Anasayfa » Medya Haberleri » Sayıştay, Ankara BBB'deki ihale usulsüzlüklerini beş başlıkta tek tek açıklamış!

Sayıştay, Ankara BBB'deki ihale usulsüzlüklerini beş başlıkta tek tek açıklamış!

Sayıştay, Ankara BBB'deki ihale usulsüzlüklerini beş başlıkta tek tek açıklamış!

Tarih :
Sayıştay, Ankara BBB'deki ihale usulsüzlüklerini beş başlıkta tek tek açıklamış!

Sayıştay Başkanlığı Mahalli İdarelerin 2020 yılı Denetim Raporlarını açıkladı. Bu raporlar belediyelerin adeta karneleri yerine geçecek cinsten veriler barındırıyor. Üzücü ama kamu kaynaklarının değişik yollarla aktarım aracı haline getirildiğine şahit oluyoruz. Şaffaf yönetim vaadiye seçim kazanan belediye başkanlarının isteyerek veya istemeyerek şeffaflıktan uzaklaştıklarına şahit oluyoruz. Bu çerçevede Ankara Büyükşehir Belediyesininin ihalelerdeki usulsüzlüklerden 2020 yılı Sayıştay Denetim raporuna yansıyan ilgili bölümleri paylaşacağız. Raproda usulsüz işlemlere beş başlıkta yer verildiğini görüyoruz.

Başka belediyelerin de yer aldığı paylaşımlarımız seri halinde devam edecektir. Şimdi Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2020 yılı Denetim raporundaki "Mal Alımı ve Yapım İşlerinin Bir Kısmında Temel İhale Usulleri Yerine Pazarlık Usulünün Uygulanması ve Rekabet İlkesi Hususunda Yeterli Özenin Gösterilmemesi" başlıklı bölümünde yer alan kısmı paylaşacağız.

Mal Alımı ve Yapım İşlerinin Bir Kısmında Temel İhale Usulleri Yerine Pazarlık Usulünün Uygulanması ve Rekabet İlkesi Hususunda Yeterli Özenin Gösterilmemesi

Kurum ihale dosyalarının incelenmesi sonucunda; bazı işlerin 4734 sayılı Kanun’da belirtilen temel ihale usulleri yerine istisnai olarak yetki verilen pazarlık usulü ile gerçekleştirildiği, yapılan pazarlık ihalelerinin bazılarında Kamu İhale Kanunu’nun temel ilklerinden olan “rekabet” ilkesinin oluşması için yeteri düzeyde özen gösterilmediği tespit edilmiştir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde, ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulünün temel usuller olduğu, diğer ihale usullerinin Kanun’da belirtilen özel hallerde kullanılabileceği ifade edilmiştir.

Bu kapsamda Kanun’un 21’inci maddesinde hangi özel durumlarda pazarlık usulünün kullanılabileceği detaylı bir şekilde bentler halinde sayılmıştır. Maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde aynen; “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hallerde veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması.” ifadelerine yer verilerek bahsi geçen ani ve beklenmeyen durumlar veya idarece önceden öngörülemeyen haller “özel durum” olarak kabul edilerek bu durumlarda ihalelerin ivedilikle yapılması zorunlu ise istisnai olarak temel ihale usullerinin uygulanmayabileceği belirtilmiştir.

Yukarıya alınan maddeye göre yapılan ihalelerde ilan yapma zorunluluğu bulunmadığı ve istekliler doğrudan idarelerce belirlenerek davet edildiği için söz konusu madde istisnai olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle mezkur madde getiriliş amacına uygun kullanılmalı, temel ihale usullerinin uygulanabileceği durumlarda bu maddeye başvurulmamalı, idarenin kendi kusurundan kaynaklı oluşan gecikmeler nedeniyle süre sıkıntısı yaşanması “idarece önceden öngörülemez olay” kapsamında değerlendirilmemelidir.

Zira, Kanun’un “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde “Saydamlık”, “Eşit muamele”, “Rekabet”, “ Kaynakların verimli kullanılması” gibi kavramlar Kanun’un temel ilklerinden sayılmıştır. Bu nedenle, istisnai olarak düzenlenen maddelerde yazılı hususlar tam
olarak oluşmadan bu maddelerin uygulanması en başta yukarıda bahsedilen temel ilkelere aykırılık teşkil edecektir ki, bu da Kanun’un getiriliş amacına bütün bütün zıttır.

Bununla birlikte istisna maddelerindeki şartlar tam sağlansa ve uygulanmasında herhangi bir beis olmasa bile bu usullerle ihale yapılırken de idareler yukarıda bahsedilen ilkeleri yerine getirmek için azami gayret göstermeli, rekabetin sağlanması için yapılması
gereken tüm adımlar atılmalıdır.

Salgın hastalık ve benzeri durumlarda gerekli tedbirlerin hızlı bir şekilde ve zamanında alınması için bazı mal ve hizmet alımlarında pazarlık usulünün kullanılması olağan olmakla birlikte yapılacak mal ve hizmet alımları ile salgın hastalığın ilgili olmasına, Kurum tarafından
zaten rutin olarak her yıl gerçekleştirilen alımların salgın hastalık sebep gösterilerek pazarlık usulü ile alınmamasına özen gösterilmelidir.

Kurum tarafından pazarlık usulü ile yapılan ihalelerden bazıları örnek mahiyetinde incelenmiş ve söz konusu usulün hatalı kullanıldığı durumlara ilişkin detaylı bilgilere aşağıda bentler halinde yer verilmiştir. Ayrıca bazı ihalelerde firmalar davet edilirken rekabet ilkesinin
sağlanması için Kurum tarafından yeterli özenin gösterilmediği tespit edilmiş, bu husus da ihale bazında yapılan aşağıdaki açıklamalar içerisine dercedilmiştir.

a) Plent-Miks Temel ve İki Tabaka Astarlı Bitümlü Sathi Kaplama Yapım İşinin Pazarlık Usulü ile Gerçekleştirilmesi ve Davet Aşamasında Rekabet İlkesi Hususunda Yeterli Özenin Gösterilmemesi

07.09.2020 tarihinde gerçekleştirilen ve genel olarak plent-miks temel ve iki tabaka astarlı bitümlü sathi kaplama yapılmasından ibaret olan 2020/455969 ihale kayıt numaralı yapım işinin temel ihale usulleri yerine pazarlık usulü ile gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.

Söz konusu ihalenin incelenmesi sonucunda, ihale bedelinin 92 milyon TL’nin üzerinde olduğu, bu tutarın 40 milyon TL’lik kısmının plent-miks temel yapılması, 11 milyon TL’lik kısmının ise iki tabaka astarlı bitümlü sathi kaplama yapılmasından ibaret olduğu, geri kalan tutarın da genel olarak bu iki imalatın yapılması için gerekli olan asfalt sökümü, reglaj, nakliye gibi iş kalemlerinden oluştuğu görülmüştür.

İhalenin büyüklük, kapsam ve mahal listeleri incelendiğinde, ani ve acil ortaya çıkan bir ihtiyacın hızlıca görülmesinden ziyade; tüm il dâhilindeki, yoğunluğun fazla olmadığı grup yollarının yapılması amacına matuf olduğu rahatlıkla anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle mezkûr iş, yapısı itibariyle temel ihale süreçlerinin beklenemeyeceği acil bir olay sonucu ortaya çıkmamıştır.

Pazarlık usulü ile işin yapılması hususunda alınan onay yazısında da ani, acil ve beklenmedik bir olaydan bahsedilmemiş, pandemi döneminde ihalelerde yaşanan aksamalar, ihalenin geç kalması, işin niteliği gereği soğuklar başlamadan ihalenin sonuçlandırılması gibi
hususlar öne sürülerek pazarlık usulü ile işin yaptırılmasına karar verilmiştir.

Öncelikle mezkûr iş, niteliği itibariyle Kurum tarafından devamlı olarak ifa edilen bir yapım işidir. Bu nedenle gerek Karayolları teknik şartnamesinden gerekse de Kurumda bulunan teknik şartname ve benzeri belgelerden faydalanılarak dokümanın hızlıca hazırlanabileceği bir gerçektir.

Bununla birlikte pazarlık usulü kullanılarak bir işin yapılması ile açık ihale usulü ile aynı işin ifa edilmesi arasında sözleşme, idari şartname, teknik şartname, mahal listesi ve benzeri dokümanların hazırlanması açısından ciddi bir iş yükü farkı bulunmamaktadır. İki ihale usulü arasındaki temel farklar, ihaleye ilişkin ilanın yapılması ve belli bir süre beklenilmesidir ki bu hususların pandemi ile ilişkilendirilmesinin makul bir gerekçe olmadığı izahtan varestedir.

Kaldı ki pazarlık usulü ile ihalenin yapıldığı 2020 yılının Eylül ayında da henüz ülke genelinde salgın hastalık sona ermemiş, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarındaki seyrinde devam etmiştir. Dolayısıyla Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında söz konusu alımın temel ihale usulleri ile yapılmayıp, salgının devam ettiği Eylül ayında konunun pandemi ile ilişkilendirilerek pazarlık usulü ile gerçekleştirilmesi doğru bir yaklaşım değildir.

Ayrıca, mezkûr ihalenin açık ihale usulü ile yapılıp sonuçlandırılabileceği Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında Fen İşleri Daire Başkanlığı tarafından açık ihale usulü ile ihaleler gerçekleştirilmeye devam edilmiştir. Örneğin, Haziran ayında yaklaşık ihale bedeli 13 milyon TL olan alt geçit ve yol yapım işi, yine Haziran ayında yaklaşık ihale bedeli 39 milyon TL olan araç ve iş makinesi kiralama hizmet alımı, Ağustos ayında 12 milyon TL tutarında duvar ve şev tanzim işi, Eylül ayında ise yaklaşık 33 milyon TL tutarında bariyer, bordür ve kaldırım işi açık ihale usulü ile gerçekleştirilebilmiştir.

Plent-miks temel ve iki tabaka astarlı bitümlü sathi kaplama işinin de belirtilen aylarda açık ihale usulü ile yapılması; hem ihtiyacın tam rekabet ortamında temin edilmesini, hem de fen ve sanat kuralları uyarınca sıcak günlerde ifa edilmesi çok önemli olan bir imalatın EylülAralık ayları arasında yapılmamasını sağlayacaktı.

Bir diğer husus şudur ki, bir an için Kurum tarafından gerçekleştirilen ihalenin pazarlık usulü ile yapılmasının doğru olduğu kabul edilse bile bu ihalelerde de Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkelerinden olan rekabet ilkesinin öncelenmesi ve zorunlu olarak davet edilecek en az 3 firmanın seçiminde bu ilkenin sağlanmasına azami gayret gösterilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Yukarıda bahsi geçen ihaleden yaklaşık bir yıl önce 21.08.2019 tarihinde Kurum tarafından açık ihale usulü ile 450 gün süreli bitümlü sıcak asfalt ihalesi gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu ihalenin iş kalemleri arasında bu ihaledeki iş kalemlerinden olan plent-miks temel yapılması, nakliye ve benzeri birçok iş kalemi bulunmaktadır. 21.08.2019 tarihinde yapılan ihale rekabetçi bir ortamda gerçekleşmiş, ihaleye 19 adet firma teklif vermiş, bunlardan 17 tanesinin teklifi geçerli sayılarak ihale yaklaşık maliyete göre %40’a yakın bir indirimle sonuçlandırılmıştır.

Pazarlık usulü ile yapılan plent-miks temel ve iki tabaka astarlı bitümlü sathi kaplama ihalesine ilişkin işlem dosyasının incelenmesi sonucunda, davet usulü uygulanan ihaleye 10 adet firmanın çağrıldığı, ancak bu firmalardan sadece 1 tanesinin yukarıda bahsedilen açık ihaleye katılan firmalardan olduğu, mezkûr firmanın da açık ihalede en yüksek teklifi veren firma olduğu görülmüştür.

Açık ihalede teklif veren firmalar ve teklif fiyatları Kurum tarafından biliniyorken hatta her bir iş kalemi için firmaların teklif ettikleri fiyatlar bile belli iken, daha sonra yapılacak benzer bir alımda doğrudan davet edilecek firmaların seçiminde bu bilginin göz ardı edilmesi, 17 adet firmadan sadece en yüksek teklif sahibinin çağrılması rekabetçi bir ortamın oluşturulması açısından doğru bir yaklaşım değildir.

Pazarlık usulü ile yapılan ihaleye çağrılan firmalar bir önceki açık ihalede teklif veren firmalar olmadığı gibi daha önce Kuruma iş yapan, ihale kazanan ve hizmetinden memnun kalınan firmalar da değildir. Zira 2018-2019-2020 yıllarına ilişkin ödeme evrakları içerisinde davet edilen firmalara ait -ihaleyi kazanan firma hariç- herhangi bir hakediş ve ödemeye rastlanmamıştır.

Şunu belirtmek gerekir ki, bir an için ihalenin acil bir ihtiyaçtan dolayı pazarlık usulü ile yapılması kabul edilse bile, bu husus ihale mevzuatının rekabet ilkesine ilişkin tüm hükümlerinin göz ardı edilmesine cevaz olamaz. Kanun’un 21’inci maddesinde, birinci fıkranın
(b) bendi uyarınca yapılacak ihalelerde en az üç isteklinin davet edileceği belirtilirken kanun koyucu bu tip acil ihtiyaçlarda bile rekabetin oluşmasını ve ihtiyacın uygun şartlarla ve ekonomik olarak alınmasını öngörmüştür. Bu nedenle davet edilecek firmaların bu işi
yapabilecek ve uygun fiyat teklif etmesi muhtemel firmalar arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

b) Plent Altı Bitümlü Sıcak Karışım ve Plentmiks Temel Malzemesi Alım İşinin Pazarlık Usulü ile Gerçekleştirilmesi ve Davet Aşamasında Rekabet İlkesine Yeterli Özenin Gösterilmemesi

13.07.2020 tarihinde gerçekleştirilen ve asfalt yol yapımında kullanılan çeşitli malzemelerin alımına ilişkin 2020/351505 ihale kayıt numaralı mal alımının temel ihale usulleri yerine pazarlık usulü ile gerçekleştirildiği, söz konusu ihaleye firmalar davet edilirken yakın
tarihte gerçekleştirilen ve mezkûr işle aynı nitelikleri taşıyan işe teklif veren firmaların nazara alınmadığı tespit edilmiştir.

ABB tarafından 21.08.2019 tarihinde 450 gün süreli, içinde “Asfalt Betonu Binder Plent altı Yapılması”, “Asfalt Betonu Aşınma Plent altı Yapılması”, “Plentmiks Temel Yapılması” gibi iş kalemlerinin de olduğu “BSK Asfalt Kaplama” ihalesi gerçekleştirilmiş ve söz konusu ihale yaklaşık maliyete göre %40’a yakın bir oranda indirim ile 246.578.813,71 TL’ye sonuçlandırılmıştır.

Yukarıda bahsedilen ihale devam ederken ve 2020 yılı Temmuz ayında henüz toplam gerçekleşme miktarları %45 civarında iken Kurum tarafından yeni bir ihale daha yapılması kararlaştırılmış ve bu ihale kapsamında da “Plent Altı Bitümlü Temel Malzemesi Alınması”, “Plent Altı Plentmiks Malzeme Alınması”, “Plent Altı Binder Malzemesi Alınması” ve “Plent Altı Aşınma Malzemesi Alınması” iş kalemleri temin edilmiştir.

Yukarıda da bahsedildiği üzere Kurum tarafından ihalesi gerçekleştirilen ve gerçekleşme oranlarının alt seviyelerde olduğu mevcut bir iş zaten bulunmakta iken tekrardan aynı mahiyetteki bir iş için ihaleye çıkılmasının makul bir gerekçesi görülmemiştir. Hele ki bu
ihalenin temel ihale usulleri yerine sadece acil ihtiyaçlar için öngörülen pazarlık usulü ile gerçekleştirilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.

Kurum tarafından söz konusu ihalenin pazarlık usulü ile yapılma gerekçesi olarak; “sel ve su baskınlarından kaynaklanan hasarlarla mücadele”, “halihazırdaki müteahhidin saha ekiplerini arttırma taleplerini yerine getirememesi”, “Merkezden uzak ilçelerde asfalt yapım
hızının durma noktasına gelmesi” gibi sebepler ileri sürülmüştür.

Öncelikle, yukarıda bahsedilen sebeplere ilişkin somut örneklerin hangi bölgede olduğu, bu ihtiyacın giderilmesinin ne kadar acil kabul edildiği, söz konusu ihtiyacın mevcut yükleniciyle neden giderilmediği, mevcut yüklenici şayet Kurum tarafından verilen iş emirlerini yerine getirmiyorsa bu kapsamda ceza kesilip kesilmediği veya görevini yerine getirmediğinden sözleşmenin feshi işlemleri ile alakalı bir durumun olup olmadığı belirtilmemiştir.

Hali hazırda devam eden iş, büyük kapsamlı bir iştir ve bu kapsamda yükleniciden işin kontrolü amacıyla 35 adet binek araç talep edilmiştir. Bu talep gösteriyor ki, söz konusu işin Ankara ilinin genelinde yapılacağı öngörülmüş, aynı anda birçok sahada faaliyetlerin sürmesi hedeflenmiştir. Dolayısıyla sel, aşırı yağış veya başka sebeplerle acil ihtiyaç olduğunda söz konusu ihtiyacın -Ankara’nın neresinde olursa olsun- bu iş kapsamında yaptırılabilmesi mümkündür. Dolayısıyla aynı mahiyette yeni bir ihale yapılması makul bir yaklaşım değildir.

Kaldı ki ani olarak gerçekleşen ve mevcut ihale kapsamında müdahale edilemeyen somut bir olay olmadığı için mevcut ihale dışında fazladan bir ihtiyacın daha oluştuğu kabul edilse bile bu ihtiyacın temel ihale usulleri yerine Kanun’da istisnai bazı durumlar için
düzenlenmiş pazarlık usulü ile giderilmesi doğru bir uygulama değildir.

Bir diğer husus şudur ki, bir an için Kurum tarafından gerçekleştirilen ihalenin pazarlık usulü ile yapılmasının doğru olduğu kabul edilse bile bu ihalelerde de Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkelerinden olan rekabet ilkesinin öncelenmesi ve zorunlu olarak davet edilecek en az 3 firmanın belirlenmesinde bu ilkenin sağlanmasına azami gayret gösterilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Yukarıda bahsi geçen pazarlık ihalesine 5 adet firma davet edilmiş olmasına rağmen bu firmalardan sadece 1 tanesinin bir önceki açık ihalede teklif veren firmalardan olduğu görülmüştür. Mezkûr firma ise bir önceki açık ihaleye teklif vermekle birlikte geçerli teklifler
içerisinde en yüksek teklife sahip olan firmadır.

Yukarıda da bahsedildiği üzere 21.08.2019 tarihinde Kurum tarafından açık ihale usulü ile asfalt kaplama ihalesi gerçekleştirilmiş, rekabetçi bir ortamda gerçekleşen ihaleye 19 adet firma teklif vermiş, bunlardan 17 tanesi geçerli teklif kabul edilmiş, ihale yaklaşık maliyete göre %40’a yakın bir indirimle sonuçlandırılmıştır. Bu ihalede teklif veren firmalar ve teklif fiyatları Kurum tarafından biliniyorken hatta her bir iş kalemi için firmaların teklif ettikleri bedeller bile belli iken daha sonra yapılacak benzer bir alımda doğrudan davet edilecek firmaların seçiminde bu bilginin göz ardı edilmesi, 19 adet firmadan sadece en yüksek teklif sahibinin çağrılması rekabetçi bir ortamın oluşturulması açısından doğru bir yaklaşım değildir.

Pazarlık usulü ile yapılan ihaleye çağrılan firmalar bir önceki açık ihalede teklif veren firmalar olmadığı gibi daha önce Kuruma iş yapan, ihale kazanan ve hizmetinden memnun kalınan firmalar da değildir. Zira 2018-2019-2020 yılları ödeme evrakları içerisinde davet
edilen firmalara ilişkin -ihaleyi kazanan firma hariç- herhangi bir hakediş ve ödemeye rastlanmamıştır.

Şunu belirtmek gerekir ki, bir an için ihalenin acil bir ihtiyaçtan dolayı pazarlık usulü ile yapılması kabul edilse bile bu husus ihale mevzuatının rekabet ilkesine ilişkin tüm hükümlerinin göz ardı edilmesine cevaz olamaz. Kanun’un 21’inci maddesinde, birinci fıkranın
(b) bendi uyarınca yapılacak ihalelerde en az üç isteklinin davet edileceği belirtilirken kanun koyucu bu tip acil ihtiyaçlarda bile rekabetin oluşmasını ve ihtiyacın uygun şartlarla ve ekonomik olarak giderilmesini öngörmüştür. Bu nedenle davet edilecek firmaların bu işi
yapabilecek ve uygun fiyat teklif etmesi muhtemel firmalar arasından seçilmesi gerektiği izahtan varestedir.

c) Mamak Eserkent Sosyal Konutları Tadilat Yapım İşinin Pazarlık Usulü ile Gerçekleştirilmesi

20.04.2020 tarihinde 16.382.433,00 TL bedel ile gerçekleştirilen 2020/198719 kayıt numaralı ihalenin incelenmesi sonucunda; 7 bloktan oluşan, uzun yıllardır kullanılmayan ve atıl durumda bulunan konutların tamir ve bakımları için yapılan söz konusu ihalenin açık ihale usulü yerine istisnai olarak kullanılması öngörülen pazarlık usulü ile gerçekleştirildiği görülmüştür.

Mezkûr yapım işinin pazarlık usulü ile gerçekleştirilmesinde dayanak olarak “can ve mal kaybı tehlikesi” hususu öne sürülmüş ve işlemler bu hususa göre devam ettirilmiştir.

Söz konusu iş kapsamında genel olarak; mutfak dolaplarının yenilenmesi, banyo tamirat ve yenilemeleri, duvarların boyanması, elektrik aksamının yenilenmesi ve benzeri bina içi bakım ve tamirat işleri yer almaktadır. Dolayısıyla binaların bizzat aynından kaynaklı bir can ve mal kaybından söz edilmesi mümkün değildir.

Zaten Kurum tarafından kaleme alınan ilgili onay yazılarında da pazarlık usulü için dayanak alınan “can ve mal kaybı tehlikesi” hususundan maksadın, konutların boş olması dolayısıyla gerekli güvenlik önlemleri alınmasına rağmen hırsızlık, gasp, kamu malına zarar
verilmesi, uyuşturucu mal ve hap kullanılması gibi birtakım olumsuz durumlar olduğu ifade edilmiştir.

İstisnai bir ihale yöntemi olan pazarlık usulünün özel bazı şartlarının düzenlendiği 4734sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “can ve mal kaybı tehlikesi” ifadesi yer almakta ise de mezkûr kavramının cümle içerisindeki yeri ve cümlenin akışı
değerlendirilmeden tek başına kullanılması ve yapılan işleme dayanak olarak alınması doğru bir yaklaşım değildir.

Mezkûr maddede can ve mal kaybı tehlikesinden bahsedilmişse de söz konusu tehlike, ani ve beklenmeyen ve ivedilikle yerine getirilmesi zorunlu hallere münhasır kılınmıştır. Zaten ilgili bendin tümünde “acil”, “ani ortaya çıkan” ve “önceden öngörülemez” olaylar
vurgulanmış, yaklaşık 2 aylık bir süreç alan açık ihalenin bile beklenemeyeceği durumlarda kamu hizmetinin aksamaması için özel ve istisnai bir düzenleme yapılmıştır.

Yukarıda bahsedilen ve tamire konu olan taşınmazlar ise uzun yıllardır boş ve atıl bulunmaktadır. Nitekim söz konusu husus 2019 yılı Sayıştay Raporunda da bulgu konusu yapılmış ve atıl bulunan kamu taşınmazları nedeniyle Kurum kaynaklarının verimli kullanılmadığı dile getirilmiştir. Dolayısıyla söz konusu mahallerde bir takım olumsuzlukların yaşanması muhtemel olmakla birlikte söz konusu olumsuzlukların ani ve beklenmeyen bir şekilde ortaya çıktığının, iki aylık açık ihale süreçleri bile beklenmeden mezkûr olaya hemen müdahale edilmesi için istisnai bir ihale usulü olan pazarlık usulüne başvurulduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.

Atıl olan kamu kaynaklarının tamir ve bakımlarının yapılarak kamu hizmetinde veya sosyal amaçlarla kullanılması pek tabi ki gerekli ve yerinde bir uygulamadır. Ancak Kurum tarafından herhangi bir iş yapılırken mevzuatın öngördüğü temel usullerin kullanılması, istisnai olarak yetki verilen usullere ise ancak ilgili maddelerde yer alan şartlar tümüyle gerçekleştiğinde başvurulmasının gerektiği unutulmamalıdır. Bu şekilde yapılacak uygulamalar ile ihaleler, temel ilkelerde de belirtildiği üzere tam rekabetçi bir ortamda gerçekleşecek ve ihtiyaçlar uygun şartlarla ve zamanında karşılanarak kamu kaynaklarının verimli kullanılması sağlanacaktır.

d) Alışveriş Kartı Alımlarının Pazarlık Usulü ile Gerçekleştirilmesi ve Davet Aşamasında Rekabetin Sağlanmaması

08.04.2020 tarihinde gerçekleştirilen 2020/192374 ihale kayıt numaralı alışveriş çeki/kartı alımına ilişkin ihale dosyasının incelenmesi sonucunda; söz konusu ihalenin 4734 sayılı Kanun’un 21'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca pazarlık usulü ile
gerçekleştirildiği görülmüş, söz konusu ihalede davet aşamasında yeterli rekabetin oluşturulmadığı tespit edilmiştir.

Öncelikle covid-19 virüsüne bağlı salgın hastalığın başladığı ve ülke çapında görülme sıklığının arttığı bir dönem olan nisan ayında yapılan 10.000 kart alımına ilişkin ihalenin salgın hastalığa bağlı acil bir ihtiyacı karşılamaya matuf olduğu kabul edilebilir. Ne var ki söz konusu ihale dosyasının incelenmesi sonucunda ihaleye katılacaklarda “Ankara ili dâhilinde 50 şubesi olmalı” şartının arandığı, ancak davet edilen firmaların çoğunluğunun söz konusu şartı taşımadığı ve toptan gıda işi ile iştigal ettiği anlaşılmıştır. Bu veriler ışığında, davet edilen 4 firmadan sadece bir tanesi ihaleye teklif verebilmiş ve rekabetin sağlanamadığı bu ortamda ihale ilgili firma lehine neticelenmiştir.

Şunu belirtmek gerekir ki, ihalenin acil bir ihtiyaçtan dolayı pazarlık usulü ile yapılması, ihale mevzuatının rekabet ilkesine ilişkin tüm hükümlerinin göz ardı edilmesine cevaz olamaz.

Kanun’un 21’inci maddesinde, birinci fıkranın (b) bendi uyarınca yapılacak ihalelerde en az üç isteklinin davet edileceği belirtilirken kanun koyucu bu tip acil ihtiyaçlarda bile rekabetin oluşmasını ve ihtiyacın uygun şartlarla ve ekonomik olarak giderilmesini öngörmüştür. Bu nedenle davet edilecek firmaların bu işi yapabilecek düzeyde ve şartnamede belirtilen asgari şartları sağlayan firmalardan seçilmesi gerektiği izahtan varestedir. Zaten söz konusu işi yapabilecek yeterliliği olmayan veya şartnamede belirtilen asgari koşulları sağlayamayan firmaların ihaleye davet edilmesi ile hiçbir firmanın davet edilmemesi arasında herhangi bir fark yoktur.

Yukarıda detaylı bir şekilde açıklandığı üzere 2020 yılı Nisan ayında yapılan ihale, pazarlık usulünün uygulanabilirliği açısından uygun gibi görünse de davet edilen firmalar açısından uygulamanın doğru olduğunu kabul etmek mümkün değildir.

Bu nedenle pazarlık usulünün maddenin ruhuna uygun olarak ani gelişen ihtiyaçlar için kullanılması, temel ihale usulü ile yapılabilecek alımlarda bu usullerin seçilerek “rekabet” ilkesinin yerine getirilmesi önem arz etmektedir.

e) Kömür Alımı ve Dağıtımına İlişkin İhalenin Pazarlık Usulü ile Gerçekleştirilmesi

Kurum tarafından her sene gerçekleştirilen ve rutin hale gelmiş olan kömür alımı ve dağıtılması işine ilişkin ihalenin pazarlık usulü ile yapıldığı tespit edilmiştir.

50.000 ton kömür alımı ve dağıtımı işi için 06.08.2020 tarihinde Kurum tarafından açık ihaleye çıkılmış, açık ihalede en düşük teklifi veren firmadan teklifinin yaklaşık maliyete göre çok düşük olması sebebiyle açıklama istenmiş, ilgili firmanın açıklama yapmaması üzerine ihale ikinci en avantajlı teklif sahibi istekliye verilmeyip tümüyle iptal edilmiştir.

İptal kararından sonra kış mevsiminin yaklaşması sebep gösterilerek yeni ihale 4734 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin (b) bendi uyarınca 21.08.2020 tarihinde pazarlık usulü ile gerçekleştirilmiş ve davet usulü uygulanarak belli firmalara davet yazıları gönderilmiş ve
doküman almaları istenmiştir.

Yapılan ihaleye 3 firma teklif vermiş, firmalardan bir tanesinin geçici teminat mektubu uygun olmadığından elenmiş, bir önceki açık ihalede en düşük teklifi veren Firma bu ihaleyi de kazanmıştır. Ne var ki bu sefer de ihale yetkilisi tarafından ihale kararı onaylanmamış ve miktarda azalma yapılacağı gerekçe gösterilerek ihale tekrar iptal edilmiştir.

İptal kararından yaklaşık iki ay sonra 20.10.2020 tarihinde aynı yıl içerisinde üçüncü kere aynı konuda ihaleye çıkılmış, kömür miktarı toplamda 50.000 tondan 38.025 tona düşürülerek yine Kanun’un 21’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca pazarlık
usulü ile ihale gerçekleştirilmiştir. Ancak bu sefer önceki iki ihalede en düşük teklifi veren firma ihaleye davet edilmemiş, davet edilen 4 firmadan sadece belediye şirketi olan Firma teklif vererek ihaleyi kazanmıştır. İhaleyi kazanan belediye şirketi ise söz konusu işi bizzat kendisi ifa etmek yerine işin tamamını alt yükleniciye yaptırmıştır.

Öncelikle bir önceki ihalede geçici teminat mektubu uygun olmayan firmanın daha sonraki ihaleye de çağrılıp, aynı ihalede en düşük teklifi veren firmanın mezkûr ihaleye çağrılmama sebebi anlaşılamamıştır. Zira idarelerin kanunlarla verilen takdir yetkilerinin sınırsız olmadığı, söz konusu yetkinin ancak kamu menfaatleri doğrultusunda kullanılabileceği konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

Bununla birlikte miktarın düşürülmesi nedeniyle ihalenin iptal edilip tekrardan pazarlık usulü ile ihalenin yapılmasının kabul edilmesi de mümkün değildir. Zira 20.10.2020 tarihinde yapılan son ihalede, dokümanda belirlenen kömür miktarı kâfi gelmemiş ve yüzde yirmi
oranında iş artışına gidilmiştir. İş artışı ile birlikte toplam miktar 38.025 tondan 45.630 tona yükselmiştir. Bilindiği üzere 4735 sayılı Kamu ihale Sözleşmeleri Kanunu’nun 24’üncü maddesinde iş artışı ve iş eksilişi hususlarına yer verilmiş, bu kapsamda ihalelerde idarelere herhangi bir külfet olmaksızın %20 oranına kadar iş eksilişi hususunda yetki tanınmıştır. Bir başka deyişle 21.08.2020 tarihinde gerçekleştirilen ve ihale yetkilisi tarafından iptal edilen 50.000 ton kömür alımı ve dağıtılması işinde de toplamda 40.000 ton alım yapılarak herhangi bir külfete girilmeden ihalenin sonlandırılması mümkündü.

Ayrıca iptal edilen ilk açık ihaleden sonra her ne kadar sürenin az kaldığı belirtilerek pazarlık ihaleleri yapılmışsa da pazarlık ihalelerinin sonuçlanması ve işe başlama tarihine bakıldığında iptal edilen ilk açık ihaleden sonra da tekrar açık ihale yapılması için gerekli
sürenin kaldığı anlaşılmaktadır.

Zira iptal edilen açık ihaleye ilişkin işlemler 11.06.2020 tarihinde başlamış, ihalenin yapılması ve iptali 18.08.2020 tarihini bulmuştur. Yani yaklaşık 2 aylık bir süreçte açık ihale sonuçlandırılabilmiştir. Açık ihalenin iptal tarihi ile pazarlık yöntemi ile gerçekleştirilen ihalenin işe başlama tarihi arasında yaklaşık 3 aylık bir süreç vardır. Söz konusu süre önceki tecrübelere göre açık ihale için yeterli bir sürenin olduğunu göstermektedir.

Kaldı ki 2018-2019 ve daha önceki yıllarda Kurum tarafından bu miktarlarda kömür alımı ve dağıtımı yapıldığından ve söz konusu iş, Kurum için rutin bir alım olduğundan açık ihalede çıkabilecek sorunlara karşı da Kurum tarafından önceden önlem alınması, yapılacak itiraz ve diğer geciktirici süreler nazara alınarak ihalelerin erken tarihlerde gerçekleştirilmesi daha uygun olacaktır. Aksi halde her sene yapılan ve yaklaşık maliyeti 50 milyon TL gibi yüksek bir tutar olan alımlar davet usulü pazarlıkla gerçekleştirilecek, tam rekabetin oluşacağı ve 4734 sayılı Kanun’un ilkelerinde temel ihale usulü olarak belirtilmiş olan açık ihale usulü uygulanamayacaktır.

Sonuç olarak; salgın hastalık ve benzeri durumlar ile idarece önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması durumunda meydana gelen ani ve beklenmeyen ihtiyaçlara ilişkin alımların pazarlık usulü ile temin edilmesinde bir sakınca olmadığı açıktır. Ancak Kanun’da
istisnai olarak düzenlenmiş olan hususlar getiriliş amacına uygun kullanılmalı, temel ihale usullerinin uygulanabileceği durumlarda pazarlık usulüne başvurulmamalı, idarenin kendi kusurundan kaynaklanan gecikmeler nedeniyle süre sıkıntısı yaşanması “idarece önceden
öngörülemez olay” kapsamında değerlendirilmemelidir. Ayrıca pazarlık usulü ile yapılmasına cevaz verilen ihalelerde dahi rekabet ilkesi önemsenmeli, davet edilecek istekliler seçilirken gerçekçi bir rekabet ortamının oluşturulması için azami gayret gösterilmelidir. Bu hususlara dikkat edilmemesi Kanun’un temel ilkelerine aykırı işlem yapılmasına sebebiyet vermiştir.

Kaynak : SGK Rehberi
Hobi olarak başlamıştı! 20'den fazla ülkeye ihraç ediyor
Motorine bu gece dev zam geliyor!
Bir uyarı da AFAD'dan: Zorunlu olmadıkça yola çıkmayın
Kabine toplandı: Gündem Omicron
Elektronik haberleşme abonelikleri e-Devlet üzerinden başlatılabilecek
Meteoroloji uyardı: Kar yağışı tüm yurdu etkisi altına alacak
ABD- Rusya krizinde diploması sınavı: Lavrov ve Blinken görüşecek
Zam rekortmeni kağıt matbaacıları zora soktu
İki üniversitede eğitime kar engeli
Uzmanlardan sömestr tatili uyarısı: Çocuğunuzu başkalarıyla kıyaslamayın
Köpek kadın mimarın kulağını kopardı
Kayseri'de ihraç kamu görevlilerine FETÖ operasyonu: 2 tutuklama
Şehit Ayberk Soyutemiz, memleketi Kırşehir'de toprağa verildi
Hem öğretmen hem hizmetli...Okulu sıcak yuvaya dönüştürdü
Sağlık ocağında doktora tekme tokatlı saldırı anı kamerada
Türkiye'de kartlı ödemeler katlanarak büyüyor
Suudi Arabistan'da 4 bin 500 yıllık 'cenaze caddeleri' keşfedildi
Ahmet Çalık’ın sözleşmesiyle ilgili karar verildi: Tüm ücret...
Düzce Üniversitesi 48 sözleşmeli personel alacak
14 yaşındaki çocuğa selfie çekerken 5 köpek saldırdı
Mersin Belediye Başkanı koronavirüse yakalandı
İngiltere’den kriz çıkaracak hamle: Ukrayna'ya silah gönderiyor
Yurt genelinde 10 gün boyunca buzlanma ve don görülecek
Kamu personelini isyan ettiren uygulama! Hizmet aynı statü ve maaş farklı...
Borsa'da düşüş yüzde 5'i aştı, seans erken kapatıldı
Maduro'nun görevden azli için referanduma onay çıktı
Sezen Aksu'ya bir tepki de Nihat Hatipoğlu'dan
Uzmandan altın yorumu: Dolar değer kazanacak altın fiyatları iki katı artacak!
Elektrik zammı bakkal esnafını vurdu: 'Dondurma satmama kararı aldık'
Vali tatili böyle duyurdu: Atmacalarımın oy birliğiyle dedi ki; 19 Ocak Çarşamba tatil
Elazığ, Bingöl ve Şırnak'ta 830 yerleşim yerine ulaşım sağlanamıyor
Toprağa gömülü bulunan otomobilin sırrı araştırılıyor!
Hangi haller SGK açısından iş kazası olarak nitelendirilir?
Katar'a kaç Türk polisi gidecek?
Devlet Bahçeli'den MHP Grup Toplantısında önemli açıklamalar
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan İBB’ye yanıt!
Otobüs şoförünü bıçakla tehdit etmekle suçlanan taksici hakkında soruşturma
Altının gram fiyatı yükselişte, 788 liradan işlem görüyor
En düşük zam memura mı? İşte 4 maaş zam tablosu
İbrahim Kalın duyurdu: Cumhurbaşkanı Erdoğan Ukrayna'ya gidiyor
Benzine 46 kuruş zam geldi
Biden'a göre Putin Ukrayna'yı işgal etmeye hazırlanıyor
7 soruda 2022 yılında alınacak engelli, engelli yakını ve yaşlı aylıkları
İşçi servisi şarampole devrildi: 15 yaralı
Yeni swap anlaşması: 18 milyar dirhem geliyor
5 büyük otomobil firmasına 'rekabet soruşturması'
İran, Türkiye'ye gaz arzını 10 gün süreyle durdurdu
Erdoğan tarih verip duyurdu: Siyaset sahnesinden silinecekler...
52 ilde kar tatili! İşte tam liste...
Bakan Koca'dan açıklama! İşte 6 maddelik yeni tedbirler
Borsa günü yükselişle tamamladı
Rekabet Kurulu, zincir marketlerle ilgili kararının gerekçesini yayınladı
Zeytinyağı fabrikalarına operasyon: Ticaret Borsası başkanı dahil 58 gözaltı
2 öğrenciyi darbettiği öne sürülen okul müdürüne hapis istemi
Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı 8 personel alacak
Orman Genel Müdürlüğü 44 engelli ve 30 eski hükümlü işçi alacak
Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısının ardından açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni doğal gaz müjdesi
Antalya-Konya karayolu trafiğe kapandı
Eşini plastik kelepçeyle boğarak öldüren koca tutuklandı
Ekrem İmamoğlu özür diledi
Koronavirüse yakalanan 18 yaşındaki lise öğrencisi hayatını kaybetti
Trakya'nın en şirin belediyesini 10 dolara satmışlar
İBB'nin 'metro hattının onaylanmadığı' iddiasına Bakanlıktan yanıt
Kar nedeniyle eğitime ara verilen il sayısı 41 oldu
Swap anlaşmaları 28 milyar dolara ulaştı

Benzer Haberler