Anasayfa » Medya Haberleri » Yunan'ın Ayasofya hazımsızlığı sürüyor

Yunan'ın Ayasofya hazımsızlığı sürüyor

Yunan'ın Ayasofya hazımsızlığı sürüyor

Mısır'ın da desteğini alan Yunanistan, UNESCO'ya Ayasofya ve Kariye camilerinin Dünya Mirası Listesinden çıkarılması için teklifte bulundu. Komite, Türkiye'den rapor istedi.

Tarih :
Yunan'ın Ayasofya hazımsızlığı sürüyor
İstanbul'un fethinin sembolü" Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılmasını hazmedemeyen Yunanistan yeni bir provokasyona kalkıştı. Yunanistan, Çin'de toplanan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) heyetine Ayasofya ve Kariye camilerinin Dünya Mirası Listesinden çıkarılması için teklifte bulundu. Komite, Ayasofya ve Kariye camilerinde yapılan değişiklik sebebiyle Türkiye'den rapor istedi. Heyet, 1 Şubat 2022 tarihine kadar Ankara'ya süre tanıdı. Ayasofya'nın camiye çevrilmesinin etkileri konusunda 'derin endişe' duyduğunu belirten Komite, Türkiye'nin Ayasofya ve Kariye müzelerinin statüsünü değiştirme niyeti hakkında Komite'ye bilgi vermemesi ve diyalog kurmamasından derin üzüntü duyduğunu da ifade etti. Türkiye'den alınacak olan raporun inceleneceği ve gerekli görülmesi durumunda 'Dünya Mirası Listesi'nden Kariye ve Ayasofya camilerinin çıkarılabileceği belirtildi. 21 ülkenin katılımıyla gerçekleşen toplantıya Yunanistan gözlemci olarak katıldı.

MISIR KİLİT ROL OYNADI
Skandal karar, İstanbul demekten kaçınan Yunanistan ve Mısır'ın teklifiyle 'Konstantinopolis'teki Dünya Mirası Alanları ile ilgili 44'üncü Oturum'da alındı. Yunan basını, alınan kararın Yunanistan tarafı için 'tatmin edici' olduğunu yazdı. Karardan memnun olduklarını belirten Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Mısırlı mevkidaşı Sameh Soukri ve Rum yetkililere teşekkür etti. Dendias "Mısır çabalarımızda kilit rol oynadı" açıklamasında bulundu.
Tarihçiler, Atina'nın provokasyonunu ve UNESCO'nu aldığı skandal kararı gazetemize değerlendirdi. Uzmanların değerlendirmeleri şöyle:

ÖNCE KENDİLERİNE BAKSINLAR

Prof. Dr. İlber Ortaylı: Yunanistan her zaman olduğu gibi Türkiye düşmanlığını çeşitli yollarla gösteriyor. Ayasofya eski Roma İmparatorluğu'nun son mirasıdır. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethinden sonra ilk cuma namazını kıldığı yerdir. Fethin sembolüdür. Onlar için ne kadar önemliyse bizim için daha önemlidir. Kendi topraklarımızda olan bir mabettir. Yunanlıların burada iyi niyetli olmadığı aşikar. Kendi iç politikalarına yönelik adımlar atıyorlar. Amaç Ayasofya'yı korumak değil, Türkiye'ye düşmanlık ederek Avrupa'dan ve vatandaşlarından puan toplamak. "Türkler bıraksın biz bakalım" diyorlar. Böyle bir şey olabilir mi. Bu milliyetçilik meselesi değil. Önce kendilerine baksınlar. Onlarca tarihi eseri yok ettiler. Kendi ülkelerinde bile koruyamadıkları eserler var. Koskoca Ayasofya'yı onlara mı bırakacaktık. UNESCO'nun da aldığı bu karar, sadece karar aşamasında kalacaktır.

UNESCO İLE OLACAK İŞLER DEĞİL
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu: UNESCO'nun alacağı karar bizi ilgilendirmez. Kendileri bilir. Ayasofya değerinden hiçbir şey kaybetmez. Onlar çıkardılar diye biz korumayacak mıyız? Yalnızca Ayasofya ve Kariye özelinde değil, biz Bizans'ın eserlerini koruyoruz. Değer veriyoruz. Onlar bizim eserlerimizi korumuyor. Onlarca türbeyi kilise yaptılar. Mimari yapısını değiştirdiler. Özelliklerini yitirdi hepsi. Sonra kalkmış, "Ayasofya'yı Türkler koruyamadı" diyorlar. Buna gülerim. Yunanlılar artık başka yol bulamadılar. UNESCO ile olacak işler değil bunlar. Ayasofya Roma eseri, Yunanistan kendi üzerine hak biçmesin. Onlarla ilgisi yok. Mesele Türkiye olunca her konuya giriyorlar.

AYASOFYA HAKİMİYET MÜCADELESİDİR
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil: Ayasofya'nın cami olması Müslümanlar dışında herkesi rahatsız etti. Bunların başında da Yunanistan geliyor. Ayasofya hakimiyet mücadelesidir. Onlar burayı gösterirken bile minarelerini saklıyorlar. Bu kadar rahatsızlar. Ayrıca bu hukuken alınan bir kararla oldu. Danıştay'ın kararı ile camiye çevrildi. Bunu ABD'deki bir hukuk enstitüsü de onayladı. UNESCO değil, Ayasofya'yı kıyamete kadar Müslüman ve Türkler koruyacak. Din düşmanlığı yapan bazı medya kuruluşları bu habere adeta alkış tutuyorlar. Bunlar da, onların uzantısı. Çok net söylemeliyiz ki; Bu millet Ayasofya'yı baş tacı eder. Kimsenin şüphesi olmasın.


AYASOFYA'NIN ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞMASININ ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ
Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u fethinden sonra ilk cuma namazını kıldığı "fethin sembolü" Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılmasının üzerinden bir yıl geçti. Geçen yıl 24 Temmuz'da kılınan cuma namazıyla yeniden ibadete açılan camide Müslümanlar sabah namazını eda etti. Farklı ülkelerden Müslümanların akınına uğrayan camiye namaz vaktinden önce gelenler, Kur'an-ı kerim okuyarak ve dua ederek vakit geçirdi. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın kıldırdığı namaz öncesi cemaat, yeni tip koronavirüsle (Covid-19) mücadele tedbirlerine uygun saf tuttu.

YUNANİSTAN'IN OSMANLI DÜŞMANLIĞI
Ayasofya'nın yeniden cami hüviyetine kavuşturulmasını kaldıramayan Yunanistan, binlerce Osmanlı eserini yok etti. Yunanistan'daki Osmanlı eserlerinin envanterini çıkaran Marmara Üniversitesi öğretim üyelerinden mimarlık tarihçisi Dr. Neval Konuk Halaçoğlu, talanı gözler önüne serdi. Yunanistan'da Osmanlı eseri olarak hiçbir kayıt bırakılmadığını belirten Halaçoğlu şunları kaydetti:
2006 yılından bu yana Yunanistan'daki Osmanlı eserlerinin envanter çalışmalarını yapıyoruz. Yunanistan kayıtlarında, 1380 ve 1912 yılını içeren dönemlerde yapılan eserlerin hiçbiri 'Osmanlı eseri' diye değil, Müslüman eseri olarak geçiriyor. Osmanlı eseri olarak hiçbir kayıt yok. Tamamen yok etmişler. Hükümet konakları, camiler, limanlar, çeşmeler vs. hepsi harabe durumda.

Örneğin bölgedeki Hamidiye Camii, Fransız camisi olarak kayıtlara geçmiş. Yaptığımız araştırmalarda Yunanistan'da 20 bin Osmanlı eseri bulunuyor ve çok değerli klasik yapılar var. Restore edilenler arasında bile Türkiye'den hiçbir uzman çağırılmıyor. Biz ülkemizde 85 Rum ve Ortadoks kilisesini restore ettik. Bunun için de onlardan fikir ve destek aldık. Acı birkaç örnek vereyim; Dimetoka'da yer alan Sultan Mehmet Camii, 3 yıl önce yandı. Kırlangıç kubbe tabir edilen bir yapısı vardı. Bu Osmanlıda nadir görülen bir mimari. Bunu Kanadalı bir ahşap mutfak firmasına yaptırdılar. Selanik'te Musa Baba Türbesi, Selanik Futbol Takımının soyunma odası ve muhasebe odası olarak kullanılıyor. Yine Hamzabey Camii bir sinema salonu olarak kullanılıyor. Daha vahimi; Yunanistan Arda bölgesinde yer alan Faikbey Camii, uzun yıllar genelev olarak kullanıldı. Bunu Yunanistanlı milletvekillileri bile açıkladı. Durum böyle iken, Yunanlıların Ayasofya ile ilgili söylediklerinin hiçbir anlamı dahi yok.

KAAN ZENGİNLİ

Kaynak : Türkiye

Benzer Haberler