Anasayfa » Medya Haberleri » Merkez'in faiz kararı öncesi ezber bozan açıklamalar!

Merkez'in faiz kararı öncesi ezber bozan açıklamalar!

Merkez'in faiz kararı öncesi ezber bozan açıklamalar!

Faiz artışı doları düşürür mü? Merkez'in kararı öncesi ezber bozan açıklama geldi

Tarih :
Merkez'in faiz kararı öncesi ezber bozan açıklamalar!

Faiz artışı doları düşürür mü? Merkez'in kararı öncesi ezber bozan açıklama geldi

Merkez Bankası yarın yeni faiz kararını açıklayacak. Piyasaların merakla beklediği karar öncesi bazı ekonomistler, Merkez'in dolarizasyon sürecini kırmak ve TL’ye geçişi hızlandırmak için geçen ay olduğu gibi sürpriz şekilde piyasa beklentisinin üzerinde artış yapabileceğini söyledi. Peki faiz artışı doları düşürür mü? Haber7'ye konuşan uzmanlardan konu hakkında ezber bozan açıklamalar geldi.

Piyasada gözler Merkez Bankası’nın yarın açıklayacağı faiz kararında. Geçen ay sürpriz şekilde faizi yükselten Merkez Bankası'ından yarın 200 bazlık bir puan artışı daha bekleniyor. Peki olası bir faiz artışı kurda düşüş sağlar mı yoksa dolar anlık bir düşüş sonrası tekrar yükselir mi?

Merkez Bankası'nın kararına ilişkin beklentilerini Haber7 ile paylaşan konunun uzmanlarından ise Kur-Faiz ilişkisi hakkında ezber bozan açıklamalar geldi. Prof. Dr. Kerem Alkin, konu hakkında ekonomistler arasında da görüş ayrılığı olduğunu belirtirken SETA Ekonomi Araştırmacısı Doç Dr. Mevlüt Tatlıyer ise bu ortamda faizin kur üzerinde sınırlı etkisi olduğuna dikkat çekti. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş ise Merkez'in elinde faiz harici bir çok farklı enstürman olduğunun altını çizdi.

MERKEZ FAİZİ ARALIK'A KADAR ARTIRMAMALI

PROF. DR. KEREM ALKİN: Genel bir çerçeveden bakıldığında küresel virüs salgını dönemi itibarıyla reel sektörün finansmana olan ihtiyacı ve bu ihtiyaca daha iyi koşullarda ulaşabilmesi gerçeğinden hareketle; benimde içinde yer aldığım sınırlı sayıdaki iktisatçı Merkez Bankası’nın faiz artırımlarının en azından önümüzdeki Aralık ayına kadar gerçekleşmemesi konusunda görüşü bildirdi.

Bu konuda görüş bildiren çok az sayıda iktisatçı var. Hem iktisat hocalarının hem de piyasa ekonomistlerinin genel görüşlerine bakıldığı zaman 175-200 baz puan faiz artışının gerekli olduğu ifade ediliyor. Özellikle döviz kurlarına istikrar sağlanması ve dünyadan Türkiye’ye tekrar kaynak girişi başlaması adına faiz artımının gerekli olduğu söyleniyor. Bu yönüyle bakıldığında Merkez Bankası’nın elindeki veri seti eğer böyle bir faiz artışını gerekli kılıyorsa yarın bu adımın atıldığına şahit oluruz. Ama şunu tekrar belirtmem gerekiyor ki Reel Sektörün finansman ihtiyacının karşılanması noktasında faiz artışının bu kadar hızlı yapılması taraftarı değilim.

FAİZ ARTIŞI DOLARI DÜŞÜRÜR MÜ?

Faiz artımı faizi düşürür mü? konusunda ekonomistler arasında görüş ayrılığı var. Ekonomistlerin bir kısmı, faiz artışlarının döviz kuru üzerinde beklendiği kadar etkili olmadığından söz ederken diğer bir kısım ise ‘düşünün ki bu faiz artışı olmasaydı demek ki daha kötü olacaktı’ diyor. Faiz artışını mutlaka haklı göstermek noktasında olan bazı ekonomistler olduğu gibi yapılan faiz artışının döviz kurları üzerinde istikrarı sağlamak için yeterli olmadığı görüşünde. Küresel virüs salgınından dolayı bu kadar belirsizliğin olduğu bir konjonktürde bir iktisatçının haklı olduğunu belirlemek gerçekten kolay değil.

"BUNLARDAN HİÇ BİR ZAMAN FAİZ DÜŞMESİ GEREKİYOR DİYE BİR SEY DUYMADIK"

SETA EKONOMİ ARAŞTIRMACISI MEVLÜT TATLIYER: Şuanda Merkez Bankası’nın politika faiz oranı 10,25 baktığımızda ağırlıklı ortalama fonlama faizi ise 12,47. Merkez Bankası geçen ay faizi 10,25’e yükselttiğinde ağırlıklı ortalama fonlama faizi 10,61’di. Aradan geçen zaman içerisinde Merkez Bankası’nın fonlama faizini 2 puan artışla 12,47’ye çıkardığını görüyoruz. Bu noktada beklenti anketlerinde de Merkez Bankası’nın 200 baz puan faizi artırması bekleniyor.

MERKEZ'E BASKI YAPACAKLAR

Finansal kuruluşlar ve yatırımcılar sürekli olarak faizin artırılması gerektiğini söylüyorlar. Bunların iki tür duruşu vardır; Ya faizin artırılması gerekiyor ya da faizler zaten yüksektir düşürülmemesi gerekiyordu. Bunlardan bu zamana 'faizin düşmesi gerekiyor' diye bir söz duymadım. Bakıldığında Merkez Bankası’nın 200 baz puan faiz artırması gerekiyor söylemlerini bu çerçevede değerlendirebiliriz. Zaten fiili faiz oranı yüzde 12,47’ye ulaşmış durumda ve yarın Merkez Bankası 200 baz puan artırdığında fiili olan ve resmi olan geçen ayda olduğu gibi eşitlenmiş olacak. Burada şu sorgulanabilir ‘Merkez Bankası neden ağırlıklı ortalama fonlama faizini 12,47’ye kadar yükseltti?’ Bugün bizim enflasyon oranımız yüzde 11-12 seviyelerinde. Merkez Bankası’nın faiz oranını mevcut enflasyon oranı seviyelerine getirmesi özellikle içinde bulunduğumuz pandeminin durgunluğunun ciddi oranda ortadan kalktığı dönemde makul karşılanabilir. Fakat burada şunu vurgulamak gerekiyor Merkez Bankası faiz artırırsa bu sefer yine biraz daha artırılması lazım şeklinde Merkez Bankası’na uluslararası finansal kuruluşlardan baskı gelecektir.

"FAİZ ARTIŞI GELDİKÇE DAHA ÇOK İSTİYORLAR"

Şunu açıkça söyleyelim faiz artışı gedikçe onların daha da iştahlandığını görüyoruz. İstedikleri faiz artışını yapınca durmuyorlar. İstediğimiz oldu mantığıyla daha çok istemeye başlıyorlar ve bu faiz oranı çok yüksek seviyelere çıkana kadar devam ediyor. Faiz oranları çok yukarılara çıkınca da bu sefer düşmesin diye baskı yapmaya başlıyorlar. Burada şunun altını çizmem gerekiyor, Merkez Bankası faizi artırsa da bundan sonra faizi daha yüksek noktalara çıkarmamalı. Bunun sebebi de şu; biz enflasyon oranının gelecek yıl düşmesini bekliyoruz. Merkez Bankası’nın şu an ki enflasyon oranına değil gerçekleşmesi beklenen enflasyon oranına göre faiz oranını belirlemesi gerekiyor. Örneğin gelecek sene bu zamanlar enflasyon yüzde 8 seviyesine düşecekse şuan ki faiz oranı bile görece yüksek aslında. Ama finansal piyasalar enflasyon düşecek bunu dikkate almıyor. Mevcut enflasyon yüksekse ona göre faiz oranının belirlenmesi gerektiğini söylüyor fakat teorik olarak yanlış bir durum. Önemli olan bugünkü enflasyon değil gelecek seneki enflasyondur neden çünkü biz faiz oranını yıllık konuşuyoruz. Yani bugün parayı koydun bir yıl sonra alacaksın bugünkü enflasyonla senin bir işin yok. Ne yazık ki bu sabit gerçek göz ardı ediliyor.

"BU FAİZ ARTIŞI ZİRVE OLMALI VE MERKEZ 'BEKLENEN ENFLASYON' VURGUSUNU AŞILAMALI

Şuanda bir pandemi içerisindeyiz ve pandemi içerisindeyken sanayi üretimi ve güven endeksi gibi göstergeler ne kadar eski seviyelere dönmüş olsa da yarın kış döneminde ne olacağını bilmiyoruz. İkinci dalga geliyor, bu durumdayken Merkez Bankası’nın bugünkü enflasyondan pozitif reel faiz veriyorum şeklinde bir moda girmesini ben sağlıklı bulmuyorum. Ekonomide dengeleri bozmamak için çok düşük olmamalı ama sanki pandemi yokmuşçasına reel faiz verme moduna girmenin de ben hem gelir dağılımı hem de pandemi içerisindeki ekonomi üzerinde ciddi olumsuz etkilerinin olacağını düşünüyorum. Kısacası Merkez Bankası yarın 200 baz puan faiz artırırsa bu zirve nokta olmalı ve ilerleyen dönemde enflasyondaki düşüşle beraber hızlı bir şekilde faizi düşürmeli. Merkez Bankası faiz ile ilgili görüş bildirirken beklenen enflasyon oranını dikkate aldığını ve yatırımcıların da bunu dikkate alması gerektiğini söylemeli.

FAİZ ARTIRIMI DOLARI DÜŞÜRÜR MÜ?

"YÜKSEK KUR VE YÜKSEK FAİZE SIKIŞIP KALIRSINIZ"

Geçen ay Merkez Bankası faizi yükselttiğinde kur aniden geri geldi ama kuru tutamazsınız demiştim. Kur gidecekse gider duracaksa durur. Siz faizle

2-3 tık aşağı yukarı da oynasanız kura bir şey olmaz demiştim. Zaten daha sonraki günlerde bunu gördük, kur geri geldi daha sonra o seviyelerinde üstüne çıktı. Yani Merkez Bankası’nın ben faizi yükselttim kur geri gelir gibi bir durumu yok. Kur çok dinamik bir şeydir, faizden tabi ki etkileniyor ama faizden kısmen etkileniyor. Faiz kuru çok etkilemezken ben faizi yukarı çıkartayım da kur düşsün diyerek adım atarsan, kur aşağı düşmez ve hem yüksek faiz hem yüksek kur seviyesine sıkışıp kalabilirsin.

Dünyada yatırımcıların risk iştahı yüksektir ve yatırım yapacak yer arıyorlardır o zaman senin vereceğin 1-2’lik daha yüksek faiz yatırımcıların ilgisini cezbedebilir ve kuru da hakikaten geriye çekebilir ya da bulunduğu yerde tutabilir. Böyle bir durumda faizin kur üzerindeki etkisi görece yüksek olur. Ama şuan olduğu gibi yatırımcıların risk iştahının düşük olduğu faiz esnekliklerinin düşüş olduğu bir durumdayız. Bu yüzden faizin kur üzerindeki etkisi çok sınırlı. O yüzden Merkez Bankası faizi daha yukarı taşımamalı.

"PİYASALAR FAİZ ARTIŞINI FİYATLAMAYA BAŞLADI"

ALTIN VE PARA PİYASALARI UZMANI İSLAM MEMİŞ: Merkez Bankası’nın son bir yıllık toplantılarına baktığımız zaman hangi yönde karar vereceğini ön görmek her geçen gün zorlaşıyor. O yüzden beklenti ve öngörülerde çok da iddialı olmamak gerektiğini düşünüyorum. Piyasaların beklentisi ve gelen anket sonuçlarında Merkez Bankasının faiz kararının 150-200 baz puan aralığında bir arttırmaya gideceği yönünde. Piyasalar bunu fiyatlamaya devam ediyor. Kritik günlerden geçiyoruz dolayısıyla da Merkez Bankası’nın doların tansiyonunu düşürmek için bir miktar faiz arttırması piyasalar için şaşırtıcı olmayacaktır. Ancak biraz daha ilerleyen dönemlere baktığımız zaman da koronavirüs salgınıyla alakalı ikinci dalga beklentileri adımları etkileyecektir. Yılın son çeyreğindeyiz ve bundan sonraki dönemde vaka sayılarındaki artışa göre merkez bankalarının tavrı farklı olmaya başlayabilir.

Bugün dolar kurundaki gerilemeyi göz önünde bulundurduğumuz zaman özellikle 7.96 lira seviyesinden 7.82 lira seviyesine kadar çekilen dolar kuru piyasalar beklentileri önceden satın aldığı için Merkez Bankasının faiz artırımını fiyatlamaya başladı. Dolarda düşüş yaşanacağını öngörüyoruz. Yatırımcısına da bu alım imkanı sunabilir. Çünkü dünya ekonomilerindeki daralmalar halen devam ediyor.

Koronavirüs salgınının ekonomik tahribatları piyasaları endişelendirmeye devam ediyor. Amerikan seçimleri var önümüzde bu belirsizliğini koruyor. İkinci dalga yeni kısıtlamaları beraberinde getirecek mi bu belirsizliğini koruyor. Bu belirsiz ortamlar iç piyasada yeni rekorların test edilmesine neden olabilir. Kısa vadeli düşüş trendinin devam edeceğini öngörüyoruz. Ancak orta vadeye baktığımız zaman da döviz kurlarında agresif dalgalanmalar bizi bekliyor olabilir.

MERKEZ'İN ELİNDE FARKLI ENSTÜRMANLAR DA VAR

Merkez Bankası piyasaları yakından takip etmeye devam ediyor. Finans kurumları piyasaları memnun eden çalışmalar yapmaya devam ediyor. Merkez Bankasının sadece faiz silahı yok elinde. Farklı silahlar da farklı enstrümanlar da var. Bunları kullanarak piyasalara yine müdahale edebilir.

O yüzden son iki haftadır yatırımcılarına bu agresif yükselişler ile alakalı uyarılarda bulunduk. Yarın merkez bankası 150-200 bandında bir faiz arttırımı uygularsa döviz kurlarında bir gerileme görebiliriz ancak faizlerde bir değişikliğe gitmeyen bir merkez bankası olursa karşımızda yabancı para birimlerinde yukarı yönlü bir hareket bekleyebiliriz. Çok kritik bir gün aslında yarın.

ALTIN FİYATLARI ÜZERİNDE DE ETKİLİ OLACAK

Sadece dolar için değil emtia fiyatları için de geçerli bu. Mesela altının ve gümüşün ons fiyatı ve gram fiyatı bu etkenlerden etkilenebilir. Altın ve gümüşün ons fiyatı Amerika tarafından açıklanacak olan yeni teşvik paketlerine odaklandı. Dar bir bant arasına sıkıştı. Salı gününe kadar yeni bir açıklama bekleniyor teşvik paketiyle alakalı. Bu gerçekleşirse altın ve gümüşün ons fiyatında tekrar bir yükseliş trendi görebiliriz. Ama iç piyasalarda merkez bankası faizlerde bir arttırıma gider, döviz kurlarında bir gerileme görürsek iç piyasalardaki dolar kurundaki gerileme gram tarafındaki yükselişleri sınırlı bırakabilir. O yüzden yatırımcıların merkez bankası kararını yakından takip etmesi gerekiyor.

Haber7 / Fuat Öner

Kaynak : Haber7
Memurlar ve işçiler arasındaki 14 önemli fark
Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Alım İlanı
Engelli memur, 2 yıl hapis cezası alırsa, 15 yıl ile emekli olma hakkını kaybeder mi?
Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Elemanı Alım İlanı
Hacettepe Üniversitesi Öğretim Elemanı Alım İlanı
Bu ilde cenazelere katılımda 15 kişi sınırı getirildi
BDDK'dan yeni normalleşme yeni TL adımı
İşe aldırma bahanesiyle arkadaşının kızına kabusu yaşattı
Bakan müjdeyi verdi: 4 Aralık'ta hesaba yatacak
Eğitim-Bir-Sen: Eğitimin yüz yüze yapılması temel amaç olmalıdır
Polis adayları dikkat! 8 bin polis alımı için başvuru kılavuzu yayımlandı
Araç sahiplerini ilgilendiren önemli uyarı! Yarından itibaren zorunlu olacak!
Doktorunu öldürdüğü iddia edilen hastanın yargılanmasında yeni gelişme
Samsun'da doktorun oğlu, 6. kattan düşerek hayatını kaybetti
Son dakika! Koronavirüs aşısından müjdeli haber..
Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Elemanı Alım İlanı
İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğretim Elemanı Alım İlanı
Area Araştırma son seçim anketini açıkladı
Şifa ararken katiliniz diş doktorunuz olmasın
İstanbul Üniversitesi 22.611 TL ücretle sözleşmeli 8 bilişim personeli alacak
TBMM'den 'ziyaretçi' kararı
Eroin dolu araçta sürpriz isim: Kadir Şeker'in kurtardığı kadın
Kabine toplandı... Yeni tedbirler masada
Bakanlık duyurdu.Ertelendi...
Hafta sonu sokağa çıkmak tamamen yasaklanabilir
Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Alım İlanı
Bilim Kurulu üyesi: Daha sert tedbirlerin alınma zamanı geldi
Pişkin hırsızlar, kendisini uyaran vatandaşa taş fırlattı
Koronayı yendi, sağlık kahramanlarına döner ikram etti
Davayı kazanan Dekanı göreve başlatmayan Rektöre YÖK'ten başlat talimatı!
Normalleşme ve reform söylemi yabancıyı cezbetti 20 milyar $ finansman

Benzer Haberler