Anasayfa » Medya Haberleri » Suç duyurusundan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın haberi var mı?

Suç duyurusundan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın haberi var mı?

Suç duyurusundan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın haberi var mı?

Tarih :
Suç duyurusundan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın haberi var mı?

Özellikle 28 Şubat döneminde söylem ve eylemleriyle dik duruş sergileyen ve bunun karşılığında da bir dava bitmeden başka bir dava açılan Abdurrahman Dilipak hakkında şimdi de yaptığı bir eleştiri sonucunda şimdi de Ak Pati'den suç duyurusu geldi.

İslami caimianın saygı duyduğu bir isim olan Dilipak, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da yakinen tanınan bir isim.

Dilipak de demişti?

"ANAP’ı o “Papatyalar”, o “Lale Devri çocukları” bitirdi. AK Partiyi de, bu Erguvani AKP’nin “Papatyaları”(!?) bitirecek bu gidişle. AK Parti içindeki AKP’liler konuşuyor, AK Partililer susuyor. AKP’liler terfi etti zenginleşti, itibar sahibi oldular. Kaymağı onlar yiyor, parayı onlar veriyor. Camiye, okula, yurda parayı veren de onlar. Eee, parayı veren düdüğü çalıyor. Kem alat ile kemalat olmuyor. Haram para ile hayır olmayacağı gibi.

Bunlardan maddi yardım almayan cemaat ve vakıf kaldı mı? Ha, işte böyle, veren al alan elden üstündür. Daha önce siz konuşuyordunuz onlar dinliyordu, şimdi onlar konuşuyor, siz dinliyorsunuz..

AB fonları ile semirenlerin sesleri nasıl inceldi, eskiden ter kokuyorlardı, şimdi parfüm kokuyorlar. Bodrum katlarında rutubet kokan derneklerden çıkıp plazalara taşındılar.

AK Parti içindeki AKP’liler, FET֒nün zihniyet ikizi gibi davranıyorlar. Hem uluslararası fonlarla destekleniyorlar hem de kamu fonlarını kullanıyorlar. Malum “Yeşil Sermaye” de bunlara sponsor olabiliyor. Koç kadar, Sabancı kadar, Eczacıbaşı kadar bizim “Yeşil sermaye” davasına sadakat gösterip, bu fahişelere ve onların türevlerine karşı seslerini yükseltebilecekler mi? Konfeksiyoncu, gıda zinciri, finans kuruluşu, ses ver Türkiye! Ne bekliyorsunuz!"

Dilipak, söylemlerinde her zaman uygun bir dil kullanmaya çalışan ve İslami edebi de bilen bir insandır. Kullandığı ifadeler dikkatlice incelendiğinde suç duyurusunda bulunmayı gerektirecek bir husus olmadığını ve bundan sonuç çıkmayacağını da ifade etmek isteriz. Ancak, bu suç duyurusu bir had bildirme ve hizaya sokma çabası ise o başka bir şey.

Suç duyurusundan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın haberi var mı?

Asıl sorulması gereken soru ise AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam’ın ve 81 il kadın kolu başkanlarının yaptığı suç duyurusundan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın haberinin olup olmamadığıdır.

Anlaşıldığı kadarıyla böyle organize bir harekete başlanılmadan Cumhurbaşkanına sorulmaması mümkün değildir. Şayet böyle bir süreç işletilmişse de bunun Cumhurbaşkanı tarafından önlenmesi gerekir. Zira suç duyurusunda bulunulan kişi sıradan bir şahsiyet değil ve Erdoğan'ın yakından tanıdığı simge bir şahsiyettir.

Suç duyurusu Ak Parti'ye yakışmamıştır

Keşke bu adam köşesinde çırpınarak ne anlatmak istiyor diye kafa yorulsaydı. Ne yazık ki kafa yorma yerine sloganik ve şablonist yaklaşım merkeze alınmıştır. Dilipak hakkındaki suç duyurusu İslami kesimde ciddi bir rahatsızlık oluşturmuştur. Zira Dilipak bir vicdanın sesisidir. Dilipak, hiçbir hesap yapmadan bildiği ve inandığını yazan bir kişi olarak bilinir. Yani o vicdandır.

Ne yazıldığını ve yazının amacının ne olduğunu dahi anlamak istemeyen bir kafa yapısı Ülkeye yük olmaya başlar.

Amaç Dilipak'a daha önce yazdığı yazılar nedeniyle gözdağı vermekse bu tür çabalar çok komik olur. 28 Şubatçıların hizaya sokamadığı Dilipak'ı hizaya sokmak gerçekten komik olur.

İstanbul Sözleşmesi bu şekilde tartışılmaz

Belli ki İstanbul Sözleşmesinden ciddi bir rahatsızlık var. Bir kesim canı pahasına savunurken ve bir kesim de toplumda ciddi sorunlar oluşmaya başladı diyor. Nitekim Numan Kurtulmuş bu Sözleşmeden çıkılabileceğini ifade etti.

Özellikle KADEM her fırsatta bu Sözleşmeyi canhıraş savunuyor. Ancak, Ak Partiye yakın her kesimin göz ucuyla takip ettiği kişi Cumhurbaşkanı Erdoğandır. Ondan net bir tavır gelmediği için dağınıklık devam ediyor. Yoksa Ak Parti'den lehte aleyhte bunca beyanat çıkmazdı.

İstanbul Sözleşmesinin geçen bunca zaman içerisinde olumlu veya olumsuz nelere yol açtığını hazırlayacakları raporlarla kamuoyuna açıklaması gerekenlerin işin şovuna soyunması tek kelimeyle basitliktir. Ak Parti veya Sözleşmenin sorumlusu bakanlık olan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hazırlayacağı bilimsel raporlarla konuya nokta koymalıydı. Ancak, konu bilimsellik dışında her yönden tartışıldı ve maalesef ilgili bakanlıktan hazırlanmış bilimsel bir rapor duymadık.

Yapılacak çok basittir. İrfanına ve basiretine güvendiğiniz bir bilim insanı ekibine koyu araştırıp incelemesi için ricada bulunmanızdır. Birçok kişi bu işi gönüllüde yapacaktır. Ancak, herşeye ayırdığınız ve bulmakta hiçbir zorluk yaşamayacağınız biraz fon ayırırsanız ortaya daha çabuk ve daha kaliteli bir sonuç çıkacaktır. Zira her araştırmanın bir maliyeti olacağını da bilecek kadar kültürlü insanlarsınız.

Sonuç olarak Dilipak'ın kendini savunacak kalemi, köşesi ve bilgisinin olduğunu düşünüyoruz. Biz de tarafımız belli olsun istedik. Tek kelimeyle Dilipak'a yapılan ayıp ve yakışıksızdır. Hiç yakışmadı hiç.

 


Kaynak : SGK Rehberi

Benzer Haberler