddialarını destekleyen somut delil bulunmaması, müşteki ile sanık arasında aile ilişkilerinin bozulmasından kaynaklanan husumet bulunmasının sanık lehine oldukça büyük ve giderilemeyen bir şüphenin doğmasına neden olduğunu belirtti.

Suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmayan kişinin cezalandırılmamasının "masumluk karinesi" ilkesi gereği olduğunu vurgulayan mahkeme, "Sanıkların suçlu olduğu her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmedikçe yok edilemez. Sanığın beraati için masum olduğunun anlaşılması şart değildir. Suçlu olduğunun anlaşılmamış olması yeterlidir. Sanığın üzerine atılı 'aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali' suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir." ifadelerini kullandı.


Mahkeme bu nedenle sanık Cavidan Zeynep A'nın üzerine atılı "aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal" suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine hükmetti.

Kaynak : Anadolu Ajansı

Benzer Haberler