Elektrik Dağıtım şirketlerinde çalışan personel, kamu görevlisi sayılır mı?

Elektrik Dağıtım şirketlerinde çalışan personel, kamu görevlisi sayılır mı?

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 02/04/2004 tarihinde özelleştirme kapsam ve programına alınması ve 29/12/2010 tarihinde tamamının özel bir şirket tarafından satın alınarak özelleştirme faaliyetlerinin tamamlanması, katılanların çalışmakta olduğu Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özel hukuk hükümlerine göre faaliyette bulunması nedeniyle buralarda çalışanların kamu görevlisi olmadığını belirtti.

Tarih :
Elektrik Dağıtım şirketlerinde çalışan personel, kamu görevlisi sayılır mı?
Yargıtay: Özelleştirilen kuruluşlarda çalışanlar kamu görevlisi değildir

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 02/04/2004 tarihinde özelleştirme kapsam ve programına alınması ve 29/12/2010 tarihinde tamamının özel bir şirket tarafından satın alınarak özelleştirme faaliyetlerinin tamamlanması, katılanların çalışmakta olduğu Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özel hukuk hükümlerine göre faaliyette bulunması nedeniyle buralarda çalışanların kamu görevlisi olmadığını belirtti.

ADVERTISING

Ads by Teads
Bu tür şirketlerde çalışanlara yönelik hakaret veya bu türde eylemlerin "kamu görevlisine karşı işlenmiş" sayılamayacağına,

Burada çalışanlara yönelik yapılacak eylemlerin "Kişilerin huzur ve sükununu bozma" olduğu gerekçesi ile yerel mahkeme kararını bozdu.


T.C. YARGITAY ONSEKİZİNCİ CEZA DAİRESİ

Esas : 2018/2849

Karar : 2020/23

Tarih : 13.01.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi


SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

TEDAŞ'ın 02/04/2004 tarihinde özelleştirme kapsam ve programına alınması ve 29/12/2010 tarihinde tamamının özel bir şirket tarafından satın alınarak özelleştirme faaliyetlerinin tamamlanması, katılanların çalışmakta olduğu Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş'nin özel hukuk hükümlerine göre faaliyette bulunması nedeniyle; anılan şirkette elektrik teknisyeni olarak çalışan katılanların kamu görevlisi sayılamayacağının anlaşılması karşısında, TCK'nın 125/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, anılan Kanun'un 125/3-a maddesi uygulanarak fazla ceza belirlenmesi ve sanıklar hakkında bu katılanlara yönelik yaralama eylemleri nedeniyle suç vasfında hataya düşülerek TCK'nın 265. maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulması,

Kabule göre de,

a-) 6545 sayılı Kanunun 72. maddesiyle, CMK'nın 231/8. maddesinde yapılan değişikliğin suç tarihi itibariyle yürürlükte olmaması nedeniyle, CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanık ...'nın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması" şeklindeki gerekçeyle, anılan Kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,


b-) Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlerde TCK'nın 61/4-5 maddesine aykırı olarak, aynı Kanunun 43/2. maddesinin, 265/3. maddesinden önce uygulanması,

Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... ve ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

NOT:

Türk Ceza Kanununun 125. Maddesi

Kişilerin huzur ve sükununu bozma

Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükünunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Hakaret

Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (...) (1) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

(3) Hakaret suçunun;

a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,

İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

(4) (Değişik: 29/6/2005 - 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

(5) (Değişik: 29/6/2005 - 5377/15 md.) Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.

Kaynak : Memurlar.Net

Benzer Haberler