Anasayfa » Medya Haberleri » Nakşibendi Lideri Şeyh Mehmet Pehlivanlı Hakka yürüdü

Nakşibendi Lideri Şeyh Mehmet Pehlivanlı Hakka yürüdü

Nakşibendi Lideri Şeyh Mehmet Pehlivanlı Hakka yürüdü

Nakşibendi Lideri Şeyh Mehmet Pehlivanlı Hakka yürüdü

Tarih :
Nakşibendi Lideri Şeyh Mehmet Pehlivanlı Hakka yürüdü

1993 Yılından beri tasavvuf yolunda irşad vazifesiyle hizmet eden dünyanın dört bir yanında talebeleri ve sevenleri bulunan Şeyh Mehmet Pehlivanlı Kayseri Hacılar ilçesi, Uluyer mevkiindeki Rabbani Dergahında 3 Eylül 2020 Perşembe günü ikindi vakti saat 4 sularında kalp rahatsızlığı vesilesiyle Hakkın Rahmetine kavuşmuştur.

24 Temmuz da baypass ameliyatı geçiren Mehmet Pehlivanlı’nın sağlık durumunun iyi olduğu, ameliyata bağlı herhangi bir komplikasyon gelişmediği, ölüm nedeninin doğal ölüm olarak kaydedildiği bildirilmiştir. Şeyh Efendinin vefatını öğrenen müridleri gece geç saatlerde Dergâha akın etmeye başladılar. Şehir dışından gelip cenaze törenine katılmak isteyen yüzlerce insana Kayseri Emniyet Güçleri pandemiden dolayı gelmemeleri gerektiğini bildirerek yoldan çevirdiler.

Tüm sevenlerinin yasa boğulduğu Kayseri’de İl Hıfzıssıha kurulunun Covid 19 kararlarına uyulması için Emniyet güçleri dergâhın etrafında sıkı önlemler aldılar. Şeyh Mehmet Pehlivanlı’nın cenazesi 4 Eylül Cuma günü saat 12 de güvenlik güçlerinin takibi altında kılınan cenaze namazının ardından kendisi Emekli Astsubay olduğu için Türk bayrağına sarılan naaşı askeri törenle yoğun Covid 19 önlemleriyle Hacılar mezarlığında derhal yapımına başlanan Türbesine defnedildi.

ŞEYH MEHMET PEHLİVANLI HZ’NİN HAYATI:

Mehmet Pehlivanlı 04,04,1959 ‘da Kırıkkale’nin Kenanbey Obası köyünde dünyaya gelmiş, İzmir Narlıdere Astsubay okulundan mezun olduktan sonra 22 yıl Türk Silahlı kuvvetlerinde başarılı bir asker olarak görev yapmıştır. 33 Yaşında aldığı manevi vazifeyle tasavvuf hizmetine başlamış, son anına kadar duasıyla, sevgisiyle maddi ve manevi yardımlarıyla binlerce insanın gönlüne taht kurmuştur. Şırnak başta olmak üzere bilhassa Doğudaki gençlerin Türk İslam birliği şuuruyla bilinçlenip yanlışlara düşmemesi için teveccüh ederek binlerce gönlü fethetmiştir. Tüm ömrünü İslam Dünyası’nın düştüğü yerden ayağa kalkacağı gün için var gücüyle uğraşarak Müslümanlara dava şuuru için niyazda bulunarak, devlet kademesindeki tüm görevlilere her daim duacı olarak Türk milletinin irfanına olan inancıyla vatanına ve İslam Alemi’ne hizmet edip Allah ve Resulünün rızası uğrunda Ehlisünnet üzere yaşayarak geçirmiştir.

Tam bir peygamber sevdalısı olarak Vehhabi zihniyete şiddetle karşı çıkmıştır.

İslam’ın bir yaşam biçimi olup namaz ve oruç arasına sıkıştırılmış bir din olmadığını Allah-u Teala’nın suretlere değil sadece gönüllere bakmasını düstur edinip öğretmeye gayret ettiği için güleryüzü ve engin hoşgörüsüyle tanınmıştır. ‘’İslam’ın gülen yüzü olarak’’ tasvir edilmiş, tasavvuftaki İlahi aşk temasının İnsan-i Kâmil vechesiyle canlı örneği olmuştur. "Allah ve Resulü davamızı biliyor diğerlerinin ne yazdığı önemli değil" diyerek hakkında çıkan yalan yanlış haberlere tekzip yayınlatmayıp tebessüm etmesiyle zihinlere yer etmişti.

Kıymetli büyüğünü kaybeden Tasavvuf dünyasına ve kederli ailesine başsağlığı, tüm sevenlerine Sabr-ı Cemil diliyoruz.

Kaynak : Türkiye

Benzer Haberler