Anasayfa » Medya Haberleri » Ehliyette yeni dönem! 'Boy ve kilo' şartı getirildi

Ehliyette yeni dönem! 'Boy ve kilo' şartı getirildi

Ehliyette yeni dönem! 'Boy ve kilo' şartı getirildi

Ehliyet almak için 'Boy ve kilo' şartı getirildi!

Tarih :
Ehliyette yeni dönem! 'Boy ve kilo' şartı getirildi

Ehliyet için sağlık raporu veren doktorlara 'boy ve kilo' uyarısı

---*Ehliyetlerin yenilenmesi için tanınan 5 yıllık süre de başladı.

İşte detaylar...

BUÜ Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ: Gerek devlet hastaneleri gerekse de sağlık kuruluşlarında bu raporları düzenleyen hekim arkadaşlarımızın bu yeni gelişmeyi göz önünde bulundurarak kişilerin boy ve kilolarına bakmaları ve vücut kitle indeksi 33'ün üzerinde olan her kişiden bir polisomnografi (uyku takip testi) istemeleri gerekiyor.

YENİ YAYIMLANDI

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Karadağ, yeni yayımlanan Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'yle ehliyet alacak ya da yeniletecek kişilerin boy ve kilolarını beyan etmesi gerektiğini belirterek, "Gerek devlet hastaneleri gerekse de sağlık kuruluşlarında bu raporları düzenleyen hekim arkadaşlarımızın bu yeni gelişmeyi göz önünde bulundurarak kişilerin boy ve kilolarına bakmaları ve vücut kitle indeksi 33'ün üzerinde olan her kişiden bir polisomnografi (uyku takip testi) istemeleri gerekiyor." dedi.

Karadağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları İle Muayenelerine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğe göre ehliyetlerin belli dönemlerde sağlık raporları da alınarak yenilenmesi gerektiğini söyledi.

YENİLEME İÇİN 5 YILLIK SÜRE 2016'DA BAŞLADI

Yönetmeliğin 1 Ocak 2016'da yürürlüğe girmesiyle bazı düzenlemelerin hayata geçirildiği, ehliyetlerin yenilenmesi için tanınan 5 yıllık sürenin de başladığını hatırlatan Karadağ, şöyle devam etti:

"Bu düzenlemeler sırasında kişinin sürücü olup olamayacağını belirlemek için almış olduğu sağlık raporunda yeni bir olay vardı. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de trafik kazalarını önleyebilmek için özellikle gündüz aşırı uyku hali olan, obezitesi olan ve trafik kazası yapma riski yüksek uyku apneli hastaların ehliyet almadan önce mutlaka tanılarının konup tedavilerinin yapılması planlanmıştı. Bunun için tanı koyma aşamasında uyku testinin kimlere yapmak gerektiği çok net olarak belirtilmişti.

VUCUT KİTLE ENDEKSİ

1 Ocak 2016'dan itibaren sürücü belgeleri yenilenirken, vücut kitle indeksi 33'ün üzerinde olan obez kişilerde uyku apnesi riski yüksek olduğu için mutlaka önce polisomnografi yani uyku testi yaptırmaları, sonra ehliyet almaları öngörülmüştü. Ancak sağlık raporu almak için müracaat edildiğinde, sağlık raporlarının usul ve esasları belirlenirken beyan formunda kişinin boy ve kilosunu beyan etme zorunluluğu getirilmemişti. Burada bir yasal boşluk olduğu için de bu 4 yıl içinde uyku apneli olduğunu düşündüğümüz halde polisomnografi yaptırmaya gelen kişi sayısı çok az oldu. 28 milyon civarında sürücümüz var ve ülkemizde erişkinlerde obezite oranı yüzde 20'ler civarında. Yani 5 milyon 600 bin civarında obez sürücü var. Bunlardan en iyi ihtimalle 5 milyon kişinin vücut kitle indeksinin 33'ün üzerinde olduğunu tahmin ediyoruz. Bu çerçevede ehliyet yenileme sürecinde her yıl 1 milyon kadar kişinin polisomnografi yaptırmasını bekliyorduk ama görülen o ki bu kadar rakam ortada yok."

- Vücut kitle indeksini rapor verecek doktor hesaplayacak

BUÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde 2004'ten bu yana Uyku Laboratuvarı Sorumlusu olduğunu aktaran Karadağ, kendilerine ehliyetle ilgili müracaat eden kişi sayısının parmakla sayılacak kadar az olduğunu anlattı.

Prof. Dr. Karadağ, uygulamadaki eksikliklerin önüne geçebilmek amacıyla Sağlık Bakanlığınca yaklaşık iki ay önce Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge'nin yayımlandığını dile getirdi.

Sağlık raporlarının usul ve esaslarının yeniden belirlenmesinin kendilerini memnun ettiğini vurgulayan Karadağ, "Kişiler artık herhangi bir nedenle sağlık raporu alacakları zaman sağlık kuruluşlarına müracaat ettiklerinde beyan ettikleri formların içinde boy ve kilolarını da beyan etmek zorundalar. Bunu beyan ettikleri anda vücut kitle indeksini hesaplamak her hekim için son derece kolay bir iştir." ifadelerini kullandı.

Vücut kitle indeksi 33'ün üzerinde olanların, ehliyet için müracaat ettiğinde önce uyku testi isteneceğini kaydeden Karadağ, kişide uyku apnesi tespit edilirse başlanacak tedaviye uyum gösterdiği ispat edildikten sonra sürücü belgelerini alabileceklerini belirtti.

- Gerçeklerle örtüşmeyen sağlık raporları geçersiz

Karadağ, yönetmelik ve yönergedeki esasların uygulanması konusunda, sağlık raporu verecek doktorlara büyük görevler düştüğüne dikkati çekti.

Raporların gerçeklerle örtüşmemesi durumunda geçersiz olacağını aktaran Karadağ, şunları kaydetti:

"Meslektaşlarımız için yönetmelikte bir madde var. Bir hekimin vermiş olduğu rapor eğer gerçeği yansıtmıyorsa o rapor geçersiz sayılır ve o raporu veren hekim hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulur ve o hekimin rapor verme yetkisi elinden alınır. Bu çok ağır bir yaptırım. Bu nedenle gerek devlet hastaneleri gerekse de sağlık kuruluşlarında bu raporları düzenleyen hekim arkadaşlarımızın bu yeni gelişmeyi göz önünde bulundurarak kişilerin boy ve kilolarına bakmaları ve vücut kitle indeksi 33'ün üzerinde olan her kişiden bir polisomnografi istemeleri gerekiyor."

Karadağ, polisomnografi alabilmek için hastaların mutlaka tam gece uyku laboratuvarında yatmalarına gerek olmadığı bilgisini verdi.

Dünyada bunun standartlarını oluşturan AASM isimli kuruluşun iki yıl önce yayınladığı rehbere göre, taşınabilir cihazlarla evde yapılan uyku testlerinin de hastanedekiler kadar hassas olduğuna değinen Karadağ, "Bizde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) aslında bu portable kayıtları ödeme listesine aldı. Yani normalde 16 kanallı bir uyku testi yapılması yerine 5-8 kanallı yada 8 kanaldan fazla bir uyku testi evde yapıldığı zaman o da SGK tarafından ödeniyor ancak bu şekilde tanı konulan hastaların hastalıklarının tipleri, şiddetleri çok net olmadığı için tedavinin düzenlenmesi açısından yeterli olmuyor. Ancak kişinin uyku apnesi olup olmadığını göstermesi açısından son derece hassas, bizim ülkemizde de bu sorunun bu şekilde çözüleceğini düşünüyoruz." diye konuştu.

 

Kaynak : Anadolu Ajansı

Benzer Haberler